ERDOĞAN ALTAN/MA/İDLİB
Savaş tamtamlarının çaldığı İdlib'te herkesin elindeki kartta kendi çıkarları yazıyor. ABD, Fransa, Almanya, Rusya, Türkiye ve İran kendi çıkarlarını korurken QSD ile rejim, İdlib ve Efrîn'in temizlenmesini konuşuyor.
İdlib kentinin El Kaide uzantılı El Nusra Cephesi (Heyet Tahrir El-Şam - HTŞ) adlı çetenin öncülüğündeki Suriye Ulusal Koalisyonu bileşenlerinden temizlenmesi operasyonunda sona geliniyor. Rejim, destekçileri Rusya ve İran ile Hama ve güneyden İdlib sınırına doğru ilerlerken, çeteler de güzergahtaki yollarda bulunan köprüleri havaya uçurarak savaşa hazırlanıyor.
Kim ne yapıyor?
Rusya, Suriye rejimi üzerindeki tahakkümünü Lazkiye'nin kuzeydoğusundaki İdlib kentini özgürleştirerek tamamlamak istiyor. Suriye iç savaşında devrilmesi planlanan, ancak Rusya ve İran desteği ile rejimini sağlama alan Esad ise ülkesindeki çeteleri temizlemekte kararlı. Ancak, Halep, Guta, Şam'ın kırsalından Türkiye'nin arabuluculuğu ile İdlib'e toplatılan çeteler, ellerindeki son kaleyi bırakmak istemiyor. Rejim destekçisi İran ise düşmanı olarak gördüğü ABD'nin NATO müttefiki Türkiye'nin Suriye'de etki alanının artmasını istemiyor.
Rejim hazırlanıyor
Bu doğrultuda son günlerde rejim ve Rusya'dan operasyon hazırlıkları dillendirilirken, Türkiye, ABD, Almanya, Fransa ise operasyonun siviller için büyük kayıplar yaratacağını ve çözümün savaşsız gelişmesi gerektiğini ileri sürüyor. Rusya ve rejim, El Nusra öncülüğündeki selefi çetelerin yaklaşık 60 bin civarında savaşçısı olduğunu ve bunların bir şekilde İdlib'ten çıkarılması gerektiğini, bu konuda da kararlı olduklarını açıklıyor. Son günlerde rejim askeri hazırlık ve yığınaklar ile operasyon için son adımı beklerken, kararın Rusya'dan çıkacağı belirtiliyor.
Türkiye çeteleri koruyor
Türkiye, her taraftan sözler vererek İdlib'e topladığı çeteleri Efrîn operasyonunda kullanıp ’Kuvayı Milliye' olarak tanımlayıp hamiliğine soyundu. Şimdi bu çetelerin İdlib'te yok olması, Türkiye'nin kayıplar vererek kontrole aldığı Cerablus, Ezaz, Bab ve Efrîn'in de elinden gitmesinin ilk adımı olduğunu görüyor. Bu sebeple operasyonu başarabilirse engellemek, başaramaz ise geciktirmek için Rusya ile yoğun diplomasi yürütüyor. Çabalarına istediği karşılığı bulamayan Türkiye, El Nusra'yı yıllar sonra terör grubu sayarak hem Rusya'ya hem de kontrolünde tuttuğu gruplara mesaj verdi. Özelikle gruplara Nusra kimliğinden çıkıp daha ılımlı gruplara dönüşmeleri ya da rejime silah bırakmaları dayatılıyor. Çeteler ise Halep, Guta ve Şam'ın kırsalında Türkiye tarafından kandırıldıklarını ve İdlib'te direneceklerini açıklıyor. Öte yandan Türkiye, İdlib'ten kaçacak milyonlarca sivilinde kendisine sıkıntı çıkaracağını görüyor.
ABD ve AB ülkelerinin ise bir taraftan Rusya'nın İdlib ile Suriye topraklarındaki egemenliğinin artmasını istemedikleri, diğer yandan da olası Türkiye'ye bir göçün Avrupa'ya taşacak mülteci sorununa dönüşeceğini gördükleri ve bu sebeple operasyonu engellemek istedikleri kaydediliyor.
Türkiye Til Rifat’ı istiyor
Astana'nın çatışmasızlıkta garantör devletleri olarak bilinen Rusya, İran ve Türkiye'nin 7 Eylül'de Tahran'da İdlib gündemi ile bir araya gelecekleri duyuruldu. Bu masada Rusya'nın, Türkiye'den İdlib'teki grupların çıkarılmasını isteyeceği, İran'ın Türkiye'nin etki alanını daraltma hesabı yapacağı ifade edilirken, Türkiye'nin ise çeteleri korumaya yönelik çözüm önerileri sunacağı belirtiliyor. Tam bu noktada Türkiye'nin, Kuzey Suriye Federasyonu'na bağlı Şehba Kantonu kentlerinden Til Rıfat'ı gündeme getireceği ve grupları oraya taşımayı önereceği belirtiliyor. Ancak İran'ın kentin hemen dibindeki Hizbullah kontrolünde olan Nubul ve Zehra kasabalarını korumak için Til Rifat konusunda sıkıntı çıkaracağı kaydediliyor.
QSD İdlib için Efrîn diyor
Ülkenin güneyi ve Dêrazor kırsalında DAİŞ'le savaşan rejimin, 60 bin çete elemanına karşı savaşının ise zor olacağını herkes görüyor. Bu sebeple rejim ve Rusya'nın Demokratik Suriye Güçleri'nden (QSD) İdlib operasyonuna Ceyş El Suwar güçlerini katmasını istediği konuşuluyor. Ancak QSD'nin operasyonu Efrîn ile genişletme önerisinde bulunduğu ve bu tartışmaların devem ettiği belirtiliyor. QSD'nin operasyona dahlini sağlamak için ise rejim ve Rusya'nın Türkiye'nin Til Rifat talebini dillendirdiği ifade ediliyor.