
DTK Eşbaşkanı Dicle, İHYA DER Başkanı Aytaç Baran’ın öldürülmesi ardından kentte estirilen teröre ilişkin konuştu. Seçim sürecinde “Oy kullanmak Allah’a şirk koşmaktır” şeklinde bildiri yayınlayan DAİŞ yanlısı Tevhid Grubu’na dikkat çeken Dicle, HDP’nin mitingine yönelik bombalı saldırının da, Yeni İHYA DER Başkanı Aytaç Baran’ın vurulmasının da bu örgütün işi olabileceğini söyledi.
Tevhid Grubu
HDP mitinginde bomba patlatanların bu grubun üyeleri olduğuna dair bilgi aldıklarını kaydeden Dicle, “Daha sonra gözaltına alınan kişinin de IŞİD yanlısı olduğu duyuruldu. Bütün bu gelişmelere bakıldığında Kürtler arasında çıkarılması düşünülen savaş ve çatışmanın esas aktörü DAİŞ olabilir. Bilindiği gibi bu örgütün Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da bir militan gücü yok. Bu yüzden Aytaç Baran’ın vurulması gibi suikastlar ile Hüda Par ile Kürt hareketi arasında bir gerginlik ve çatışma çıkarmak istiyor olabilir. Aytaç Baran’ın vurulmasında asıl amaç Kürtler arasında bir savaşın fitilini ateşlemektir” diye konuştu.
Hüda Par’a çağrı
Aytaç Baran’ın vurulmasından sonra HDP’lilere yönelik gerçekleşen infazlara ilişkin ise Dicle şöyle konuştu: “Olayın ne olduğu belli olmadan, saldırının sorumlularının kimler olduğu ortaya çıkmadan Hüda-Par’lıların yurtseverleri hedef alması ve 4 kişinin katledilmesi söz konusu çevrelerin bu oyuna ve tahrike geldiklerini ve oyunun bir parçası olduğunu gösteriyor. Hüda Par bu oyunda oyuncak olmamalıdır.”
Hizbullah hükümlüsünün oğlu
Dicle’nin Amed’deki saldırının arkasındaki kirli el olarak işaret ettiği Tevhit Grubu’nun lideri 31 yaşındaki Halis Bayuncuk. Örgüt içerisinde ve örgüte bağlı yayınlarda “Ebu Hanzala” kod ismini kullanan Halis Bayuncuk, Türk Hizbullahı hükümlüsü Hacı Bayuncuk’un da oğlu. 2001 yılında “Hizbullah yöneticiliğinden” tutuklanarak cezaevine konulan baba Hacı Bayuncuk, müebbet hapis cezasına mahkum.
El-Kaide’nin Türkiye lideri
Halis Bayuncuk ise 2008 yılında İstanbul’da ikinci sinagog baskını eylemini planlarken yakalanarak tutuklandı ve bir yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest kaldı. Bayuncuk, 2011 yılında, 42 kişi ile birlikte “El-Kaide’nin Türkiye lideri” olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Ancak, 24 Ocak 2013 tarihinde yine tahliye edildi. Halis Bayuncuk, serbest kalması sonrası Suriye’de DAİŞ ile İslami Cephe arasındaki çatışmalarda safını DAİŞ çetelerinden yana belirledi.
DAİŞ’e açık destek
Cihatçı görüşlerini, örgütün sahip olduğu Tevhid Dergisi ve tevhiddersleri.com adlı sitede yayınlanan videolar aracılığıyla duyuran Bayuncuk, 11 Mayıs 2014’te sosyal paylaşım sitesi YouTube’a yüklenen bir videoda DAİŞ’e verdiği açık desteği şu sözlerle dile getiriyor: “IŞİD, bizim Müslüman kardeşimizdir. Onlara yönelik her bir saldırıyı bize yapılmış sayarız. Ben inanıyorum ki o savaş akide savaşıdır. Ben o kardeşlerimin yanındayım. Kim o kardeşlerimize saldırı yapmışsa bunu bana yapılmış olarak kabul ediyorum. Onun için her birimiz bu konuda tarafımızı belli etmemiz lazım.”
Türkiye’yi de fethedeceğiz!
İslami grupların Türkiye sınır hattındaki kamplarından birinde Türk televizyon kanallarından birisine konuşan Bayuncuk, “Suriye’yi fethettikten sonra inşallah İstanbul’u da alacağız. Sonra da Türkiye’yi de” demişti.
2014’te tutuklandı
Bayuncuk, 14 Ocak 2014’te Van merkezli operasyon kapsamında tutuklandı. Bayuncuk’un yazıları tutukluyken de Tevhid Dergisi’nde yayınlanmaya devam etti. Dergi ve Bayuncuk’a ait bazı eğitim notları DAİŞ üyelerinde ele geçmişti. Bayuncuk, 9 Ekim 2014’te serbest kaldı, bir gazeteye verdiği röportajda şunları anlattı: “1984 doğumluyum, aslen Bingöllüyüz. Diyarbakır’da doğdum. İmam hatip Lisesi’ni Diyarbakır’da tahsil ettik. Katsayı problemi vardı. Mısır’da 4 yıldan fazla kaldım. 2008 ve 2011’deki operasyonlarda ‘El Kaide lideri’ iddiasıyla, 2014’teki operasyonda ise ‘IŞİD ve El Kaide lideri’ suçlamalarıyla yargılandım.”
Daha önce de saldırdılar
Ağırlıklı olarak cami, mescit ve dernekler üzerinden örgütlenen grubun seçim süresince gerçekleştirdiği saldırılar da dikkat çekiyor. Van merkezde üzerinde “Oy Kullanma, Yaratıcına Şirk Koşma” ve “Hâkimiyet Allah’ındır” yazılı olan Tevhid Dergisi imzalı broşürler dağıtan bir grup, tepki gösteren bir kişiyi bıçakla boynundan yaralamış, bir kişiyi ise darp etmişti. Aynı içerikli bildiriler, bölgenin diğer kentlerinde seçim süreci boyunca dağıtıldı.
5 Haziran günü Amed’de düzenlenen mitinge yönelik yapılan bombalı saldırıların faili olduğu gerekçesiyle tutuklanan Orhan G.’nin, DAİŞ üyesi olduğu kaydedilirken, daha önce Adana ve Mersin’de yapılan bombalı saldırıların arkasındaki kirli elin de aynı örgüt olduğu belirtilmişti. Tüm bu gelişmeler Dicle’nin provokasyonun DAİŞ bağlantılı Tevhid Grubu eli ile yaratılmak istendiği yönündeki görüşü destekleyecek nitelikte.