Sur’un Fatihpaşa Mahallesi’nde 10 Ekim 2015 tarihinde evinin çatısında bulunan güvercinlerine bakmak için çıkarken, polisin açtığı ateş sonucunda yaşamını yitiren Halil Tüzülerk’in eşi 

Hülya Tüzülerk (24), hiçbir zaman hafızasından silinmeyecek o günü “Eşim her sabah kalkıp kuşlara yem verirdi. Kuşlarını çok severdi bir gün olsun uykuda kalmazdı. Yasağın olduğundan ikimizin de haberi yoktu. Yine sabah saat 05.00’te kalkıp dama gitti, ben de arkasından gittim bana, ‘sen aşağı in ben kuşlara yem verdikten sonra ineceğim’ dedi. Ben aşağı iner inmez ses geldi. Hemen dama koştum ama başımı çıkaramadım, çıkardığım gibi polisler kurşun sıkıyordu. Cenaze sabah saat 05.00’ten gece 03.00’e kadar damda kaldı, hiçbirimiz gidip alamadık” şeklinde anlattı. 


‘Kurşunu polisler aldı’



Eşine isabet eden kurşunun otopsi sırasında polisler tarafından alındığını ifade eden Tüzülerk, “Polisler bize, ‘gidin damınıza bakın belki kurşunu bulursunuz’ dedi. Damı çok aradık belki buluruz diye ama biliyoruz ki kurşun polislerin elindedir. Çünkü eşime sıkılan kurşun böbreğinde durmuştu. Otopsi esnasında polisler el koydu” sözlerini kullandı. 




Ne olursa olsun

Şimdi 4 aylık bebeği ve üç çocuğuyla sobası bile olmayan bir evde kaldığını söyleyen Tüzülerk, “Birkaç battaniye var onu da çocuklarımın ve kayınvalidemin üstüne atıyorum. Ben yattığımda üşüyorum kalkıp evin içinde dolanıyorum, üşümemek için sabaha kadar oturuyorum. Yaşadıklarım ne kadar zor olursa olsun ben yine de hayata karşı umutluyum. Hiçbir zaman yılmayacağım” diye konuştu. 



ŞEHRİBAN ASLAN/JINHA/AMED