Dersim’de gerilla güçlerinin CHP’li Hüseyin Aygün’ü gözaltına alması Türkiye’de büyük yankı yarattı. Bu gözaltı ile beraber Kürt Özgürlük Güçleri yeni dönem politikaları ve uygulamaları noktasında önemli bir mesaj verdi. Gözaltı ile çok yönlü mesajlar verilmiştir, anlayanlar için. Kanımca bu mesajların içerisinde en önemlisi ise Kürt coğrafyasında makamı ve kimliği ne olursa olsun, suç pratiği içerisinde olan herkesin halkın adaletine hesap vermek zorunda kalacağıdır.
Hüseyin Aygün olayı, bir yönüyle de aslında üstü gizlenmiş bazı gerçekleri de açığa çıkardı. Bugün Kürt Özgürlük Hareketi ve gerçek dostları Aygün’ün tutuklanması süreci içerisindeki gelişmeleri ve saflaşmaları iyi okuyabilmelidir.
HPG güçleri gözaltı gerekçesini net olarak ortaya koymasına rağmen içerisine girilen açıklama yapma yarışı gerçekten düşündürücüdür. Bu anlamda Kemalistlerin ve Kürt düşmanı çevrelerin içerisine girdiği karalama ve düşmanlık yaratan demeçler anormal değildir, zira bu kurumların varoluş gerekçesi zaten mezhepçilik ve ırkçılık üzerindeki ayrıştırmadan geçiyor.
Düşmanca yaklaşımlar içeren bu kesimlerin yanında genel demokrasi güçleri, Alevi kurum ve Özgürlük Hareketi çeperindeki kurumların yaklaşımları ise anlaşılmazdır. Bu kesimler ya oluşturulan psikolojik etkilenmeyle açıklama yapma gerekleri duymuşlardır yahut Aygün’ün kişiliği ve alet olduğu politikalar hakkında bilgi sahibi değildirler. Abartılı kişilik tanımlamaları ile kısmi talep içeren açıklamalar genel doğruları içermiş olsa dahi Aygün hakkındaki yanlış belirlemelerle tuhaf kaçmıştır.
“İnsan hakları aktivisti, Alevi toplumun değeri Hüseyin Aygün Can, demokrasi kahramanı vb” tanımlar ne kadar gerçeği ifade etmektedir. HPG açıklamasında vurgulanan ayrıştırıcı, bölücü ve kara propagandacı, manipülatif kişilik, özel savaş uygulayıcılığı  vb suçlar hiç mi görülmüyor.
Aygün’ün Dersim üzerinde yaratmak istediği ayrıştırıcı “Zazacılık” politikası, mezhepçilik temelindeki söylemleri, basın üzerinden yaptığı Kürt Özgürlük Hareketi karşıtı ve BDP karalamaları ne çabuk unutuldu. Bu mu demokrasi kahramanlığı ve insan hakları aktivistliği. Sık vurgulanan Roboskî ziyareti iddiasını gündeme getirenler, Aygün’ün Roboskî vb konularda AKP ve devletin haklılığını vurgulayan yaklaşımlarını nereye koyuyorlar. 94 köy yakmaları sırasındaki AİHM ve içerdeki davaları sanki maddiyat temelinde değil de, mücadele aşkından yapmış gibi yaklaşımlar inandırıcı değildir.
Aygün için açıklama yarışına girenler, Dersim’e kadar gidip Aygün’ü Alevilerin temsilcisi ilan edenler bu memlekette tutuklu Kürt vekilleri için Amed’e gitmeyi düşünürler mi?  Amed’ de linç edilmeye çalışılan vekillere destek verdiler mi?  Aygün’e verilen desteğin temelinde Aygün’ün Kürt karşıtı olması, popülaritesi mi yoksa CHP’li olması mı etkilidir.
Sadece Alevi kurumları da değil Kürt halkının dostlarının Aygün yaklaşımı aslında gizlenemeyen Kemalist damarın etkisidir. Ne kadar teorize edilmeye çalışılırsa çalışılsın Aygün=CHP’dir. Kimse Aygün, CHP’yi aşan bir konumdadır gibi anlamsızlıklara girmesin.
Aygün hakkında hiçbir şey bilmiyorlarsa, sadece ABD büyükelçisinin Aygün açıklamasına bakıp, değerlendirirlerse dahi çok şey çıkaracaklardır…
Aygün, bugüne kadar genelde Kürt halkına özelde ise Dersim halkına karşı önemli suçlar işlemiştir. Halkı ayrıştıran, bölen devlet politikalarının uygulamacısı olan, kara propagandist Aygün’ü herkes iyi tanımalıdır. Aygün’ü geleceğe hazırlamaya çalışanlara zemin oluşturacak açıklama ve politikalarla cilalama operasyonuna kimse alet olmamalıdır, geçmişteki Namık Paşa tiyatrosunda olduğu gibi.
Aygün’ün serbest bırakıldıktan sonra söyleyecekleri ve yaklaşımları önemliydi. Kameralar karşısında yaptığı açıklamalar ise bu yönlü olumlu mesajlar vermiyor. “Beni seçilmiş olarak gördüler, CHP politikalarını olumlu buldular, artık onlarda evlerine dönmek istiyor, Demokratik Özerklik için mücadele yürütmenin anlamsızlığının farkında olduklarını söylediler vb...” cümleler aceleyle yapılmadıysa kesinlikle özel psikolojik harp yöntemidir. Aygün, artık karar vermek zorundadır eğer geçmişte üstlendiği uğursuz role devam etmeye kalkarsa, bu halka hesap vereceğini unutmamalıdır.