DANA OMER/ROJNEWS/SÜLEYMANİYE

Tevgera Azadî Eşbaşkanı Mihemed Ebdullah, ”Halkın talepleri haklıdır ve hükümet bir an önce istifa etmesi gerekir” dedi. 
Tevgera Azadî Eşbaşkanı Mihemed Ebdullah, RojNews’in sorularını yanıtladı.


Geçtiğimiz günlerde resmi olarak tanındınız. Bunun çalışmalarınıza yansımasını anlatır mısınız?

Irak Seçim Yüksek Komisyonu, Tevgera Azadî’nin resmiyetini kabul etti. 3 yıldır Federe Kürdistan’da resmiyet kazanmak için girişimlerimiz sürüyordu. İsteklerimiz, Süleymaniye Asayişi’nde kalıp, cevap verilmedi. Ancak Irak bizi resmi olarak tanıdı ve Irak’ta resmi bir parti olduk. Tevgera Azadî siyasi ve toplumsal bir harekettir. Çok resmiyete bağlı değiliz ama resmi olarak da tanınmak önemlidir. Resmileşmek işlerimizi daha kolaylaştırıyor. Bundan sonra Irak’ın vilayetlerinde merkezlerimizi açabileceğiz. Eylem ve etkinliklerimizi düzenleyebileceğiz.

 

Duhok ve Hewlêr’de de büro açmayı düşünüyor musunuz?

Evet, hedefimiz var. Kısa bir süre içinde kendi içimizde yürüteceğiz tartışmalar sonucunda gerekli yerlerde bürolarımızı açacağız. 


Geçmiş süreçte üyeleriniz üzerinde çok baskılar olmuştu…

Tevgera Azadî için büro çok önemlidir. Bürolarımız olsa da olmasa da KDP Asayişi bize baskı kurup saldırıyor. Takur Zerdeştî birkaç gün önce gözaltına alındı. Kendimizi sadece bürolarla da sınırlandırmıyoruz. 

Şimdiye kadar resmiyetimiz kabul edilmediği için siyaset dışında kaldık. Ancak bundan sonra bizi engelleyemeyecekler. Çünkü Irak genelinde resmiyetimiz kabul edildi. Çözüm projelerimizle tüm seçimlere de katılacağız.

 

4 gündür protesto gösterileri yapılıyor. Eylemciler mevcut hükümet ve iktidarın istifa etmesini ve lağvedilmesini istiyor. Tevgera Azadî’nin tavrı nedir?

Bu soruya yanıt verebilmemiz için önce 26 yıllık iktidara bakmamız, sonra yurttaşlarımızın çığlıklarından söz etmemiz, ondan sonra da Tevgera Azadî’nin tavrından bahsetmemiz gerekiyor. Mevcut iktidar 26 yıllık süreçte, yönetimde ve yurttaşların savunulmasında başarısız oldu, yenilgilere uğradı ve topluma kırılmalar yaşattı. Halkın aç bırakılması ve köleleştirilmesi siyaseti benimsendi. Bu politika karşısında, çok sayıda uyarılar, cesaretli girişimler ve mücadeleler oldu. Bu yönetim/statü, şehitlerimizin emeği ve mücadelesiyle kuruldu. Bu yüzden de bu iktidara sabırla yaklaşıldı. Halka karşı bu kadar suç işlemelerine rağmen, halk bu değerlerden dolayı göz yumdu. Ancak halkın artık sabrı tükendi ve bunları cezalandırmak istiyor. Bu yüzden de halk eylemlere yöneldi ve Raperîn (isyan) başladı. Bu da halkın en doğal hakkıdır. 

Yenilginin ardından halk ile dayanışma kurarak çözüm geliştirmek yerine dışarıda çözüm arayışına girdiler. Bir gün Türkiye’nin diğer gün Fransa’nın kapısını çaldılar. Bunu da çözümün halkla birlikte geliştirilmesi gerekliliğinin olduğu bir süreçte yaptılar. Halka bu ağır kırılmaları yaşattıktan sonra iktidarı bırakmaları gerekirdi. Toplumda huzur ortamı oluşturmalıydılar.

 

Hükümetin lağvedilmesi talebi haklı mıdır?

 Tevgera Azadî’ye göre bu gösteriler halkın meşru hakkıdır. Desteklemekteyiz. Bize göre mevcut hükümetin hiçbir meşruluğu kalmadı. Bu yüzden de değiştirilmesi gerekiyor. 

Halkın taleplerini destekliyoruz. Konuya çok hassas yaklaşıyoruz. Bu gösterilerde hizmet kurumlarına saldırılmamalıdır. İktidarın ele geçirdiği bu kurumlara iktidarın gitmesi için baskı yapılmalıdır. Bunu meşru buluyoruz.

 

İktidar halkın isteklerine kulak vermezse ne olacak?

 İktidar halkı dinlemek istemiyor, egemenliğini sağlamlaştırmak istiyor. Bunun için de eylemcilerin üzerine ateş açıyor, şiddet uyguluyor. Çözüm geliştirmek gerine halkın taleplerine kurşun sıkarak cevap veriyor. İktidarın gitmekten başka hiçbir çaresi kalmadı. Bu saatten sonra çözüm bu olur.

 

Bu durumda sonuç ne olur?

Halk çok öfkeli ve kaybedeceği bir şey kalmadı. Başûr’da Açlık ve kölelik söz konusudur. Bana göre halkın bu öfkesi bu iktidar gidene kadar dinmeyecektir.