
Öcalan'ın rolü
Türkdoğan, Temmuz 2009'da başlayan Kürt açılımının Temmuz 2011'de sona erdirilerek yeniden silahlı çatışmaların yoğunlaşması sonucunda 750 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi. "Cezaevlerindeki mahpusların 12 Eylül 2012'de başlattığı ve Abdullah Öcalan'ın çağrısı ile 18 Kasım 2012'de sona erdirdikleri süresiz ve dönüşümsüz açlık grevleri sorunun çözümünde Abdullah Öcalan'ın rolünü bir kez daha ortaya koymuştur" diyen Türkdoğan, devlet yetkililerinin Öcalan ile görüşmesinin önemli olduğunu kaydetti. Türkdoğan, "DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ve BDP Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Ayla Akat'ın Abdullah Öcalan'la görüştürülmesi, Öcalan üzerindeki tecridin kırılmasında önemli bir dönüm noktası da olmuştur" diye konuştu.
AKP Hükümeti'nin dış politikasının eleştirilere neden olduğunu ifade eden Türkdoğan, "Özellikle anti Kürt/anti Alevi politika sürdürülemez bir noktaya gelmiş, ülkede ve bölgede yaşayan Kürtler ve Aleviler ciddi bir endişe içerisine girmiştir. Sürdürülemez bu politikanın devam edemeyeceği ise açıktır" ifadesini kullandı. Türkdoğan, Kürt sorununda demokratik ve barışçıl temelde kalıcı çözümün gelebilmesi için devletin Kürt politikasındaki tasfiye unsurunu terk etmesinin gerekliliğine vurgu yaparak, "Kürtler başta olmak üzere ülkede yaşayan tüm grupların kimlik ve kültür haklarını anayasal güvence altına alınmasını öngören bir politika değişikliğine gitmesini tavsiye etmektedir. Bu politika değişikliğinin ipuçlarının Abdullah Öcalan'la yapılan görüşmelerde olduğunu söylemek de mümkündür" dedi.
Kalıcı çatışmasızlık
"Kürt sorununda çözüm sürecinin gelişebilmesi için başlayan diyalog ve istişare ortamının müzakereye dönüşmesi gerekmektedir" ifadelerini kullanan Türkdoğan, müzakerelerin başlayabilmesi ve kanın durması için kalıcı çatışmasızlığın sağlanması gerektiğine vurgu yaptı. Kalıcı bir çatışmasızlığın başlayabilmesi için devletin her türlü askeri ve siyasi operasyonlarının durdurması gerektiğine dikkat çeken Türkdoğan, PKK'nin de kalıcı bir eylemsizlik ortamına girmesinin altını çizdi. "Bununla birlikte açık veya gizli nasıl olursa olsun bir ateşkes ortamının sağlanması ve müzakerelerde uzlaşma sağlanması halinde PKK'nin silahlı güçlerini sınır dışına çekmesinin koşulları yaratılmalıdır" diye konuşan Türkdoğan, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasının gerekliliğine vurgu yaptı.
TCK ve TMK kaldırılsın
Türkdoğan, 4. Yargı Paketi kapsamında ifade özgürlüğü önünde engel olan TCK maddeleri ve TMK'nin kaldırılmasının altını çizerek, "Düşünceleri nedeni ile tutuklu bulunan başta milletvekili ve siyasetçiler olmak üzere, insan hakları savunucuları, sendikacılar, öğrenciler, gazeteciler gibi kişilerin tahliye edilmesini sağlayacak yasal değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Örgütlenme özgürlüğü bağlamında seçim ve siyasal partiler kanunun acilen değiştirilmesi sağlanmalıdır. BPD milletvekillerinin dokunulmazlığı konusunun gündemde tutularak siyasi gerilim ortamına son verilmesi sağlanmalıdır" dedi.
Meclis gündeminde bulunan anadilde savunma hakkı ve ağır hasta mahpusların tahliyesini öngören kanun tasarısının yeniden düzetilmesinin gerekliliğine vurgu yapan Türkdoğan, "İHD tarafından yapılan eleştiriler göz önüne alınarak düzeltilmesi, yargılamanın her aşamasında yazılı ve sözlü anadilinde savunma hakkının kullandırılması, adli tıp kurumu raporu şartı aranmadan Sağlık Bakanlığı hastanelerinin vereceği raporlarla ağır hasta mahpusların tahliyesinin önü en kısa zamanda açılmalıdır" diye konuştu.
Öcalan'ın koşulları düzetilsin
"Devlet yetkililerinin İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Hapishane'de tek kişilik odada tecrit altında tutulan Abdullah Öcalan'la müzakere yapabilmeleri için, Öcalan'ın koşullarının düzeltilmesi gerekir" diyen Türkdoğan, Öcalan'ın PKK ile ilişki kurmasının önündeki engellerin kaldırılmasının gerekliliğine vurgu yaptı.
Hakikat Komisyonu kurulsun
Türkdoğan, Kürt sorununun çözümünde geçmişle yüzleşmesi için Hakikat ve Adalet Komisyonu'nun kurulmasının önemine işaret ederek, "Kürt sorununda çözüm sürecinde müzakere süreçleri başladıktan sonra Türkiye'nin bir bütün olarak geçmişle yüzleşme dönemine girmesi ve bunu sağlayacak bir komisyonun kurulması ile birlikte tüm toplu mezarların tespit edilerek uluslararası kurallara göre sivil toplum örgütleri nezaretinde açılmasının sağlanması gerekir" şeklinde konuştu.
Türkdoğan, hükümet yetkililerinin DTK ile görüşmesinin de önemli olduğuna vurgu yaparak, "Hükümet yetkililerinin ve iktidardaki AKP'nin Kürtlerin en büyük sivil demokratik toplum örgütü olan DTK ve Türkiye'deki diğer sivil toplum örgütleri ile sürecin selameti açısından toplumsal barışın devam ettirilmesi, şiddet kültürü ile mücadele edilmesi, geçmişle yüzleşme gibi konularda müzakere yürütmesi ve bu sürece sivil toplum örgütlerinin katılımını kolaylaştırıcı tedbirler alması gerekmektedir" diye konuştu. Türkdoğan, "Kalıcı çatışmasızlık ortamının sağlanması, fiili ateşkesin yaşanması ve olası PKK gerillalarının Türkiye sınırları dışına çıkması sürecinin yakından izlenmesini sağlayacak insan hakları örgütlerinden ve aktivistlerden oluşacak bir izleme komisyonunun çalışma yapması faydalı olacaktır" dedi.
İHD, Öcalan ile görüşmelerin müzakereye dönüşmesini isteyerek, şu adımların atılmasını talep etti:
- Türk devleti, çözüm kararına dayalı politika değişikliğine gitmeli
- Kalıcı çatışmasızlık için askeri ve siyasi operasyonlar durdurulmalı
- 4. Yargı Paketi kapsamında bazı TCK maddeleri ve TMK kaldırılmalı
- Siyasi tutsaklar tahliye edilmeli
- Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu acilen değiştirilmeli
- BDP milletvekillerinin dokunulmazlığı gündemden düşmeli
- Anadilde savunma hakkı tasarısı yeniden düzetilmeli
- Öcalan'ın PKK ile ilişki kurmasının önündeki engeller kaldırılmalı
- Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulmalı.
ANKARA