Almanya'da tek başına hükümet kurmak için yeterli çoğunluğa ulaşamayan Hıristiyan Birlik partileri (CDU/CSU), koalisyon ortağı arayışına girdi. Seçim aritmetiği üç koalisyon seçeneğine işaret ediyor: Ya Hıristiyan Birlik partileri ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) ortaklığındaki Büyük Koalisyon ya Birlik partileri ile Yeşillerin kuracağı bir hükümet ya da SPD-Yeşiller-Sol Parti koalisyonu. Ancak ikinci ve üçüncü ihtimal düşük görülüyor. Zira seçim sonuçlarını değerlendiren CSU yönetimi, Yeşiller ile koalisyona karşı çıktıklarını açıkladı. SPD-Yeşiller-Sol Parti koalisyonu da mümkün gözükmüyor. Çünkü SPD ve Yeşiller, Sol Parti ile koalisyon kurmayacaklarını açıkladı. Kesin sonucu üçüncü kez başbakanlık yapma hakkı kazanan Angela Merkel'in muhalefet partileriyle yapacağı pazarlıklar belirleyecek.


İlk temas SPD'yle

Merkel önceliği seçimde oylarını arttırarak ikinci parti çıkan Sosyal Demokrat Parti'ye (SPD) tanıdı. Angela Merkel önceki günkü basın toplantısında ülkeyi 2005-2009’daki gibi yine Büyük Koalisyon yani ile SPD ile hükümet ortaklığının beklediğinin işaretini verdi. Merkel, "Elbette her türlü görüşmeye açığız. Bu kapsamda, SPD lideri Sigmar Gabriel ile ilk teması kurdum. Gabriel ilk olarak partinin üst düzey isimleriyle Cuma günü bir araya gelmesi gerektiğini söyledi" dedi. Seçmenlerin kendisine yeni hükümeti kurmak için çok açık yetki verdiğinin altını çizen Merkel, Almanya'nın istikrarlı bir hükümete ihtiyaç duyduğunu ve bu nedenle partisinin diğer partilerle de görüşmeye açık olduğunu söyledi. Merkel, Yeşiller Partisi'ni de göz ardı etmediğini ifade etti.

Karar Cuma verilecek

Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) de Büyük Koalisyon'un mümkün olabileceğine dair açıklamalar geldi. Sosyal Demokratlar'ın prensipte Birlik partileri ile işbirliğine karşı olmadığını, ancak bu konuda anlaşma sağlanmasının koalisyon ortaklığının içeriğine bağlı olduğunu belirten SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel, Büyük Koalisyon'un otomotikman olamayacağını söyledi. Gabriel, Merkel’le kısa bir telefon görüşmesi yaptıklarını ve SPD'nin bu konuda karar vermeden önce Cuma günkü parti kongresini beklemek konusunda anlaştıklarını dile getirdi.

Vatandaş ne istiyor?

Yeni hükümet için görüşmeler devam ederken, yapılan bir anket vatandaşların büyük bölümünün Büyük Koalisyon'dan yana olduğunu gösteriyor. ARD'nin yaptırdığı bir ankete göre Almanya'da yaşayan vatandaşların yüzde 64'ü yeni hükümet arayışında 'Büyük Koalisyon' adı verilen SPD-Hıristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) koalisyonundan yana. Kamuoyu araştırma kurumu Infratest dimap'ın ARD'nin isteğiyle yaptığı ankete göre Hıristiyan Birlik partileri-Yeşiller koalisyonunun Almanya için "çok iyi" ya da "iyi" olacağını düşünenlerin oranı yüzde 32. SPD-Sol Parti-Yeşiller koalisyonunu tercih edenlerin oranı ise yüzde 25.
Ankete katılan bin 8 kişinin yüzde 37'si Hür Demokrat Parti'nin (FDP) seçim barajını geçememesini Almanya açısından olumsuz olarak değerlendiriyor. Buna karşılık anket katılımcılarının yüzde 60'ı FDP'nin Federal Meclis'te yer almayacak olmasından memnuniyet duyduğunu ifade ediyor. 

BERLİN




Yeşiller'den de istifa geldi

Federal seçimlerde 2009 yılına oranla yüzde 2,3'lük oy kaybeden Yeşillerin parti yönetimi istifa etti. Yeşillerin eşbaşkanlarından Claudia Roth, Meclis Grup Başkanları Renata Künast ve Jürgen Trittin parti içindeki görevlerinden istifa etti. Eşbaşkan Roth ve Cem Özdemir, yaptıkları açıklamada, 6 kişilik yönetim kurulu ile 16 kişilik parti konseyinin, sonbaharda yapılacak parti kurultayında tümüyle yeniden seçileceğini bildirdi. Böylelikle 2017 seçimleri için partinin yeniden yapılanmasına olanak sağlanacağı belirtildi.

Roth dönemi kapanıyor
Cem Özdemir, kurultayda yeniden eşbaşkanlık için aday olabileceğini belirtirken, Claudia Roth ise yeniden aday olmayı düşünmediğini açıkladı. Roth, partisinde yeni bir dalga ve yeniden yapılanmanın yolunun açılması için yeni isimlere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Hatalar yaptıklarını belirten Roth, seçim hedefleri konusunda toplumda çoğunluğu ikna etmeyi başaramadıklarını ifade etti.
FDP’nin yüzde 4,8 oyda kalıp 1949’dan beri ilk kez Meclis'e girememesi üzerine Genel Başkan Philipp Rösler de istifa etmişti.