RODÎ LORÎN / HEWLÊR

 

Sokaklar sessiz. Normal zamanlarda dolup taşan AVMler, lokantalar boş; kafalar karışık, diller küfürbaz. Güney Kürdistan’da Bölgesel Yönetimi’nin dışında kalan bölgeler “kirli oyunlar” sonucu Heşdi Şabi ve Irak ordusuna teslim edilmesi Hewlêr’de kayıtsız bir sessizlikle izleniyor.

Hewlêrlilerin büyük bir kısmı gelişmeleri ev ve işyerlerinde KDP basınından takip ediyor. Spekülasyon ve manipülasyona dayalı haberler ile Rudaw, K24, Basnews başta olmak üzere KDP’ye yakın yayın organları Hewlerlilerin gözü ve kulağı olmuş. Haliyle yanıbaşındaki gelişmeleri doğru okumaktan uzaklar. Hatta öyle ki, olup bitenler sanki Kuzey kutbundaki buzların erimesiyle ilgiliymiş gibi bir ilgisizlikle takip ediyorlar. 

 

Hewlêr’den ibaret görme körlüğü

Yaşamı ve dünyayı kendi şehirinden ibaret sayan kötü bir kayıtsızlık bu. Kerkük ve diğer Kürdistan kentlerinin teslim edilmesine karşı bir protesto eylemini düşünmemiş olmaları bile bu kayıtsızlığın sonucu. Aslında Kürdistan’ı Hewler’den ibaret bilen kör bir bilinçtir Hewlerlilerinki. Bunda elbette siyasi erki elinde bulunduran KDP’nin rolü var. 


 Erzak stoğu ve benzin telaşı

Kerkük’e saldırısı öncesi Hewlêrlilerin yiyecek stoklaması sokak fısıltısının bir sonucuydu. Yine Kerkük’e saldırı olduğu günün öğle sonrası birçok benzin istasyonunda uzun kuyrukların oluşması ise sokak fısıltısının “kaçmak için gerekli benzin temin etme” teşvikiydi. Aynı gün Maxmur’a saldırı olacak söylentilerinin dolaşıma girmesinden sonra kasabadaki binlerce insan Hewlêr’e geldiler. Maxmur birkaç saat içinde hayelet bir kasabaya döndü.

Halkın Kerkük’e döndüğü günün gecesinde, KDP yakın basın “Kerkük’te halk ayaklandı“ haberlerinden sonra Hewlêr’in birçok mahallesinde Asayiş ve Peşmerge güçleri havaya sıktıkları mermiler sevinçten çok, “saldırı mı oluyor” telaşı yarattı. Sonuçta basın spekülatif ve manipülatif haberler ile toplumu bilgilendirince, sevinç yerine korkunun hakim olması da normaldir.


Yine sattılar...

Aslında biriken bir öfke var. Bu öfke kendisini iktidar partilerine yönelik küfüre dönüştürse de, eyleme dönüşmüyor. “İhanet ettiler...”, “yine sattılar...”, “kandırdılar...” sözlerine küfürlerin eşlik etmesi insanlardaki çaresiz öfkenin yansıması...

KDP kurum ve yetkililerin evlerinin güvenlik tedbirleri daha üst bir seviyeye çıkarıldığı görülüyor. Kendilerini korumaya aldıkları gibi halkın ve şehirlerin güvenliği oluşturmuş olunsaydı insanlardaki bu kırılgan ruh hali ve tedirginlik olmayacaktı.

KDP’ye yakın basın Kürdistan’dan çok başkalarının hizmetinde olan bir algı ile halkı korkutuyor; sindiriyor, kayıtsız bırakıyor.  Esas korkutucu olan Heşdi Şabi saldırıları değil, Hewlerlilerin bu kayıtsızlığıdır...

 

Hezimetin yapay gösterisi

Duhok’ta olup bitenler ise Hewlêr’in benzeriydi. Bir Duhoklunun, “Xanaqin ve Kerkük’te halk ayakalandı haberlerinden sonra Duhok’ta patlatılan mermi ve ağır silahlar savaş cephesinde kullanılmış olunsaydı, bir yıllık cephaneye bedeldi” sözleri karşısında insan sormadan edemiyor, hezimete uğramış olan bir siyasi iktidarın bu yapay sevinç gösterisi neyin nesidir?