BDP, Amed, Mersin ve Adana'da hafta sonu yapılacak yürüyüşlerle startını vereceği kampanyayı; barajlar ve karakol inşaatlarını durdurmak, koruculuğu kaldırmak, tutsakları özgürleştirmek, anadilde eğitimi sağlamak, seçim barajını düşürmek, daha çok demokrasi ve özgürlük için yaz boyunca sürdürecek. DTK da tüm kesimlere kampanyaya destek olmaya çağırdı.

27-28 Haziran'da Amed'de siyasal durum ve planlama gündemleriyle toplanan BDP Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı. Demokratik çözüm sürecinin 2. aşamasına geçildiği saptaması yapılan toplantıda, önümüzdeki sürece ilişkin yapılacaklar ele alınarak, planlama yapıldı. Bugüne kadar çatışmasızlık halini ihlal eden tek bir olayın yaşanmamasının sonuçları itibarıyla birinci aşamanın başarısının kanıtı olduğu belirtilen açıklamada, "Demokratik siyaset alanında da halkın sürece desteğini sağlamak için bölge gezileri ve halk toplantıları başarıyla tamamlanmıştır. Parti heyetimizin bugüne kadar İmralı ve Kandil'de sürdürdüğü toplantılar esas olarak 1. aşamanın sorunlarını gidermeye ve başarıyla sürdürülmesine dairdi. Ancak heyetimizin İmralı'da yaptığı son toplantıda Sayın Öcalan'ında belirttiği gibi artık 2. aşamaya geçilmiştir" denildi.

Atılması gereken adımlar

"Artık ikinci aşamada adım atma sırası hükümettedir" denilen BDP açıklamasında, hükümete "yol temizliği" olarak nitelendirdiği acil adım atılması gereken konularda 25 maddelik bir öneri paketi sunulduğu hatırlatılarak, hemen yapması gereken ve yapabileceği değişiklikler şöyle sıralandı: "TMK'nin kaldırılması, TCK'de ilgili maddelerin değiştirilmesi, toplantı ve gösteri hakkının genişletilmesi, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi, uluslararası sözleşmelerdeki çekincelerin kaldırılması, Siyasi Partiler Yasası'nda gerekli değişikliklerin yapılması, hasta tutukluların serbest bırakılması."
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın da 2. aşamanın nasıl sürdürüleceğine dair önerilerini hükümete sunduğuna işaret edilen açıklamada, "Hükümet acil olarak 2. aşamanın adımlarını atmalıdır. Hükümetin atması gereken adımlar, sadece Kürt halkının değil, bütün kesimlerin ortak talebidir" diye belirtildi.

Gezi daha çok özgürlüktür

Gezi direnişinin de esas olarak daha çok demokrasi, daha çok özgürlük talebiyle başladığı vurgusu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Hükümet taleplere kulak vermek yerine, mitingler düzenleyerek kendi tabanıyla halkın diğer kalan kesimini karşı karşıya getirmek istemiştir. Gezi direnişinin ortaya koyduğu en önemli gerçeklik hak ve özgürlük talebiyle, sadece 4 yılda bir sandıktan çıkan sonucun demokrasi olmadığıdır. Halk kendisiyle ve kendi yaşam alanlarıyla ilgili kararları kendisi vermek istemektedir. Nitekim 3. köprüye halka sormadan isim verilmesi ve bu ismin çağrıştırdıkları sadece Alevilerin değil, toplumun çok geniş kesimlerinin tepkisine neden olmuştur."

Demokrasi herkesin talebidir

Hükümete halkın taleplerine kulak vermesi ve gerekli demokratik adımları atması çağrısı yapılan açıklamada şöyle denildi: "Sayın Öcalan hükümete verdiği plan için 'Halkın yüzde 90'ının taleplerini kapsıyor' demektedir. Bugün AKP tabanının önemli bir kesimi de AKP'ye askeri vesayete karşı olduğu için oy vermiştir. Bazı demokrat çevreler ve liberal çevreler bu nedenle AKP'yi desteklemiştir. Demokrasi bütün toplum kesimlerinin talebidir. İstanbul'da Taksim Meydanı'nından da Diyarbakır'da Newroz Meydanı'ndan da benzer talepler yükselmektedir. Buna karşılık hükümet, şiddetin en beterini uygulayan polise teşekkür ederek, karakol ve baraj inşaatlarına devam ederek, tecavüzcü askerleri serbest bırakarak, hasta tutukluları cezaevlerinde ölüme mahkum ederek, siyasetçileri, avukatları, gazetecileri rehin olarak tutmaya devam ederek, seçim barajını kaldırmayacağını ilan ederek demokrasi taleplerini duymazdan gelip bildiğini okumaya devam etmektedir. Hükümet, halkın taleplerine kulak vermeli, 2. aşamanın gereklerini yerine getirmeli, gerekli demokratik adımları acilen atmalıdır."

'Süreç bizim sürecimizdir'

Halklar ve toplumsal kesimler açısından, demokrasi ve özgürlüğün AKP Hükümeti'nin inisiyatifine ve siyasi aklına bırakılmayacak kadar önemli olduğuna vurgu yapılan bildirgede, kampanyanın duyurusu yapıldı: "Demokrasiyi tesisi etmek ve adım adım özgürlüğe yürümek bizim esas görevimizdir. Bugünün acil görevi ise demokratik çözüm sürecinin 2. adımını ilerletmek, demokrasi talebi olan tüm toplumsal kesimlerle ortaklaşmaktır. Demokratik çözüm süreci Sayın Öcalan'ın başlattığı bir süreçtir. Bizim sürecimizdir. Sürece sahip çıkmak ve ilerletmek bizim sorumluluğumuzdadır. Bu nedenle 'Hükümet adım at!' demek için, çalışmalarımızı demokrasi ve kalıcı bir barış isteyen tüm güçlerle birlikte şehir şehir, sokak sokak, meydan meydan, park park yürüteceğiz."


İlk eylem Pazar
30 Haziran Pazar günü Amed, Mersin ve Adana'da "Hükümet adım at!" yürüyüşleriyle başlatılacak kampanya yaz boyunca sürecek. BDP, "Kampanyamızı yaz boyunca, barajları, karakol inşaatlarını durdurmak için, hasta tutsakları ve siyasi tutsakları özgürleştirmek için, ana dilde eğitim için, seçim barajını düşürmek için, Roboskî'de adalet için, koruculuğu kaldırmak için, Sayın Öcalan'a özgürlük için, daha çok demokrasi ve daha çok özgürlük için sürdüreceğiz" dedi.

'Omuz vermeye çağırıyoruz'

Kadın ve gençliğin de bu süreçte aktif rol oynayacağına vurgu yapılan açıklama, şu çağrıyla noktalandı: "Demokrasi, özgürlük, barış ve onurlu yaşam arayışı olan her kesim ve toplumsal dinamiği, her kişi ve kurumu 2. aşamayı ilerletecek eylemler ve etkinlikler düzenlemeye, tüm demokrasi, özgürlük ve barış güçlerini demokratik çözüm hamlesine omuz vermeye çağırıyoruz" diye belirtildi.

DTK: Hükümetin insafına bırakılamaz
İkinci aşamanın toplumsal mücadele ile şekilleneceğini belirten DTK, tüm kesimlere BDP'nin başlattığı kampanyaya destek olmaya, ikinci aşamayı ilerletme için katkı sunmaya çağırdı.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), BDP’nin ‘Hükümet adım at!'  şiarıyla 30 Haziran’da Adana, Mersin ve Amed’de düzenleyeceğini yürüyüşlerin çok önemli olduğunu belirterek, katılım çağrısı yaptı. Halklar ve toplumsal kesimler açısından, demokrasi ve özgürlüğün sadece AKP Hükümeti'nin inisiyatifine bırakılmasının söz konusu olmadığını kaydeden DTK, “Demokrasiyi derinleştirmek ve demokratik siyaseti pratikleştirmek toplumsal mücadele ile mümkün olur. Sürecin 2. aşaması bu toplumsal mücadele ile şekillenecektir" dedi.
Yürüyüşlerin halkın iradesini açığa çıkaracağını vurgulayan DTK, şu çağrıyı yaptı: "Bileşenlerimiz başta olmak üzere tüm STK’ları, barıştan, demokrasi ve özgürlükten yana olan toplumsal kesimleri ve halkımızı bu demokratik yürüyüşlere katılmaya ve sürecin 2. aşamasını ilerletmeye çağırıyoruz."

DİHA/AMED