Türk devleti kendisine bağlı çetelerle işgal faaliyeti sürdürdüğü Libya ve Suriye’de asker, istihbaratçı ve askeri ekipman kaybına uğruyor. Önceki akşam İdlib ve Trablus’ta Türk İHA’ları düşürülürken, Libya’da ölen asker ve istihbaratçıların gizlenmesi artık Türkiye’de sorgulanıyor.
Suriye’nin İdlib kentinde El Kaide kökenli radikal dinci çeteler, Suriye ve Rus ordusu karşısında sürekli toprak kaybederken, çetelerin koruyucusu Türk devletine de ağır fatura çıkıyor. Başta, Heyet Tahrir El Şam olmak üzere, Suriye ve Rusya’nın 2019’un Aralık ayında başlattığı operasyonda zor duruma düşen çetelerini korumak için Suriye’de fiili olarak savaşa giren Türkiye, bir yandan asker ve askeri ekipman kayıpları yaşıyor. Türk devletine ait hem İdlib’de hem de Libya’nın Trablus kentinde Salı günü akşam saatlerinde 2 insansız hava aracı (İHA) düşürüldü.
SANA’ya göre Suriye düşürdü
İdlib bölgesinin güneydoğusunda Türk ordusuna ait bir İHA’nın düşürüldüğü açıklandı. Düşürülen İHA’ya ait fotoğraflar hem medyada da hem de sosyal medyada servis edildi.
Suriye resmi haber ajansı SANA’nın haberinde, “Suriye ordu birlikleri, İdlib bölgesinin güneydoğusundaki Dadih köyü yakınlarında Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir İHA düşürdü” ifadesine yer verildi. Ancak, SANA’dan ayrı olarak çok sayıda kaynak, Rus savaş uçaklarının Türk İHA’sını vurduğu yönünde açıklama yaptı.
Türkiye’nin İdlib’e askeri sevkiyatları ise devam ediyor.
El Mismari: Trablus’ta Türk İHA’sı düşürüldü
Suriye’de Türkiye’ye ait bir İHA’nın düşürüldüğü yönündeki haberlerin dolaşıma girdiği sırada, bir İHA’nın ise Türk devletinin desteklediği Müslüman Kardeşler kökenli Libya Mutabakat Hükümeti’nin merkezi durumundaki Trablus’ta düşürüldüğü açıklandı.
Açıklamayı yapan ise Libya Mutabakat Hükümeti’ne karşı savaşan General Halife Hafter yönetimindeki Libya Ulusal Ordusu’nun Sözcüsü Tümgeneral Ahmed El Mismari’ydi. Mismari, Mitinga Havaalanı’nda Salı akşamı havalandıktan sonra Trablus’a semalarına gelen İHA’nın, Libya Ulusal Ordusu tarafından vurulduğunu duyurdu.
Geçtiğimiz günlerde Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan bir mitingte “Libya’da bir kaç tane şehidimiz var. Şehitler tepesi boş kalmadı” ifadelerini kullanırken, Libya Ulusal Ordusu son haftalarda 16 Türk askerinin öldürüldüğünü duyurmuştu. Türk yetkililer Libya’daki kayıpları gizlerken veya Erdoğan’ın deyimiyle “Bir kaç tane şehit” biçiminde açıklarken, ölen askerler arasında bir albayın ve bir binbaşının da olduğu, söz konusu askerlerin memleketlerinde sessiz bir şekilde gömüldüğü belirtiliyor.
Suriye’de yine gözlem noktaları vuruldu
Bu arada İdlib’de radikal dinci çetelere destek veren Türk ordusuna ait ‘gözlem noktaları’ da sürekli, Suriye ordusunun füzeli saldırısına, Rus ordusunun da uçak bombardımanına maruz kalıyor. Türk ordusu bu saldırılarla birlikte hem asker hem de askeri araç ve malzeme kaybına uğruyor.
Son olarak Arap basını, Suriye ordu güçlerinin Türk devletine ait İdlib’deki 2 gözlem noktasını füzelerle vurduğunu ileri sürdü. Kentin doğusundaki Taftanaz gözlem noktasına rejim güçleri tarafından 50’den fazla füze atıldığı belirtilirken, İdlib’in güneyindeki Zaviye dağı bölgesine bağlı Şenan köyündeki gözlem noktasının da hedef alındığı ve noktadaki çok sayıda aracın imha edildiği kaydedildi.
Sky News Arabia’nın yerel kaynaklarına dayandırdığı haberde de Türk devletinin İdlib’deki Taftanaz gözlem noktasına hava saldırısı düzenlendiğini kaydetti. Bölgedeki kimi haber kaynakları da saldırının Rus savaş uçakları tarafından yapıldığını bildirdi. Son olarak 24 Şubat’ta Suriye ordusunun düzenlediği füzeli saldırıda 10’dan fazla Türk askerinin öldüğü ve yaralandığı duyurulmuştu.
Tüm bu saldırılar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan görüşmesine ilişkin, Kremlin’den yapılan “İkili ya da 4’lü görüşme gündemi yok” açıklama sonrası gerçekleşti.
Sosyal medyaya düşen görüntüler
Öte yandan 23 Şubat’ta sosyal medyaya düşen bir görüntü, Türk devletinin İdlib ve Libya’da karşılaştığı asker kayıplarını gizlediği kanıtlıyor. Ayrıca, söz konusu görüntü, sosyal medyada önemli bir tartışmayı da birlikte getirdi.
Rus hava kuvvetlerinin geçtiğimiz günlerde İdlib’in Neyrab kasabasına saldıran Türk askerini vurduğu görüntülerin yayınlanması ardından, yeni görüntüler ortaya çıktı.
Yayınlanan ve İdlib’de öldürülen Türk askerlerine ait olduğu iddia edilen bir görüntüde en az 4 cenaze görülüyor. Üzerlerinde Türk askeri üniformaları var. Cenazelerin başında duran bir kişinin Arapça, “Türk askerleri, Türk askerleri” dediği duyuluyor. Diğer yandan görüntülerdeki cenazelerin beden bütünlüğünün bozulmamış olması da ölenlerin, hava saldırısında ölmediklerine işaret ediyor.
Görüntülere ilişkin Türk yetkililer ise hünüz kamuoyuna doyurucu bir açıklamada bulunmadı.
Suriye ordusu ilerliyor
Öte yandan Suriye ordusunun, bir bölümü Türk devleti ve çetelerinin işgalindeki stratejik M4 karayolununu denetime alma çabası ise sürüyor. Karayolu, Lazkiye’yi Halep’e bağlıyor. İdlib vilayetinin en güneniyde yer alan çok sayıda kent, köy ve kırsal alanda da Suriye ordusu hakimiyetini sağladı. Suriye ordusunun önceki akşamdan beri denetim sağladığı kentler arasında Kafranbel de bulunuyor. Suriye ordusunun denetim sağladığı onlarca yer arasında Maarat Moukhos, Hazzarin, Cibala, Marat Timatir, Situh El-Der, Barbo, Eribne, Şêx Damis, Hentutin, Rikaya, Til El-Nar, Kefer Secna, Şêx Mistefa, Neqir, Mar Zita, Marat Hirme, Um El-Sir, Marat El-Sin, Besqala, Has, Kefranbal, Tarmala, Sariyah, Daurah, Sunbul, Qaurah, Sabah ve El Aziziyah gibi yerleşim birimleri bulunuyor.
HABER MERKEZİ
Erdoğan: İdlib’de hava sahasını kullanamıyoruz
AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, dün Meclis’te partisinin grup toplantısında İdlib’e ilişkin konuştu. Suriye’de, Türk devletinin hava sahasını kullanamamasından şikayetçi olan Erdoğan özetle şunları söyledi: “Talebimiz rejimin saldırılarını bir an önce sonlandırıp gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesidir. Gözlem kulelerimizi kuşatma altına alanlara verdiğimiz süre doluyor. Gözlem noktalarımızı bu kuşatmalardan öyle veya böyle kurtarmanın planlaması içindeyiz. Biz bu coğrafyanın misafiri değil ev sahibiyiz. Bunun için İdlib’de en küçük bir geri adım atmayacağız. Şu anda en büyük sıkıntımız hava sahasını kullanamıyor oluşumuzdur. İnşallah yakında buna da bir hal çaresi bulacağız. Erdoğan, İdlib’de art arda gelen asker ölümleri ve Türk gözlem noktalarının kuşatılmasının ardından Şubat ayı başında “Rejim şubat ayı içinde gözlem noktalarımızın gerisine çekilmezse Türkiye bu işi bizzat yapmak mecburiyetinde kalacaktır” demişti.
ANKARA
İdlib için NATO’nun desteği zor
Mezopotamya Ajansı’ndan Ferhat Çelik’e konuşan Dr. Arzu Yılmaz Rusya’nın İdlib’de Türkiye’ye karşı bir geri adım atma niyetinin olmadığını ifade ederek “Burada Türkiye’nin pozisyonunu güçlendirecek yegane faktör NATO’nun desteği olacak. Fakat NATO’nun da umulan desteği sağlaması pek olası görünmüyor” dedi. Yılmaz, Suriye’de masadaki son kartın da Kürtler olacağını ifade etti.
Rusya’nın sabrının sonu geldi
Arzu Yılmaz devamla “Suriye sahasının oyun kurucu aktörü Rusya’nın bugüne kadar gösterdiği stratejik sabrın sonu gelmiş görünüyor. Bu bağlamda, çıkarları farklı olan ve fakat krizi çevrelemek ve kontrollü bir gerilim ortamı oluşturmakta görülen fayda üzerinden ortaklaştığı Türkiye ile arasındaki mesafe açılıyor. İdlib sahasında Esad rejiminin uzun zamandır kademeli olarak elde ettiği kontrol, buna mukabil Türkiye’nin işlevsizleşen askeri varlığına rağmen sahada kalma ısrarı nihayet Rusya’yı krizi tırmandırarak İdlib’te istediği sonucu almaya yönlendirmiş görünüyor.” dedi.
Açılacak son kart Kürt kartı
Yılmaz özet olarak şu ifadeleri kullandı: “Diyalog süreci hız kazansa da Esad rejiminin Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin statüsünü tanımaya hazır olmadığı ortada. Esad kontrolü yeniden ele geçirdiği diğer alanlar da olduğu gibi burada da eski düzeni kurmakta ısrarlı görünüyor. Ama bu ısrarından sonuç alması mümkün değil zira her şeyden önce hala bu bölgede hem askeri hem idari kontrol Esad rejiminin elinde değil. Ve rejimin bu bölgeyi diğer yerlerde olduğu gibi askeri bir operasyonla ele geçirme yeteneği yok. Buna teşebbüs etmesi Suriye’de savaşı yeniden başlatmak ve mevcut kazanımları riske atmak olur. Yani nihayetinde bir siyasi çözüm bulunması kaçınılmaz. Burada da Rusya’nın rejim üzerinde gerekli baskıyı uygulaması belirleyici bir faktör. Anlaşılan o ki Rusya ABD’nin Suriye sahasından tümüyle çekileceği güne kadar bu baskıyı uygulamayacak. Bu bağlamda, belirleyici bir başka faktör de Rusya-Türkiye ilişkilerinin seyri olacaktır. Bu bağlamda, Kürt kartının Suriye masasında açılacak son kart olacağını öngörebiliriz.”
HABER MERKEZİ
Bogdanov Türkiye’nin çete transferine dikkat çekti
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, Türkiye’nin desteğiyle Libya’ya yabancı çete gönderildiğini söyledi.
Mihail Bogdanov, BM Libya Özel Temsilcisi Ghassan Salame’nin ateşkes anlaşmasının taslağını Rusya’ya verdiğini ifade etti. Bogdanov, taslak metinde yabancı çetelerden bahsedilmediğini ancak BM Güvenlik Konseyi’ndeki uzman grubunun Libya’ya düzenli olarak terörist ve çete gönderildiğini tespit ettiğini belirtti.
Bogdanov, Rusya’nın çetelerin Türkiye’nin desteğiyle gönderildiğini belirlediğini kaydetti. Bogdanov, 12 Ocak’ta Libya’da ilan edilen ateşkese belirli ihlallere rağmen bir ayı aşkın süredir uyulduğunu da vurguladı.
Bu arada dün Cenevre’de başlaması planlanan Libya siyasi görüşmelerinin ilk turuyla ilgili sorunlar olduğunu söyledi.
Libyalı 40 temsilcinin katılacağı görüşmelerde gelecekteki seçimler de dahil siyasi sürecin istişare edileceğini belirten Bogdanov, “Ghassan Selame’nin görüşmeleri düzenlemeyi başarmasını umuyoruz, buna yönelik çabaları destekleyeceğiz” diye ekledi.
CENEVRE
Pompeo: Türkiye ile çatışma olasılığı yüksek
İdlib’deki gerginliğin Türkiye ile çatışma olasılığının güçlenmesine yol açtığını söyleyen ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD yönetiminin Ankara ile ortak hareket etmenin imkanları üzerinde görüştüğünü belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İdlib gündemine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Pompeo “Daha önce birçok kez açıkladığımız gibi Suriye rejimi askeri bir zafer elde edemez. Rejim ordu birliklerinin giriştiği taarruz, sadece NATO müttefikimiz olan Türkiye ile çatışma olasılığını güçlendiriyor. Sorunun çözümü ise kalıcı bir ateşkes yapmak ve (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına istinaden müzakerelerde bulunmak. ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce açıkladığı üzere biz Türkiye ile ortak hareket ediyoruz ve birlikte neler yapabileceğimizi değerlendiriyoruz” dedi. Pompeo son olarak “Ateşkesi sağlamak zor. Suriye’deki çatışma, ABD’nin şimdiki yönetimi daha iktidara gelmeden başlamıştı” değerlendirmesinde bulundu.
WASHINGTON
Libya’da MİT mensupları öldürüldü
AKP-MHP faşist rejimi Suriye ve Libya’da asker kayıplarını gizlerken, kamuouyunda bu konuda gelen eleştiri ve soruları da durduramıyor. İYİ Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Libya ve Suriye’de ölen askerlerden bahsederken, 2 istihbaratçının da Libya’da öldüğünü ve bunların gizlendiğini vurguladı.‘Birkaç tane şehit’ ifadesini için ise bunlar “izah edilebilir değildir” dedi. Özdağ basın toplantısında “Türk ordusu 2 bin kilometre uzaklıkta, Libya’da bir Arap iç savaşına müdahil hale getirilmiş ve halen çatışmaların içindedir. MİT mensubu iki istihbaratçımız Albay Okan Altınay ve Sinan Caferler Libya’da limanda bombalanmaya çalışılan bir geminin yanındaki deponun vurularak patlaması sırasında şehit olmuşlardır” dedi.
Özdağ, “Kuzey Irak’ta şehit düşen MİT mensuplarının cenazelerine devlet iki müsteşarı ile katılmıştı. Neden gizliyorsunuz? Libya’daki iç savaşa katılmanızın Türk halkı tarafından kabul edilmediğini görerek, şehit haberlerinin gelmesine halkın tepki vereceğini düşünerek mi şehit haberlerini gizliyorsunuz?” diye sordu.
ANKARA