
HPG 7. Konferansı, 10-18 Ekim tarihleri arasında tüm gerilla sahalarından 194 delegenin katılımıyla Medya Savunma Alanları’nda gerçekleştirildi. Konferansta, dünya, bölge ve Kürdistan’daki siyasi ve askeri gelişmeler, son 2 yıllık HPG pratiği ve HPG’yi yeniden yapılandırma projesi ele alınarak değerlendirildi. HPG Komuta Konseyi imzasıyla yayınlanan sonuç bildirgesinde, kapitalist modernite, ulus devlet ve yarattığı tahribatlar ile Ortadoğu'ya yansımaları özetlenerek, Suriye örneği üzerinde duruldu ve burdaki vekaletten savaş irdelendi: "Eğer rejim ve muhalefet ile destekleyenleri siyasi ve askeri anlamda tıkanma ve başarısızlık durumu yaşıyor, tüm ülkede büyük yıkım ve trajedilere neden oluyorsa, bu, her iki tarafın da Suriye halkının demokrasi ve özgürlük özlem ve taleplerine cevap olamaması ve Suriye halkının desteğini alamamalarıyla yakından bağlantılıdır.”
Rojava Devrimi'nin önemi
Rojava halkının ise hiçbir tarafın gölgesi veya yedeğinde olmadan üçüncü bir çizgi ve güç olarak kendini örgütlediği; bu örgütlenme ile 19 Temmuz devrimini gerçekleştirdiği hatırlatılan bildirgede, şunlar belirtildi: "Suriye demokratik devriminin nasıl olması gerektiğine ışık tutan Rojava Devrimi aynı zamanda Kürdistan’ın diğer parçalarındaki Kürt sorununun demokratik çözümü için de yol gösterici olmuştur."
Devrimi boğma çabaları
Rojava’daki halkın güç kazanmasına ve özgürleşmesine tahammül edemeyen sömürgeci güçler ve işbirlikçilerinin devrimi boğmayı temel amaç edindiklerine dikkat çekilen bildirgede, bu kapsamda ekonomik ambargo, dezenformasyon ve karalama kampanyaları, siyasi-diplomatik alandaki saldırılarıyla yetinmeyerek uluslararası çete gruplarını saldıkları hatırlatıldı. Bildirgede, "Ancak halkımız bu saldırılara karşı büyük özveri ve fedakarlıkla tarihi bir direniş göstermiş ve saldırıları sonuçsuz bırakarak Suriye devriminin öncü güçlerinden biri olduğunu kanıtlamıştır” denildi.
Kaosa kapı aralanıyor
Sonuç bildirgesinde, AKP’nin de Ortadoğu’ya müdahale ve bölgenin yeniden dizayn edilmesi çabalarını görerek, Kürt halkının bundan yararlanmaması ve statü sahibi olmaması için ilk iş olarak Kürt Özgürlük Hareketini tasfiyeyi önüne koyduğunun altı çizilerek, 2011 ve 2012'deki çok boyutlu savaş anımsatıldı. Bu imha konseptinin başarısız kılındığı vurgulanarak, bu direnişin sonucunda demokratik çözüm sürecine gelindiğine işaret edildi. 2013 tarihi Newroz çağrısıyla Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun siyasi demokratik çözümünün önünün açıldığı; HPG'nin de buna uygun adımları büyük fedakarlıkla attığı hatırlatılan bildirgede, "Türk devleti ve AKP Hükümeti güven verici tek bir adım atmamıştır" denilerek, AKP'nin olumsuz adımları sıralandı. Son olarak Rojava ve Kuzey Kürdistan arasında yapmaya başlanan duvarın da açıkça gösterdiği üzere Rojava’da gerçekleşen devrime karşıtlık politikasının esas alındığı kaydedilen bildirgede, şöyle denildi: "Bütün bunlar özünde inkar ve imha siyasetinden vazgeçilmediğini göstermiştir. Klasik sömürgeci zihniyetten kaynağını alan bu uygulamaların yürütücüsü AKP Hükümeti, Önderliğimizin sunduğu bu tarihi fırsatı heba ettiği gibi demagoji ve oyalama politikasıyla sonucu kestirilemeyen yeni bir sürece de kapı aralamaktadır.”
İki yılın pratiği masaya yatırıldı
7. Konferans, HPG’nin 2 yıllık pratiğini de masaya yatırdı. HPG açısından yoğun bir mücadele ve kapsamlı bir direniş süreci olan 2 yıllık pratikle ilgili tartışmalar, sonuç bildirgesine özetle şöyle yansıtıldı: "Tasfiye planına karşı Devrimci Halk Savaşı perspektifi temelinde karşılık veren, alan hakimiyeti ve inisiyatifini elinde tutan gerilla güçlerimiz, devrimci operasyonlar temelinde kapsamlı ve başarılı bir direnme savaşı yürüterek tasfiye planını başarısızlığa mahkum etmiştir. Bu iki yıllık pratik güçlerimizin içinde bulunduğu yetersizliği aşması ve Apocu felsefe temelinde modern ve profesyonel gerillaya ulaşmasıyla birlikte Kürdistan gerillasının yirmi birinci yüz yılın başarı gerillası olacağını bir kez daha kanıtlamıştır.
Kürdistan Halk Savunma Güçleri, Önderliğimizin Newroz ile başlattığı Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa hamlesinde üzerine düşen tarihi sorumlulukları yerine getirmeyi esas almış, Önderliğimizin çağrısına ve KCK kararlarına harfiyen uymuştur. Böylelikle HPG, savaşta olduğu kadar Kürdistan’ın demokratik çözümü sürecinde de üzerine düşen görevleri yapmaya muktedir olduğunu göstermiştir...
HPG’nin iki yıllık direnişini bu temelde değerlendiren konferansımız, cesaretli bir eleştiri ve özeleştiri temelinde yaşanan eksiklik, hata ve zaafları ele almış, bu yetersizlik ve hatalara yol açan nedenleri sonuçlarıyla birlikte değerlendirerek bunları aşma ve düzeltme kararlılığına ulaşmıştır.”
HPG'nin derinleşme projesi
Konferansın diğer bir gündemi de HPG’nin yeniden yapılanma ve derinleşmesi projesiydi. Bu konu da sonuç bildirgesinde şöyle yer aldı: "Güçlerimizin yaşadığı yetersizlik ve eksiklikleri aşmayı hedefleyen yeniden yapılanma projesi, salt askeri değil ideolojik, kültürel, politik boyuta sahip bir eğitim, derinleşme ve yenilenme projesidir. PKK’nin 11’nci Kongresi'nin ruh ve çizgisini öncülük düzeyinde temsil etme kararlılığını gösteren konferansımız, aynı zamanda yeni sürecin gerekliliklerini karşılayacak karar, planlama ve düzenlemelere de gitmiştir.
Hüseyin, Mehmet, Kerim, Rojin, Numan, Rubar, Celal, Xebat, Simko, Çiçek, Alişer ve Rüstem yoldaşlar öncülüğünde destansı direniş sergileyerek şahadete ulaşan yüzlerce yoldaşımızın anısına gerçekleşen 7’nci HPG Konferansı şehitler çizgisinin yegane özgürlük ve zafer çizgisi olduğunu tespit ederek bu çizgiyi yaşatma ve sonuca götürme temelinde büyük bir söz verme ve kararlaşma konferansı olmuştur. Bu temelde bir kararlaşma ve netleşme sağlayan konferansımız, Önder Apo’nun emrinde ve KCK’nin siyasal perspektifleri temelinde tereddütsüz hareket edecek olan Kürdistan Halk Savunma Güçleri’nin, Kürdistan ve Önder Apo’nun özgürlüğünü gerçekleştirmek için üzerine düşen tarihi sorumlulukları yerine getirme azim ve kararlılığını; Önderliğimize, halkımıza ve şehitlerimize layık bir duruş ve pratiği yürütme iddia ve iradesini zirveleştiren bir gerilla konferansı olmuştur.”
ANF/BEHDİNAN