Sevgili okurlar, bildiğiniz gibi 14-15 Temmuz 2017 tarihinde KNK’nin öncülüğünde Güney Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde dört parçadaki 60’ın üzerinde, Kürt siyasi parti ve kurumları bir araya geldi.
„Kürt Ulusal Birlik Çalıştayı” konferansı her ne kadar bir dizi önemli eksikliklerle başlamış olsa bile, bu konferansı çok değerli bulduğumu ve bu milli konferansı yüzde yüz desteklediğimi Kürdistan kamuoyuyla görüşlerimi paylaşmak istiyorum.
Öncelikle tüm siyasi Kürt partilerin şu hakikati bilmesi gerekiyor: Kürdistan toprakları hiç bir Kürt bireyin, liderin, partinin, örgütün, inancın ve aşiretin özel mülkiyeti değildir. Dolayısıyla hiç bir Kürt diğer bir Kürt’e şu köyü, şu kasabayı, şu şehiri, şu bölgeyi terk et deme hakkına sahip değildir. Kürdistan hepimizin evi, hepimiz Kürdistan ülkesinin öz evlatlarıyız ve hepimiz Kürdistan ülkesinin öz sahipleriyiz.
Bu zaviyeden hareketle Kürdistan mücadelesinde, Kürt parti ve liderlerin farklı bir epistemoloji ve metodoloji yöntemini takip etmeleri anlaşılır buluyorum. Çünkü, Kürt partileri ve liderleri zahirîde birbirleriyle anlaşmayabilir ama batinîde birdir yolları.
„Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı“nın, misyon ve vizyon habitatını en müşahhas biçimde özetleyen ve 13. Yüzyılda yaşamış olan, İranlı Zâhid ve filozof Şems Tebrizî’nin „Makalàt” adlı eserindeki şu hikaye konferans için beynelmilel bir örnektir: Zamanında biri Farisi, biri Arap, biri Türk, biri Rum dört ortak varmış. Ellerine geçen parayla ne yapacaklarına karar verememişler. Farisi, „Haydi, „engür” alalım” demiş; Arap „O da ne öyle, istemem; „ineb” alalım demiş; Türk ise durmuş „üzüm de üzüm” demiş; bu arada Rum kararlıymış, „Geçin hepsini, „Ingabil alacağız” demiş. Çok geçmemiş, kafadarlar kavgaya tutuşmuş. Nihayet dördünün de aynı şeyi istediklerini anlamamışlar. Ama bu sefer yeni bir tartışma çıkmış aralarında. Her biri kendi üzümünü beğenirmiş. Biri kara, biri yeşil, biri sarı, biri mor üzüm salkımını taşırmış. Hepsi kendi üzümünü yere göğe koyamazmış.
Neyseki oradan gönüllere tercüman bir Sufi geçiyormuş. Kavga ettiklerini duyunca dört satıcıdan birer salkım üzüm almış, bir kaba koyup üzümleri ezmiş. Üzümün suyunu çıkarıp kabuğunu atmış. Çünkü aslolan meyvenin özüymüş, posası değil.“
Bu misalden hareketle „Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı”, ülkemizin ve halkımızın içinde bulunduğu şekavet iklimini suhulet iklimine, Kürt siyasi partilerin Kürdistan’i mücadelesine, ülkemizin ve milletimizin hürriyet mücadelesine öncülük eden bir milli aydınlanma hareketi olmalıdır.
„Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı” örgüt, siyasi parti, ideoloji ve dinsel bir hareket olmamalı ve bundan özellikle, ırak ve firak durmalıdır.
„Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı”, Kürtlerin self determinasyon ve teritoryal egemenlik meselesini bilimsel, kültürel, diplomatik çalışmalarla dünya devletlerin ve dünya milletlerin gündemine koymalıdır.
„Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı”, Kürt liderleri, yöneticileri, siyasetçileri, aşiretleri ve işadamları arasında sevgi, barış, birlik ve kardeşlik köprüsü olmalıdır. İkincisi, Kürt siyasi parti ve kurumları arasında kardeşliğin, sevginin, milli birliğin, demokrasinin, bütün inanç ve düşünce grupların neş-u nema bulması ve bu parti ve gruplara bir tarağın dişleri gibi, musavi ve mutedil olmalıdır.
„Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı”, Kürdistan milletinin tüm renklerine, seslerine, inançlarına ve reflekslerine karşı adil şahitler olmak ve Kürt milletinin gönül atlasında taht kurmalıdır.
„Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı”, Kürt siyasetinin ve Kürt milletinin ilişki umranına, sevgi, estetik, adalet, centilmenlik ve demokrasi kültürünün güllerini dikmelidir.
„Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı”, Kürdistan’ın dört parçasında ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Kürdistanlı bir dizi bilim adamlarını, bir dizi akademisyenleri, bir dizi düşünürleri, bir dizi sosyologları, bir dizi yazarları, bir dizi gazetecileri, bir dizi teknokratları, bir dizi bürokratları, bir dizi diplomatları, bir dizi üniversite öğrencilerini, bir dizi, eğitimli sanatçıları ve bir dizi eğitimli işadamlarını mutlaka ve mutlaka ikinci konferansa davet etmeli ve konferansta görüşlerini ifade etme fırsatını tanımalıdır.