BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Türkiye'nin bir barış iklimine girmesi gerektiğini ifade ederek, "Diyalog ve müzakere ortamı başlamalıdır" çağrısında bulundu.
Meclis, yaz dönemi tatilinin ardından 1 Ekim'de açılarak çalışmalarına kaldığı yerden devam edecek. Meclis çalışmalarına yerel seçimin 27 Ekim 2013'te yapılmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifi ile başlayacak, 17 Ekim'de süresi dolacak olan savaş tezkeresi ile devam edecek. Meclis'in diğer önemli gündemi ise dokunulmazlık tartışmaları olacak. 


Etkin muhalefet yürüteceğiz
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ile Meclis gündemi ve partilerinin tutumları üzerine konuştuk. Partilerinin Meclis’e girdiği ilk günden itibaren ana muhalefet partisi gibi çalışarak etkin bir siyaset yürüttüğünü vurgulayan Buldan, 1 Eylül’de açılacak olan Meclis’i önemli görevlerin beklediğinin altını çizdi. Buldan şöyle konuştu: “Biz Meclis’e ilk girdiğimiz gün de gündeme gelen konu tezkereydi. Buna karşı o zaman güçlü muhalefet yaptık. Türkiye’nin savaş ve güvenlik politikaları ile yönetilemeyeceğini barış iklimine ihtiyacı vurguladık. Şimdi yine Meclis tezkere görüşmeleri ile açılacak. Biz yine bu tezkerenin değil barışın tartışılması gerektiğini vurgulayacağız."

‘Diyalog ve müzakere başlamalıdır’

Meclis’in açılışında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bir konuşma yapacağını hatırlatan Buldan, vereceği mesajların önemli olduğunu düşündüklerini söyledi. Çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde Cumhurbaşkanı Gül’ün sürece ilişkin önemli mesajlar vermesi gerektiğinin altını çizen Buldan, “Türkiye bir barış iklimine girmelidir. Türkiye’nin toplumsal barışa ihtiyacı var. Bu düşünceleri bu dönem daha etkin bir boyutta dillendireceğiz. Türkiye artık bu savaş ikliminden çıkarak barış sürecine evrilmelidir. Başta iktidar olmak üzere muhalefette görüşlerini açık bir şekilde söylemeli ve herkes elini taşın altına koymalıdır. Bunun için diyalog ve müzakere ortamı başlamalıdır” diye konuştu.

Dokunulmazlıkta tavrımız net

Buldan, BDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelmesi durumunda tavırlarının net olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Demokrasiden bahsediliyorsa parti kapatma ve milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırılıp cezaevi süreçlerini başlatma konuşulmamalıdır. BDP’li milletvekillerinden bir tanesine bile dokunulursa, Türkiye’deki atmosfer daha kötü olur. Bizim bir arkadaşımıza dokunurlarsa orada hiçbirimizin kalmasının anlamı kalmaz. İnşallah böylesi süreçler yaşanmaz. Bir kişi için bile böylesi bir süreç başlatılmamalıdır.”

ALPER ATALAY / DİHA/ANKARA