
Örgütün Türkiye uzmanı Emma Sinclair-Webb, “Bir yıl oldu, F-16’lara 34 köylüyü öldüren bombaları atma emrinin verilmesiyle ilgili henüz hiç kimseden hesap sorulmuş değil. Türkiye hükümeti, Meclis ve Diyarbakır savcısı, şu ana kadar mağdur ailelerini adalet arayışlarında yüzüstü bıraktı” diyen Webb, "Bu durum, hükümetin kendi kanuna aykırı uygulamalarına ilişkin olarak kamuya hesap vermekteki genel gönülsüzlüğüyle örtüşüyor" tespitinde bulundu.
Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun Ocak 2012'de kurduğu alt komisyonun, sonuç almak konusunda defalarca güvence vermesine karşın, bugüne kadar ne incelemesini tamamladığı ne de herhangi bir bulguyu açıkladığına işaret edilen açıklamada, devamla şöyle denildi: "Alt komisyonun muhalefet partilerine mensup üyeleri basına ve İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne; Genelkurmay Başkanlığı, Savunma Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) tam bir işbirliğini reddettiğini, soruları yanıtlamadığını veya talep edilen bazı belgeleri vermediğini anlattılar. Olayla ilgili adli soruşturma yürütmekten sorumlu Diyarbakır cumhuriyet savcılığı da, henüz soruşturmasını tamamlamış değil ve ne zaman bitireceğine dair herhangi bir işaret de bulunmuyor."
Türkiye'ye uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülükleri hatırlatan HRW, eğer tüm devlet kurumları soruşturmayı yürütenlerle çabuk ve tam işbirliğine gitmezlerse, Türkiye'nin 34 vatandaşının yaşama hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) verilebileceğini belirtti.
İSTANBUL