Navenda Parastina Gel - Halk Savunma Merkezi (NPG), çözüm sürecinin başarısı için fedakarlık yaparak risk aldıklarını kaydederek, “Açık olarak şunu söylüyoruz: Biz samimi davranıyoruz, gerçek çözümü hedefliyoruz. Ama çözüme samimi yaklaşmayan, tarihsel Kürt sorununun çözümünü gayrı ciddi ele alan ve Önderliğimizi boşluğa düşürmek isteyenler, kesinlikle tarih karşısında mahkum olacak ve hak ettikleri cevabı bulacaklardır” diye bildirdi.

NPG Üyesi Delal Amed, HPG Askeri Konsey Üyeleri Bawer Dersim ve Gülistan Gülhat ile birlikte Medya Savunma Alanları’nda basın toplantısı düzenledi. Kürt sorununun barışçıl demokratik yöntemlerle çözümü ve Türkiye’nin demokratikleştirilmesi hedefiyle Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 2013 Newroz‘unda başlattığı tarihi süreçle yeni bir mücadele aşamasına girildiğini hatırlatan Delal Amed, Kürt Özgürlük Hareketi’nin Öcalan’ın başlattığı bu sürece tümüyle katılarak bu sürecin gereklerini yerine getirmek için önemli kararlar aldığını ve hayata geçirdiğini belirtti.
Delal Amed, 13 Mart 2013 tarihinde ellerinde bulunan Türk devlet mensuplarını serbest bırakmakla başlattıkları adımları şöyle sıraladı:
* 23 Mart'ta ateşkes ilan edildi.
* KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı’nın 25 Nisan’da yaptığı basın toplantısıyla geri çekilme sürecinin 8 Mayıs'ta başlayacağı ilan edildi.
* HPG, 7 Mayıs'ta yaptığı açıklamayla olumsuz mevsim koşullarına rağmen gerillaların harekete geçeceği, sürecin başarıyla tamamlanması amacıyla üzerine düşen görev ve sorumlulukları eksiksiz bir biçimde yerine getireceğini duyurdu.
* Demokratik Çözüm Yürüyüşü çerçevesinde Kuzey Kürdistan’dan hareket eden ilk gerilla grubu da 14 Mayıs'ta Medya Savunma Alanları’na ulaştı.
NPG Üyesi Delal Amed, HPG olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve KCK'nin çağrılarının yüklediği görevleri büyük bir sorumluluk ve ciddiyetle yerine getirdikleri söyledi. Üç aşamalı olarak planlanan sürecin birinci aşamasında HPG olarak ateşkes ve çatışmasızlık ortamının sağlanması ve korunması amacıyla büyük bir çaba ve özveri sahibi olduklarını, geri çekilmeyi başlattıklarını anımsatan Delal Amed, Öcalan ve KCK'nin süreci ilerletme ve başarıya ulaştırma iddia ve iradesine karşın AKP Hükümeti'nin kapsamlı operasyonları durdurma dışında hiçbir somut adım atmadığının altını çizdi. Delal Amed, Türk Hükümeti'nin gerilla güçlerinin geri çekilmeye başlamasıyla birlikte neler yaptıklarını ise şöyle sıraladı:
-  Kuzey Kürdistan’da bulunan tüm askeri karakol ve üslere yoğun asker ve cephane takviye edilmiş,
- Savaştan yorgun düşen güçler değiştirilmiş, yıpranan ve savaşamaz konuma gelmiş tüm yapılar yenilenmiş,
- Yeni karakol inşaatları başlatılmış, var olan karakollarda güçlendirme çalışmalarına hız verilmiş,
- Güvenlik amaçlı baraj ve askeri yol yapımlarına ağırlık verilmiş,
- Gerillalarımızın ateşkes pozisyonu fırsat bilinerek yürütülen bu faaliyetler yanında yeni korucu kadroları açılmış,
- Savaş hazırlıkları kapsamında Güney ve Kuzey Kürdistan’da bulunan tüm gerilla alanlarımızda İnsansız Hava Araçlarıyla yoğun keşif faaliyeti yürütülmüştür.

İkinci aşamanın sorumluluğu

Birinci aşamadaki tüm sorumluluğu eksiksiz ve başarılı bir biçimde yerine getirdiklerini tekrarlayan Delal Amed, şöyle devam etti: "Ağırlıklı bölümü sorumluluğumuz altında gelişen ve başarıyla sonuçlanan birinci aşamanın ardından, Haziran ayıyla birlikte başlaması gereken ikinci aşamanın sorumluluğunun Türk Hükümeti ve siyaset kurumlarında olduğu bilinmektedir.

Hükümet ayak diredi

Ancak görüldüğü ve yakından takip edildiği üzere AKP hükümeti hiçbir somut adım atmamış, yine ikinci aşamaya geçmemek için ayak diremiştir. Bu sürecin baş mimarı olan Önder Apo’nun sağlık, güvenlik ve özgürlük sorunları gündeme alınmamış, üzerindeki tecrit bile kaldırılmamıştır. Kürt halkına düşmanlık anlamına gelen yasalar olduğu gibi yürürlükte kalmış, olumlu anlama gelebilecek hiçbir adım atılmamıştır. İkinci aşamadaki sorumluluğunu yok sayarak bahaneler üretmeye çalışan hükümet, bu tavır ve politikasını hareketimize yüklemeye çalışmaktadır. Çekilen güçlerimizin ancak yüzde 20 düzeyinde olduğun iddia eden AKP Hükümeti bu güçlerimizin profilinin ise ‘kadın, yaşlı ve tecrübesiz’ gerillalardan oluştuğunu öne sürmektedir.

Gözleme ve denetime açık

Önderliğimizin çağrısından bu yana bütün kamuoyu Türkiye toplumu ve Kürt halkı karşısında açık bir faaliyet yürüttüğümüz bilinmektedir. Ateşkese uyma ve esirleri bırakma konusunda olduğu gibi geri çekilme sürecinde de her türlü gözlem ve denetime açık olduğumuz açıkça ilan etmiş ve büyük bir ciddiyetle yürüttüğümüz bu faaliyetlerimizi tüm basın ve kamuoyuna açık bir şekilde gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu amaçla koşullar çerçevesinde geri çekilen güçlerimizin belli bir bölümünün Medya Savunma Alanları’na giriş anı kameraya çekilerek kamuoyuna da yansıtılmıştır. Tüm güçlerin çekiminin yapılması zaten mümkün olamazdı.

Çekilen güçlerin profili

Kuzey’de bulunan güçlerimiz bilindiği üzere bir savaş gücüdür. Kürdistan’ın en zorlu coğrafyalarında mücadele yürüten dinamik güçlerdir. Bu güçlerimiz içerisinde ne yaşlı, ne hasta, ne de çocukların bulunmadığı çok iyi bilinmektedir. Çekilen güçlerimizin hepsi 2012 yılında sömürge sistemini felç eden Devrimci Halk Savaşı hamlesinin merkezinde aktif bir biçimde yer alan gerillalarımız olmaktadır. Basına verilebilen grupların durumundan da anlaşılacağı üzere güçlerimizin profili hakkında söylenen sözler tamamen gerçek dışıdır.
Kasıtlı çarpıtma düşündürücü
Bu biçimde kasıtlı olarak gerçeklerin çarpıtılması düşündürücü bir durumdur. Türkiye’nin en temel sorunu olan bu ciddi sorunun çözümü için yakalanan tarihi fırsatın heba edilme tutumunun öne çıktığı görülmektedir. Her şeyden önce ortaya konulan büyük bir samimiyet, karlılık ve emek vardır. AKP Hükümeti ve Başbakan'ın sergilediği tutum, bu emek ve kararlılığın inkar edilmesi, küçümsenmesi ve yok sayılmasıdır.

Akil İnsanlar Grubu

Oysa daha sürecin başında Önder Apo, Akil İnsanlar Grubu’nu önerirken her iki tarafın üstüne düşen sorumluluğu yapıp yapmadığını gözetlemeyle görevli kılınması gerektiğini belirtmişti. AKP Hükümeti ise Akil İnsanlar Grubu’nu kurdu ama bu grubu süreci izleme ve tarafların üzerine düşen görevleri yapıp yapmadığını gözlemleme yerine süreci topluma izah etmeye yönlendirdi. Eğer AKP Hükümeti'nin gerçekten samimi ve ciddi adım atma niyeti olsaydı Akil İnsanlar Grubu’na bir propaganda grubu olarak değil de bir gözleme, izleme, takip etme ve ortaya çıkan sorunları çözme ekipleri olarak gerçek anlamda bir rol verirdi ve şimdi kamuoyu Erdoğan’ın veya bizlerin ağzından değil, Akil İnsanlar Grubu ağzından kimin rolünü oynayıp oynamadığını dinleyebilirdi. Akil İnsanlar'a bu rolün verilmemesi, AKP’nin adım atma niyeti taşımamasındandır. Çünkü eğer böyle olmasaydı, şimdiye kadar bazı adımlar atardı."

Stratejik adıma uyuldu

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürt Özgürlük Hareketi'nin, taktik değil, stratejik süreç olarak ele aldıklarını; bunun çerçevesinin de Newroz Deklarasyonu’nda ortaya konulduğunu kaydeden Delal Amed, "Biz, süreci stratejik olarak ele aldık ve onun için de 2012’de başarılı bir biçimde gerçekleşen gerilla hamlesini 2013’te daha üst aşamada pratikleştirmenin iç ve dış koşulları olmasına rağmen tercihimizi Önder Apo’nun geliştirdiği yeni stratejide kıldık. Biz demokratik çözüm ve barış uğruna, muazzam savaşı yükseltme olanaklarını bir tarafa vererek, çözüm sürecinin başarısı için fedakarlık yaptık, risk göze aldık" dedi.

Erdoğan'nın niyeti iyi değil

Ama şimdi Türk Başbakan Erdoğan’ın bütün çabaları hiçe saymasının, iyi bir niyete sahip olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Delal Amed, Öcalan ve KCK tarafından sürecin bitirilmediğini, devam ettiğini vurguladı. Delal Amed, sözlerini şu önemli vurgularla sürdürdü: "Ancak AKP Hükümeti önümüzdeki günlerde adım atmayıp süreci bitirme noktasına getirirse HPG olarak yeniden savaş pozisyonunu almaya ve etkili bir biçimde devreye girmeye hazır olduğumuzu da açıkça belirtmek istiyoruz.”

Samimiyet nasıl olur?

Delal Amed, arkasında duran ve Dersim'den gelen 80'e yakın gerillayı göstererek, şunları söyledi: "Türk Başbakanı’nın söylediklerinin gerçekleri yansıtmadığının açık göstergesi, şu anda arkamızda duran, hepsi de ta Dersim’den 2 ay yürüyerek gelmiş bulunan, askeri performans, bilinç ve fiziki kondisyonu yerinde, yıllarca Dersim dağlarında savaşabilecek, hareketimizin kararlı militan, komutan ve savaşçı yapılardır. Önder Apo’nun talimatı ve kararı olmadan hiçbir güç bu genç arkadaşları Dersim dağlarından koparamazdı. Eğer bugün arkadaşlarımız Dersim’den buraya kadar gelmişse bu samimiyetin göstergesi değil de nedir? Bu konudaki takdiri tüm kamuoyuna ve değerli halkımıza bırakıyoruz."

Cevabını da alır

NPG Üyesi Delal Amed, son olarak şunların altını çizerek açıklamasını bitirdi: "Biz samimi davranıyoruz, gerçek çözümü hedefliyoruz. Ama çözüme samimi yaklaşmayan, tarihsel Kürt sorununun çözümünü gayrı ciddi ele alan ve Önderliğimizi boşluğa düşürmek isteyenler, kesinlikle tarih karşısında mahkum olacak ve hak ettikleri cevabı bulacaklardır. Bu tarihi dönemde HPG üzerine düşen her türlü görev layıkıyla yerine getirecek ve üslendiği rolü her koşul altında başaracaktır. Tüm halkımız ve kamuoyu bundan emin olmalıdır.”



SİNAN CUDİ/ANF/BEHDİNAN