İsviçre Gündemi


İsviçre yeni bir tartışma ile karşı karşıya. İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) öncülüğünde sürdürülen yeni bir halk inisiyatifi İsviçre hükümetlerini halkın seçmesini talep ediyor. SVP’nin geçtiğimiz yıllarda seçimlerde zaferle çıkması ve birinci parti olmasının da söz konusu girişimde büyük etkisi bulunuyor.
Halkın hükümeti seçmesi bize ne kadar normal gibi gözükse de, bu İsviçre sistemini alt üst edecek bir girişim ve ülkenin geleceğini de büyük bir tehlikeye sürüklemektedir. Zira İsviçre sistemsel farkını siyasal dengeler üzerinde götürmektedir. Partilerin seçimlerde çoğunluk sağlaması, hükümeti ele geçirmeleri anlamına gelmemektedir. Ülkenin siyasal geleneğinde Sosyalist Parti, Yeşiller, İsviçre Halk Partisi ve Liberal’lerin 1 ve iki kişiyle temsil edildikleri 7 kişilik hükümet geleneği özenle korunmaktadır. Yürütme organı olan ve yedi üyeden oluşan Federal Konsey, ülkenin izleyeceği siyaseti belirler, mevzuatı hazırlar, anlaşmaları imzalar, idari teşkilatı yönetir ve kantonların faaliyetlerini gözetim altında tutar.
Federal Konsey üyeleri, 4 yılda bir yapılan Ulusal Konsey seçimlerinin ardından milletvekilleri arasından her iki kanadın katılımıyla, Federal Meclis tarafından, mutlak çoğunluk ile seçilirler. Yani Hükümeti Meclisler Seçer. Federal Konsey üyeleri seçimiyle birlikte milletvekili sıfatlarını kaybederler; ancak hem Devletler Konsey’ine hem de Ulusal Konsey oturumlarına katılımlarını devam ettirirler, oturumlarda oy kullanamazlar. Federal Meclis, Federal Konsey üyelerini, Federal Konsey başkanını ve yardımcısını ayrı ayrı seçer. Örneğin geçtiğimiz genel seçimlerde İsviçre Federal Parlamentosunda sandalye dağılımı İsviçre Halk Partisi 62, Sosyal Demokratlar 43, Radikal Parti 31, Hıristiyan Demokratlar 31 ve Yeşiller 20 olmasına rağmen hükümetin geleneksel dağılımı aynı kalmıştır.
Avrupa Konseyi İsviçre seçimlerinde partilerin eşitsiz ve dengesiz finansman kaynaklarına sahip oluşuna dikkat çekmişti. Bu konuda İsviçre sermayesini arkasına alan SVP İsviçre seçimlerinde her zaman diğer partilerden önde ve avantajlı girmektedir. Söz konusu partinin ‘Hükümeti halkın seçmesi’ talebi artan oyların yanı sıra finansal avantajlarını da kullanarak hükümeti ele geçirme çabası olarak da anlaşılabilinir.
İnisiyatifin talebini kabul ettirmesi İsviçre sisteminin sonu olacaktır. Bunun yerine Amerikanvari bir sistemin yerleşeceği, popülizm ve sermayenin karlı çıkacağını düşünenlerin sayısı hayli fazla. Sosyalis Parti SP’den eski bakan Micheline Calmy-Rey’in SVP’nin önerisine destek vermesi kafaları iyici karıştırmış gözükse de, halkın büyük çoğunluğunun mevcut sistemin korunmasından yana karar alacağı belirtiliyor.