
Hutbelerde okunan konuşmalarda herkesin bu zulmüne ‘dur’ diyebilmesi için üstüne düşen vazifeleri yerine getirmesi gerektiği vurgulandı ve direnişe çağrı yapıldı.
‘IŞİD çizgisiyle zulüm aracı’
Hamburg Şeyh Sait Camisi’nde Cuma namazı kılındıktan sonra hutbe okunda. Daha sonra da caminin kapısında basın açıklaması yapıldı. Caminin Sydası Sait Akbana, şunları dile getirdi: “Kendisine insanım ve inananım diyen herkesi bu zulme karşı ‘dur’ demeye çağırıyorum. Erdoğan bugün halkımıza saldırıyor, camilerimizi bombalıyor, kutsal olan ne varsa ayaklar altına alınıyor. Anne karnındaki Kürt’e dahi tahammüllü olmayan günümüzün firavunu Erdoğan, yarın öbür gün yüce Allah’ın huzuruna hangi yüzle çıkacaktır. Erdogan’dan daha büyük zalim kim olabilir ki, zalime ve zulme direnmek, hem dinen hem ahlaken caizdir. Halkımıza bunca vahşetten sonra direnmekten başka bir seçenek bırakılmamıştır. Kürt halkından başka dili, dini, kültürü, kimliği yasaklı bir ulus göremezsiniz. Yüce Allahın kitabında dillerinizin ve renklerinizin farkı yaratılması ayetlerindendir diye buyruluyor. Erdoğan ve çetesi bu ayetleri inkar ederek Allah’ın emirlerine karşı gelmekle en büyük küfrü işliyorlar. Hendekler Kürt halkının onurudur. Peygamber Efendimiz bile düşmanlardan korunmak ve halkını bu zulümden korumak için hendek savaşı başlatmıştır. Hendekleri bahane edip halka saldıran insanlara şunu soruyoruz: Suruç’ta, Amed’de, Ankara’da hendekler mi vardı ki insanları katlettiniz? Kürt halkı bugün hendek açıp namusunu, onurunu koruyorsa, başka seçeneği kalmadığındandır. Hendekleri bahane edip halkımıza kimse dil uzatıp sayısızlık yapmasın.”
‘Zulme sessiz kalmayalım’
Seyda Akbana, konuşmasının devamında şunları dile getirdi: “Zulme sessiz kalmak zulmü onaylamaktır. Bu ülkenin asli unsurları olarak diyoruz ki; hiç bir güç bizi ülkemizden çıkaramaz. Biz Kürdistan ülkesinin sahipleriyiz. Soyu sopu, dili dini mezhebi ne olduğu belli olmayan bir kavmin artıkları bize boyun eğdiremezler. Bu zulmün son bulması için bulunduğumuz her yeri mazlumun kalesini, direniş odağı yapalım. Bu uğurda ölen kesinlikle şehittir.”Basın açıklaması alkışlarla son buldu.
İlk cumada direnişe destek
Almanya’nın başkenti Berlin’de, Civaka İslamiya Kürdistan’a bağlı faaliyet yürüten Mezopotamya Camii ve İbrahim Xelil Camii, Kürdistan’daki katliamları kınayan ve öz yönetimlerin tanınmasını isteyen ortak basın açıklaması yaptı.
2016’nın ilk Cuma namazında yapılan açıklamada, insanlık çağrısında bulunuldu. Kürdistan’daki direniş ve öz yönetimleri selamlayan pankartların açıldığı basın açıklamasında Amed’in Sur ilçesi, Nusaybin, Cizre, Silopi ve Dargeçit’te yürütülen Türk Devleti’nin imha savaşı protesto edildi. Mezopotomya Camii’ndeki basın açıklamasını, Mele Abdülkadir Bir ve Mele Mehmet Çağlı yaptı. Açıklamada şunlar vurgulandı: “İslam adına Kürt halkının katliamına seyirci kalan ülkeleri bu sessizliklerinden dolayı kınıyoruz. Halkımızın görkemli direnişinde yalnız olmadığını belirtiriyor, özgürlükten ve insanlıktan yana olan herkesi destek vermeye çağırıyoruz.”
M.ZAHİT EKİNCİ/HIDIR ATEŞ/HAMBURG/BERLİN