DİLAN KARACADAÐ / HABER MERKEZİ

 

“Parlamenterler Parlamenterleri koruyor” programı kapsamında kendi kardeşvekili Abdullah Zeydan ve diğer HDP’li vekilleri ziyaret talebi Adalet Bakanlığı tarafından engellenen Hunko, ziyarette ısrarlı olacaklarını söyledi. Türkiye’de tüm muhaliflerin ciddi baskı altında olduğunun altını çizen Hunko, “Ülke durdurulamaz şekilde diktatörlüğe dönüşüyor” dedi. Hunko, Almanya ve AB’nin sadece izlemekle yetinmesinin “utanç verici” olduğunu vurguladı.

Hunko, Türkiye ziyareti ve gözlemlerini gazetemize anlattı.

 

HDP’li vekilleri cezaevinde ziyaret etmek istediniz, fakat buna izin verilmedi. Sizlere bunun nedeni açıklandı mı?

Bizler ziyaret öncesinde HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Abdullah Zeydan, Nursel Aydoğan ve Selma Irmak ile görüşmek için başvuru yapmıştık. Bu talebimiz Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in 30. maddesine dayandırılarak çok basit bir şekilde reddedildi. Söz konusu maddeye göre yabancı ülke resmi kurum ile parlamento temsilcilerinin Türk vatandaşı olan tutsakları ziyaret izni Türk Adalet Bakanlığının takdirinde. Adalet Bakanlığı da tutsakları görmemizi engelledi.

 Peki şimdi ne yapacaksınız? Almanya’dan bir kez daha girişimde bulunacak mısınız?

Şu an hiç hukuki bir imkan göremiyorum. Türk makamları, hatta herkesten daha çok Cumhurbaşkanı hukuku istediği gibi kullanıyor. Sadece binlerce kişinin ‘terör’ ile nasıl suçlandığı düşünülünce söylediğim daha net anlaşılır. Bu koşullarda cezaevi ziyaretleri zor görünüyor. Tabii bu bizim bir daha girişimde bulunmayacağımız anlamına gelmez. Kesinlikle ziyaret başvurularımız devam edecek. Çarşamba günü Alman Federal Parlamento’sunda Türkiye Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile bu sorun üzerine konuştum. O da bu ziyaret sınırlamasının ‘geçici’ olduğunu savundu.

 

Bu konuda Sol Parti olarak AK veya AP’den dayanışma talep edecek misiniz? 

Gerek Avrupa Birliği (AB) düzeyinde gerekse Avrupa Komisyonu (AK) veya Almanya’da olsun, Türkiye’nin hukuk devleti ve demokrasiye dönüşebilmesi için uğraşıyoruz, mücadele ediyoruz. Mağdurlar özellikle HDP’li milletvekilleri, belediye başkanları ve aktivistleriyle dayanışmamız sürekli dile getirdiğimiz önemli bir husustur. Mümkün olduğunca da söz konusu kişileri pratikte de destekliyoruz. 

 

Ziyaretinde Türk makamların sizlere yaklaşımı nasıldı?

Türk makamlarıyla iletişimimiz azdı. Şikayet edemem. Sanırım bunu da Almanya Federal Parlamentosu’nun bir milletvekili olmaya borçluyum. 

 

Türkiye’ye daha önce de ziyaretlerde bulundunuz. Son gidişinizle karşılaştırma yaparsanız ne gibi bir fark gördünüz, durumu nasıl tarif edersiniz?

Geçmiş yıllarda Türkiye’ye çok kez gittim. Şunu belirtmeliyim ki, hiç bir dönüşümde bu seferki kadar endişelenmemiştim. Tüm muhalifler ciddi bir baskı altında. Ülke durdurulamaz şekilde diktatörlüğe dönüşüyor. Erdoğan yaklaşık iki yıldır kendi toplumunun bir kısmına karşı savaş yürütüyor. Hedefi belli: Uzun zamandır hayalini kurduğu başkanlık sistemini istiyor. Alman hükümeti ve AB’nin jeostratejik partneri Türkiye ile dayanışma hali bozulmasın diye bu durumu sadece izlemesi utanç verici. Umarım toplum bu duruma karşı dayanıklı olur ve cesareti kırılmaz. Umarım 16 Nisan’da Anayasa referandumunda manipülasyonlara rağmen ‘Hayır’ oyu çıkar. 


Abdullah Zeydan kardeş vekili


HDP’li vekiller Ertuğrul Kürkçü ve Abdullah Zeydan benim kardeş vekillerim. HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ile Avrupa Konseyi Parlamenterler Konseyi’nde yıllardır birlikte çalışıyoruz. Şükür henüz tutuklu değil. HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan’ı da cezaevinde ziyaret etmek istedim ancak mümkün olmadı. Ayrıca HDP’nin diğer Hakkari Milletvekili Selma Irmak’ı da kardeş/partner vekil olarak istiyorum.