İki kelam da ben edeyim diyorum darbeyle ilgili. Benimkisi farazi bir şey tabi, senaryo kabilinden. Kurmaca bir şey yani. Derler ki dünyanın darbe olmayacak tek ülkesi Amerika Birleşik Devletleri’dir. Zira bir tek orada Amerikan konsolosluğu yoktur. Türk ordusu, NATO’nun ikinci büyük ordusu. NATO ordusu demek, Amerikan ordusu demek. Arkasında NATO’nun olmadığı hiçbir askeri darbenin başarılı olabilme şansı yoktur. Peki kim vardı 15 Temmuz darbesinin arkasında? Amerika mı? Yaygın kanı, öyle olduğu. Hatta darbeye maruz kalan iktidar mensupları en yetkili ağızlardan açık, ya da yarım ağız örtülü bir şekilde bunu dile getiriyorlar. Zaten darbeden sorumlu tutulan şahıs ABD’de (Pensilvanya) ikamet ediyor. Bu şahıs gerçekten bu darbeyi yaptıysa, ABD’de oturup, ABD’nin dahli ve dahi izni olmaksızın bir darbe planlayıp bunu hayata geçirebilir mi? Peki gerçekten bu darbenin arkasında NATO, ABD varsa bu darbe başarısız olur muydu ki? Ordudaki generallerin yarısının, (ki bu generallerin büyük bir bölümü direk sahadaki birliklerin, tugay ve tümenlerin komutanı olan ve bu birlikleri pratik olarak harekete geçirebilecek rütbesindeki generaller.) içinde olduğu bir darbe nasıl olur da başarıya ulaşmaz.
Şimdi kendi senaryomu yazayım aklımın kavradığı, Türkiye, Ortadoğu ve Amerikan tarihine dair bilgimin yettiği kadarıyla. Senaryoma temel yapacağım bazı bilgiler herkesin malumu bilgiler olsa da yazacaklarımın yanında durmasının senaryomu güçlendirmesi açısından faydası var. Hoca Efendi, CIA ajanıdır. Sovyet tehdidine karşı yeşil kuşak projesinin önemli aktörlerinden biri olarak görevlendirilmiştir. Demirel’inden Özal’ına, Ecevit’inden Erbakan’ına ve bittabi ki Erdoğan’ına kadar Hoca Efendi ile ilişkilerini iyi tutmuş herkes, Hoca Efendi’nin bu mühim görevinden haberdar olarak onunla bu iyi ilişkilerini geliştirmişlerdir.
Şimdi gelelim bu bilginin, son darbeyle ilişkisine ve asıl senaryomuza. 15 Temmuz darbesini ABD planlamış ve tam da gitmesini istediği istikamette hayata geçirmiştir. Orduda birilerinin daha darbe planı olmuş olabilir ve bu dönemde harekete geçmiş olabilir, ancak bunların dahli ve başarısı ancak ABD’nin izin verdiği oranda olabilir. Fethullahçılar, Neo-ulusalcılar ve belki başka küçük çıkar grupları bu darbeye dahil olmuşlardır. ABD’nin başarısı, farklı amaçlarla hareket eden grupları ABD’nin çıkarına ve planına hizmet edecek şekilde maniple edebilmesidir. Senaryomuz şöyle devam ediyor. ABD, darbeyi planlıyor, bu farklı grupları maniple ederek harekete geçiriyor, sonra bu darbe planının başında tuttuğu isimleri (kuvvet komutanları, genel kurmay başkanı, MİT müsteşarı vb.) geri çekiyor ve içinde ordudaki generallerin ve binlerce subayın, neredeyse hava kuvvetlerinin büyük bir bölümünün bulunduğu darbeci operasyon 24 saati bulmadan kumdan kale gibi çöküyor. Tabi darbenin yapılmasına birkaç saat kala, kazara Erdoğan öldürülmesin, tedbirini alabilsin diye darbeden haberdar ediliyor.
Peki ABD neden böyle bir şey yapıyor, neden iktidara karşı bir darbe planı harekete geçirip bunu geri çekiyor. Sebebi çok basit Türkiye’deki iktidarı kendi ihtiyaçları doğrultusunda hizaya çekmek için. Tıpkı Mısır’da Mursi’ye yaptığı gibi. Birinci dalga darbeyle laftan anlamayan Mursi, ikinci dalga darbeyle alaşağı edildi. Peki neden Erdoğanı düşürmeyi denemiyor ABD? Erdoğan’ın yerine geçirecek ve onun eliyle Türkleri kontrolünde tutabileceği daha elverişli bir lider yok da ondan. Eğer birinci dalga darbede hizaya gelmezse elbette ikinci dalga da Erdoğan’nın düşürülmesi pek muhtemel.
Senaryomun bu iddialarını desteklemek için birkaç kanıt. ABD, Türkiye’nin darbeden direk sorumlu tuttuğu Fethullah Gülen’i asla Türkiye’ye teslim etmeyecek. Ordusundaki generallerin yarısı ve binlerce subayı darbeye karışmış, kendisi darbecilere güya esir düşmüş bir genel kurmay başkanı neden görevden alınmaz. Darbeyi kaç sat öncesinden haber alan MİT müsteşarı ve genel kurmay başkanı neden cumhur başkanına haber vermez. Haber vermedikleri ve darbeyi önleyemedikleri için neden görevden alınmazlar. Görevden alınamazlar, çünkü ABD’nin darbeyi kontrollü gerçekleştirmede kullandıkları elemanlardır ve ABD’ye rağmen bunlar görevden alınamazlar. Dediğim gibi bunlar tamamen bir senaryo. Hakikaten bir Hollywood senaryosu.