Amed'de 90'lı yıllarda Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi'nin (JİTEM) kullandığı bina ile Diyarbakır Kapalı Cezaevi ve Adliye Sarayı'nın bulunduğu Saraykapı'da 11 Ocak'ta başlayan kazılarda bulunan 34 kafatası ve kemik incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmişti. Adli Tıp tarafından önceki gün yapılan açıklamada, "Bulunan kemiklerde en az 100 yıl toprak altında kalmaya bağlı morfolojik değişimler tespit edildi. Kemiklerin bütünlüğü bozulmamış ve bir kısmı hayvan kemiği. İnsan kemiklerinde ise ölüm nedenini açıklayacak bulgulara rastlanmadı" denildi.

Bilici: Karar sürpriz olmadı

İHD Amed Şube Sekreteri Raci Bilici Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı rapora ilişkin dün dernek binasında basın toplantısı düzenledi. Kayıp ailelerinin de katıldığı toplantıda, Adli Tıp'ın bir devlet kurumu olduğu, bağımsız kararlar alamayacağı belirtilerek, "kemiklerin bağımsız kurumlar tarafından yeniden incelenmesi" talep edildi. Adli Tıp Kurumu'nun şimdiye kadar tartışmalı birçok rapora imza attığını hatırlatan Bilici, "Kurumun hazırladığı raporlar ortadadır" dedi.

Rencide ediliyor
Kazı sırasında iktidar partisi vekillerinin "Kemikler İstiklal Mahkemeleri dönemine ait olabilir, heyelan sonucu olmuş olabilir" yönündeki açıklamalarını hatırlatan Bilici, Adli Tıp Kurumu raporunun kendileri açısından sürpriz olmadığını söyledi. "Farz edelim ki kemikler o döneme ait, bu da insanlık suçu değil midir?" diye soran Bilici, "Çıkan kemiklerin büyük bir çoğunluğu hayvanlara ait" açıklamasının ise "insan onurunu kırıcı, rencide edici" olduğunu dile getirdi. Toplu mezar kazılarında "Minnesota Protokolü"ne uygun davranılmasını isteyen Bilici, dönemin yetkilileri hakkında soruşturma açılmasını, sorumlularının yargılanmasını taleplerini de yineledi.

 DİHA/AMED




Sorumluları yargılayacak mısınız?

Dargeçit'teki toplu mezar kazısını Meclis gündemine taşıyan BDP, İçişleri Bakanlığı'na dönemin yetkilileri hakkında soruşturma açılıp açılmayacağını sordu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan faili meçhul cinayetlere ilişkin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in cevaplaması talebiyle soru önergesi verdi. Kaplan önergede, 1995 yılında Mardin'in Dargeçit İlçesi'nde askerler tarafından gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Abdullah Olcay (20), Mehmet Emin Aslan (19), Nedim Akyön (16), Abdurrahman Coşkun (21), Davut Altınkaynak (13) ve Seyhan Doğan'ın bulunması için Dargeçit İlçesi Bağözü Köyü yakını ile Dargeçet İlçe Jandarma Komutanlığı yakınındaki yol kenarında gerçekleştirilen kazılarda biri kadın olmak üzere 11 kişiye ait kafatası, kemikler ve elbise parçaları bulunduğunu hatırlattı. Elde edilen kemikler ve delillerin İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildiğini anımsatan Kaplan şu sorulara yanıt istedi: "Bu cinayetlerle ilgili herhangi bir soruşturma açılmış mıdır? Faili meçhul olan bu dosyalarda bugüne kadar ne yapıldı? Görev ihmali var mı? Yeni bir soruşturma ile dönemin görevlileri hakkında özel yetkili savcıların soruşturma açması önünde herhangi bir engel var mı?"

ANKARA