Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı ordu güçleriyle Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasındaki savaşta Esad rejimini destekleyen Hizbullah, dün erken saatlerde saldırıya uğradı. Alınan bilgiye göre, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta Hizbullah'ın kontrolü altındaki bölgelere iki roket düştü. Yetkililer, Sovyet yapımı Grad roketlerinin bir araba galerisiyle bir konutu vurduğunu belirtti. Roket saldırısında en az dört kişi yaralandı. Lübnan İçişleri Bakanı Mervan Çarbel, roketlerin "güney doğu" yönünden ateşlendiğini açıkladı. Bu açıklama, İsaril'i ve Suriye'deki muhalifleri işaret ediyor. Çarbel, "Şu ana kadar saldırıyı üstlenen olmadı. Ancak saldırının Lübnan'ı karıştırmak amaçlı olduğu görülüyor" dedi. Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Süleyman de saldırıyı düzenleyenleri "teröristler" olarak nitelendirdi. Görevi yakında devredecek Başbakan Necib Mikati de Lübnanlıları saldırı karşısında soğukkanlı hareket etmeye çağırdı.


Hizbullah safını ilan etmişti

Roket saldırısının, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın Suriye'deki iç savaşta rejim saflarında yer almaya devam edeceklerini vurgulamasının hemen arkasında gerçekleşmesi dikkat çekti. Nasrallah, bu saldırıdan bir gün önce yaptığı açıklamada, Suriye'deki savaşın taraflarından biri haline geldiklerini ilk defa net olarak ilan etmişti. Nasrallah, Beşar Esad'a açık destek vererek, Hizbullah militanlarının zafere yemin ettiğini, Esad rejiminin devrilmesinin söz konusu olmayacağını söylemişti. Nasrallah, "Cihat ilan etmemize gerek yok, Suriye'deki savaşa onbinlerce insanı göndermek için iki kelimemiz yeter" ifadelerini kullanmıştı. Nasrallah, Lübnan için de tehlike olarak gösterdiği El Nusra gibi aşırı unsurlara karşı Suriye'de savaştıklarını iddia etmişti.

Militanları Kuseyr'de çatışıyor

Hizbullah, Lübnan sınırındaki küçük ancak stratejik açıdan büyük öneme sahip Kuseyr kentinde Esad birliklerine destek veriyor. Son günlerde kentte Esad ve Hizbullah güçleri, Özgür Suriye Ordusu'na karşı yoğun saldırılar düzenliyor. Kuseyr, hem Esad güçlerinin hem de muhaliflerin silah temin etmesi adına önemli bir stratejik nokta konumunda. Suriye'de hayatını kaybeden Hizbullah militanlarının sayısı artıyor. Suriyeli insan hakları örgütlerinin verilerine göre, iç savaş başladığından bu yana hayatını kaybeden Hizbullah mensuplarının sayısı 100'ü aştı. Özellikle Kuseyr kentinde kayıpların sayısının yüksek olduğu bildiriliyor. Buradaki çatışmalarda Hizbullah'ın en az 45 kayıp verdiği öne sürüldü. Hizbullah, Suriye'de iç savaşın başladığı günlerde, Esad rejimine desteğini gizli tutmuştu. Ancak artık, hayatını kaybeden Hizbullah militanları halka açık cenaze törenleriyle toprağa veriliyor.

Esad’a destek stratejik

Uzmanlara göre; Lübnanlı Şii örgüt Hizbullah'ın Esad rejimi yanında konumlanması, iç savaşının bölgeye yayılması endişesini yükseltiyor. Uzmanlar Hizbullah'ın stratejik hedefleri olduğu görüşünde. Lübnan'daki Beyrut Amerikan Üniversitesi'nden siyaset bilimci Rami Huri, Hizbullah'ın büyük kayıpları göze alarak Esad'a destek vermesinin nedenlerini şu sözlerle açıklıyor: "Esad rejimi düşerse, Bu Hizbullah ve İran için büyük bir darbe olur. Hizbullah, Suriye rejimini kaybedilmemesi gereken bir aktör olarak görüyor. Ayrıca, Suriye rejimini devirmeye çalışan dış güçlere karşı da mücadele ediyorlar. Rejimin devrilmesi halinde, aralarında Arapların da bulunduğu bu dış güçlerin başka bir hükümeti devreye sokabileceğini düşünüyor ve bunu istemiyorlar."
 
İran-Esad-Hizbullah ittifakı

Deutsche Welle'ye konuşan akademisyene göre; İran-Esad-Hizbullah üçgeni diğer ülkelerin bölgedeki siyasi haritayı yeniden belirlemesine engel olmaya çalışıyor. Huri'ye göre Sünni Suudi Arabistan ile Katar, Şii İran'ın bölgedeki nüfuzunu azaltabilmek için Suriye'de yönetimin değişmesini istiyor. Uzman, Suriye'de rejimin değişmesi halinde bunun üçgenin kalbini yerinden sökeceğini ve Lübnanlı Hizbullah ile İran'ın oyun dışında kalabileceğini ifade ediyor. Huri, Hizbullah'ın Suriye rejiminden lojistik ve siyasi destek almayı bugüne kadar sürdürdüğünü ifade ediyor. Öte yandan Suriye'nin aradan çekilmesinin, Hizbullah ile İran arasındaki yakın ilişkileri de etkileyeceği vurgulanıyor. Tahran, 1982 yılında Hizbullah'ın kurulmasına yardım etmişti. İran'ın hala Hizbullah üzerinde büyük etkisi bulunuyor. Suriye'ye doğrudan giriş olmadan, Hizbullah açısından İran'dan silah ve militan desteğini Lübnan'a sevk etmenin zorlaşacağı dile getiriliyor. Öte yandan Hizbullah'ın Suriye'de ne denli etkili olduğu hala belirsizliğini koruyor. Uzmanlar Suriye'deki Hizbullah militanlarının sayısının birkaç yüz ile birkaç bin arasında olduğunu tahmin ediyor.

Mezhep çatışması endişesi

Uzmanlara göre; Suriye'deki iç savaşa Hizbullah'ın dahil olması, savaşın mezhepsel karakterini ön plana çıkartıyor. Devlet Başkanı Beşar Esad, İran'daki Şiiliğe yakınlığıyla bilinen Suriye Alevilerine (Nusayri) mensup. Öte yandan, Hür Suriye Ordusu ise çoğunlukla Sünnilerden oluşuyor. Uzmanlara göre; Kuseyr'de yoğunlaşan çatışmalar ülkedeki mezhep çatışmalarını tetikleyebilir.

Nasrallah’a 'ikiyüzlü' tepkisi

Öte yandan Özgür Suriye Ordusu Genelkurmay üyesi Muhammmed Alluş, Kuseyr'de El Nusra cephesinden grupların olmadığını belirterek "Nasrallah ikiyüzlülük yapıyor" dedi. Esad rejimiyle birlikten kendilerine karşı savaşan Hizbullah'ı misillemeyle tehdit eden Alluş, "Biz de misliyle karşılık vereceğiz. Lübnan'ın güneyinde Şiilerin hakimiyetindeki Sünni vakıfları geri alacak tugaylar oluştururuz" ifadelerini kullandı.

İhvan da kınadı

Müslüman Kardeşler (İhvan) de İran ve Hizbullah'ı kınadı. Yazılı açıklamada, "İran'ın dolaylı ya da doğrudan Hizbullah militanları aracılığıyla Suriye'ye müdahalesini şiddetle kınıyoruz. Hizbullah bu savaşa dahil olarak, mezhebi yüzünü ortaya koymuş ve aynı zamanda rejimin halkına karşı işlediği suça ortak olmuştur" denildi.

BEYRUT/KUSEYR