Fransa Gündemi
Fransa’da ithal tarım ürünlerinin satışının artmasının kendilerini etkilediğini savunan binlerce tarım çalışanı sınırları tutarken, Almanya, İtalya ve İspanya’dan gelen TIRların geçişleri engelleniyor. Tarım işçilerinin taleplerine kulaklarını kapatan Fransa hükümeti ise iç siyasette sopayı sürekli sallamaya devam ediyor. Diğer taraftan Fransa, dış politikada yeni kulvarlarda boy göstermeye başladı. Fransa Dişişleri Bakanı Laurent Fabius ile İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran’ın başkenti Tahran’da basının karşısına geçerek iki ülke arasında ilişkileri geliştirme sözü verdi.
ABD’den sonra bu kez Fransa, İran’la dirsek temaslarını güçlendirmeye başladı. Söz konusu ziyaretin amacı ve içeriği her ne kadar iki ülke arasındaki buzları eritme olarak yansıtılsa da Ortadoğu konusunda yeni pazarlıkların yapıldığı açık. Dış siyasette özellikle Ortadoğu’da pay yarışında ABD ile aynı kulvara girmeye çalışan Fransa, iç siyasette kemer sıkma politikasını, göçmenlere dönük saldırılarını hızlandırıyor. İşsizlik oranı tavan yaparken, göç ve ekonomik buhran nedeniyle bölükler halinde Fransa’ya akın eden göçmenler, saldırıların birinci hedefi haline geldi.
Fransa’da tarım ve hayvancılık sektöründe çalışanların sınırlarda yaptığı eylem haftanın birinci gündemleri arasındaydı. Almanya, Lüksemburg ve İtalya’dan gelen birçok TIRın girişini engelleyen tarım ve hayvancılık sektörü çalışanları, eylemlerinin farklı biçimde süreceğini ifade ediyor. FNSEA sendikasına göre, ithal ürünlerin ucuz bir şekilde getirilmesinden kaynaklı yerli tarım ve hayvancılık çalışanlarının zor günler geçirdiği belirtiliyor. 20 bini aşkın hayvan yetiştiricisi ile tarım çalışanının iflasın eşiğinde olduğu Fransa’da binlercesinin de aşırı giderler nedeniyle işletmelerini devam ettirmekte zorlandığı ifade ediliyor. Hükümet ise aylardır ayakta olan tarım işçilerinin eylemlerini sessizce izlemekle yetiniyor.
Fransa’da artık günlük olarak göçmenlere dönük saldırılar hız kesmiyor. Fransız polisi, başkent Paris'te 200 göçmenin yaşadığı kampı dağıtırken, diğer saldırı ise liman kenti Calais'den geldi. Calais kentinde çoğu Eritre, Sudan ve Afgan vatandaşı 3 binden fazla kaçak göçmen yaşıyor. Calais, Avrupa'dan İngiltere'ye gitmeye çalışan kaçak göçmenlerin girişimde bulunduğu en önemli sınır kapısı olarak biliniyor.
Calais'de göçmenlere dönük günlük saldırılar artarken, Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, sınır bölgesinde güvenlik önlemlerinin artırıldığını açıkladı. Cazeneuve, basına yaptığı açıklamada, "ilave polis birlikleri bölgeye gönderilecek" dedi. Calais kentinden İngiltere'ye yasa dışı yollarla geçmeye çalışanlar, özellikle son bir yıl içerisinde polisin en ağır şiddet yöntemlerine maruz kalıyor. Polisin şiddetinden kaçarken ya da en ağır koşullarda sınırı geçmeye çalışırken Haziran ayından bu yana 9 göçmen yaşamını yitirdi. Bir ölüm haberi de Salı sabahı geldi. Gece saatlerinde yaklaşık bin 500 kişi Manş Tüneli'ni kullanarak karşı kıyıya geçmeye çalıştı. Bu esnada Sudan kökenli, 25-30 yaşlarındaki bir göçmenin TIR çarpması sonucu yaşamını yitirdiği basına yansıdı.
Fransız hükümetinin ekonomi ve kemer sıkma politikası, açıklanan işsizlik rakamlarına bakıldığında yine çöküşe doğru gidiyor. Çalışma Bakanlığı verilerine göre ülkedeki işsiz sayısı bin 300 kişi artarken, bu sayı ile birlikte işsizlerin toplam sayısı 6 milyon 73 bin 600 olarak kayıtlara geçti. François Hollande’ın göreve geldiği Mayıs 2012’den bu yana gençler arasındaki işsizlik yüzde 9 artış ile 44 bin kadar arttı.
Tüm bu yaşananlar, toplumun hükümete olan güvenini bütünüyle sarsmaya devam ederken; sendikalar, kitle örgütleri Eylül ayı ile birlikte yeni eylemlerin sinyallerini veriyor. Geçtiğimiz yıl hükümet yanlısı sendikalar eylemlerin önünde barikat olurken, özellikle Fransa’nın en büyük işçi sendika konfederasyonu CGT, eylemlerin adresi olmuştu.