
M. ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG
Kürtler ve dostları, Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı G20 zirvesini bugün 100 binlik bir yürüyüşle protestoya hazırlanırken, zirvenin yapıldığı liman kenti Hamburg, polisin provokatif tutumundan dolayı tam bir savaş alanına döndü.
Dün başlayan bugün de devam eden G20 zirvesinin yapıldığı Hamburg kentinde, günler öncesi kente gelerek kamp kuran antifaşist gruplarla polis çatıştı. Çatışma önceki gece geç saatlere kadar sürdü.
Kentin en işlek semtlerinden olan Landesbrück’deki ‘Cehenneme hoş geldiniz’ yürüyüşüne polisin müdahalesi sert oldu. 10 binden fazla kişinin toplandığı yürüyüşte polis adeta etten duvar ördü ve eylemin başlangıcından itibaren ise tam anlamıyla provokatif girişimlerde bulundu. Aktivistleri yürütmek istemedi. Polis, yüzü maskeli ve siyahlar giyinmiş bir grubun eylem alanından uzaklaşmasını istedi. Ancak yürüyüşçüler bu talebe tepki gösterince polis cop, gaz ve tazyikli suyla saldırdı.
Polis başından beri provokasyon peşindeydi
Yürüyüşün yapıldığı caddenin bir tarafı limana açıldığı için polisin saldırısında kendilerini korumak isteyen göstericiler çıkan arbedede mahsur kaldı. Polis orantısız güç kullanırken eylemciler de ellerindeki boş şişeleri polise fırlattı, “Defol Polis” sloganı attı. Yürüyüşün yapıldığı sokakların dar olmasından dolayı da yaralanmalar oldu.
Gazdan etkilenen bir çok kişiye sağlık görevlileri müdahale etti. Hamburg’un yanı sıra çevre kentlerden takviye edilen polislerin, karşı tarafa vereceği bedensel zararı düşünmeden son derece saldırgan bir ruh haliyle saldırması dikkat çekti. Polis önüne gelen herkesi gözaltına almak istedi.
Yürüyüşçüler ara sokaklara dağılarak polisin bu tutumunu protesto etme amacıyla sivil itaatsizlik eylemleri gerçekleştirdi. Kentin St.Pauli semtinin birçok noktasında barikatlar kuruldu. Yürüyüşün yapıldığı Landesbrücken, Reeperbahn, Sternschanze ve St.Pauli semtinde yaşayan mahalle sakinleri de polisin sert tutumunu protesto etti. Polis eylemcileri zirvenin yapılacağı Messehale semtine sokmamaya çalışırken, semtin etrafında adeta etten duvar ördü.
Tüm bunlar yaşanırken ABD Başkanı Donald Trump’u taşıyan kargo uçak, Hamburg semalarında arzı endam ederek Trump’u kalacağı malikaneye götürüyordu.
Yollar, arabalar ateşe verildi
Göstericilerin sivil itaatsizlik eylemleri gece boyunca da durmadı. Antikapitalist gençlerin kurduğu kamp çadırları etrafında polis sabaha kadar nöbet tuttu.
Kentin bir çok semtinde kimliği belirsiz kişiler tarafından arabalar yakıldı, yollar ateşe verildi. Bir çok banka ve otomat tahrip edildi. Sabaha kadar devam eden eylemlerde yüzlerce kişi ya yaralandı ya da gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar, G20 zirvesi için kentin Harburg semtinde kurulan geçici gözaltı merkezinde tutuluyorlar.
Hamburg Emniyeti’nin yaptığı açıklamada 76 polis yaralanarak çeşitli hastahaneye kaldırıldı. Çatışmalar dün de devam etti.
Kürtler büyük eyleme hazır
Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAVDEM) öncülüğünde ise Kürdistanlılar, diğer sivil toplum örgütleri ve antifaşist inisiyatiflerle birlikte bugün büyük bir yürüyüş yapacak.
Hamburg’taki Kürt kurumları günler öncesi, yürüyüşün en iyi şekilde geçmesi için yoğun bir çalışma temposu ortaya koyarken, bugün yapılacak eyleme 100 binden fazla kişinin gelmesi bekleniyor.
Almanya’nın farklı kentlerinden otobüs tutan Kürdistanlılar ve dostları da saat 11.00’de yapılacak olan yürüyüşte yer alarak Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ı protesto edecek.
Kadınlar jineolojiyi anlattı
Hamburg’ta G20 zirvesine karşı yapılan Alternatif Zirve kapsamında “Jineoloji ve Kürt kadın hareketinin mücadelesi” ile “Demokratik konfederalizm” konulu iki seminer yapıldı.
Rojava temsilcilerinin de katıldığı bu zirvede, Hamburg Rojbin Kadın Meclisi ve Kürt Kadın Barış Bürosu-CENİ tarafından “Jineoliji ve Kadın Mücadelesi” NAVDEM tarafında ise “Demokratik Konfederalizm” konulu paneller düzenlendi.
“Jineoloji” paneline Anja Flach ile Dilar Dirik panelist olarak katıldı. Dirik, jeneolojinin tarihine değinerek, “Kadın tarih boyunca erkek egemen zihniyetinin baskılarına maruz kalmış. Katledilmiş, yok sayılarak, günümüze kadar gelmiştir. Erkek egemen sistemi, kadından yoksun bir bilim, felsefe ve yaşam tarzı yatarak, bunu tarihe mal etmeye çalıştı. Bugün yaşanan kriz ve kaosun tek nedeni bu sistemin yaratığı tablodur. Biz kadınlar bu sisteme karşı çıkıp, değiştirmesek bu böyle devam edecektir” dedi.
Flach da, Rojava Devrimi’nin önemine değinerek şunları söyledi: “Batıda gelişen feminizm günümüzdeki sorunlara çözüm getirmemiştir. Bu nedenle sistemi değiştirip, dönüştürme noktasında Kürt kadınların öncülüğü çektiği Rojava’da yeni ve alternatif sistem yaratılıyor. Bunun en önemli yanı da kadın eliyle yaratılmasıdır. Batı orada yürütülen mücadelenin sadece Ortadoğu için değil kendilerinin içinde yürütüldüğünü görmeli ve desteklemelidir.”
NAVDEM’in seminerinde ise Abdullah Öcalan’a Özgürlük İnisiyatif’inden Reimer Heider konuştu. “Demokratik Konfederalizm, bütün halkların birlikte ve özgürce yaşayabileceği bir sistemdir. Günümüzde devlet anlayışı halklara hizmet etmediği bütün yönleriyle açığa çıktı. Onun için başta devletleri olmak üzere bütün sistemleri demokratikleştirerek ancak halkların hizmetine sokabiliriz” dedi.