Amed İçkale mevkiinde ortaya çıkartılan 26 kişiye ait kemikler konusunda bir açıklama yapan Diyarbakır Baro Başkanı M. Emin Aktar, „Yüzyıllardır kamu otoriterleri tarafından kullanılan ve hiçbir zaman mezarlık olarak kullanılmamış alanda insanların topluca gömülmüş olması bir katliamın göstergesidir“ dedi.

250 toplu mezarda 3 bin insan

Toplu mezarlarda gömülenlerin hangi yıllarda öldürüldüklerine ilişkin tartışmanın sadece bu topraklarda ne kadar çok acının yaşandığını gösterdiğini kaydeden Aktar şöyle konuştu: „Ancak ilk akla gelen 1990’lı yıllarda JİTEM tarafından kaçırılıp bir daha haber alınamayan insanlara ait olabileceğinin düşünülmesi, JİTEM’in bu coğrafyada yarattığı vahşetin derin bir toplumsal travma yarattığı ve toplumun bu konuda canlı bir hafıza oluşturduğunu göstermektedir. Yaşadığımız coğrafyada 250’yi aşkın toplu mezarda 3 binin üzerinde insana ait ceset olduğu belirtilmektedir. Bu sayılar sadece 1990’lı yıllara ait verilerdir.“

Failler yargılanmalı

Aktar, „Bu mezarlar açılarak kimlik tespitleri yapılarak yakınlarına teslim edilmeden sorumlular belirlenip yargı önüne çıkarılmadan toplumsal barış ve adalet sağlanamaz. Faili meçhul cinayetler ve toplu mezarlar sorunu hepimizin içini acıtan, vicdanını sızlatan bir problemdir. Bir dönem yaşanılanlar aydınlatılmadan, toplumsal yüzleşme sağlanılmadan ve failler yargı önüne çıkarılmadan adalet arayışımız bitmeyecektir“ dedi.

Minesota Protokolü uygulanmalı
Aktar, İçkale’de 26 kişiye ait kemiklere ulaşıldığı kazının uluslararası standartlara uygun yapılmasını istedi. Yapılan kazı çalışmaların ilkel tarzda kepçe ile yapılmasının insanları incittiğini belirten Aktar, bu çalışmaların daha hassas yapılması gerektiğini ve Minesto protokolünün esas alınması gerektiğini vurguladı.

Meclis’te komisyon kurulmalı

Meclis’in bu alanda bir araştırma yapacak komisyonunun oluşturularak geçmişle yüzleşmenin sağlanması gerektiğini dile getiren Aktar, sorunun sadece bir adli soruşturma sorunu olmadığını, JİTEM’in açığa çıkartılması gerektiğini ve etkili bir soruşturmayla faillerin yargılanması gerektiğini kaydetti. 


Kazıya hava muhalefeti


1990’lı yıllarda JİTEM üssü olarak kullanan tarihi İçkale’de 11 Ocak’tan itibaren devam eden kazıya dün yine hava muhalefeti nedeniyle ara verildi. Beş gün aradan sonra Pazartesi yeniden başlayan kazı yoğun kar yağışı nedeniyle durduruldu. İl Emniyet Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre önceki gün yapılan kazıda insana ait bir diş ile birkaç kemik bulunduğu belirtildi. Bölgenin sit alanı olması nedeniyle kazma ve kürekle yapılan kazılarda, özel yetkili savcının Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna yazdığı yazıya olumlu yanıt verilmesi üzerine küçük iş makineleri de kullanılmaya başlanmıştı.

Adli Tıp raporu bekleniyor
Kazı çalışmaları kapsamında ortaya çıkan kemikler ise numaralandırıldıktan sonra DNA tespiti için toplu halde İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmiş, burada yapılacak işlemin ardından, kayıp ailelerinden alınacak kan örnekleriyle, kemiklerden elde edilen DNA’lar karşılaştırılıp, kimlik tespitlerinin buna göre yapılacağı belirtilmişti. Önümüzdeki günlerde Adli Tıp’ın ilk raporunu hazırlayacağını belirtiliyor.

 DİHA/AMED