İhlallerde de kapasitesini aşıyor

İHD açıklama

İHD açıklama

  • 304 bin 956 kapasiteli 403 Türk cezaevinde 414 bin 401 kişi tutuluyor. Sadece Marmara Bölgesi’ndeki cezaevlerinde üç ayda bin 602 ihlal tespit edildi.

Türk cezaevlerinde kapasitenin yüzde 36 üzeri olmak üzere 109 bin 445 kişi tutuluyor. İHD, tecrit politikasından vazgeçilmesi; infazda eşitsizliklerin önlenmesi; işkence, kötü muamele, keyfi yasak ve uygulamalara derhal son verilmesi; sağlığa ve adalete erişimde yaşanan sorunların çözülmesi; şartlı tahliye ve denetimli serbestlik hakkına yönelik ihlallerin önlenmesi yanında ekonomik kriz ile artan tutsak yoksulluğunun yol açtığı sorunlara “acil çözüm bulunması” yönündeki beklentilere dikkat çekti.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği'nin (CİSST) paylaştığı son verilere göre; Türkiye’de toplam 304 bin 956 kapasiteli 403 cezaevinde 414 bin 401 kişi tutuluyor. Böylece 109 bin 445 kişi, kapasite fazlası olarak tutuluyor. 116 bin 66 kişi açık, 298 bin 335 kişi ise kapalı cezaevlerinde kalıyor. Bunların 351 bin 887’ü hükümlü, 62 bin 514’i tutuklu. Cezaevlerinde dil ve konuşma engelli olan 34, görme engelli 96, işitme engeli olan 68, işitme ve konuşma engeli olan 26 ve ortopedik engeli olan 252 kişi olmak üzere 476 engelli tutsak var. Tutsakların 6 bin 638’i 65 yaşın üstündedir. Cezaevlerinde 207’si kız çocuk olmak üzere 12-18 yaş arası 4 bin 524 çocuk tutulmaktadır. 19 bin 809 kadın tutsağın yanında annesi ile 0-6 yaş grubu çocuk sayısı 891‘dir.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsayan “Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı. Rapor, İstanbul Beyoğlu’nda bulunan dernek binasında yapılan toplantıyla açıklandı. Raporu, İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Meral Nergis Şahin ve İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Gülseren Yoleri okudu. İHD İstanbul Şubesi'ne 8’i Marmara bölgesi olmak üzere 14 cezaevinden başvuru yapıldığı belirtilen raporda, Marmara/Silivri Cezaevi, Çorlu Karatepe Y Tipi Cezaevi, Tekirdağ 1 ve 2 No’lu F Tipi Cezaevi, Metris R Tipi Cezaevi, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi, Maltepe 3 Nolu L Tipi Cezaevi, Sakarya Ferizli Kapalı Cezaevi, Burhaniye Kadın Kapalı Cezaevi, İzmir Buca Kapalı Cezaevi, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi, Burdur Yüksek Güvenlikli Cezaevi, Yozgat Boğazlayan T Tipi Cezaevi, Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi, Adana F Tipi Cezaevi’nden başvuru alındığı ifade edildi. Toplamda İHD İstanbul Şubesi’nin bin 602 ihlal tespit ettiğini vurgulanan raporda, üçü Marmara, ikisi Marmara dışı cezaevlerinden 5 tutsağın yaşamını yitirdiği kaydedildi. Raporda, sağlık hakkı ihlali 244; yeterli ve sağlıklı beslenme ve temiz suya erişim hakkı ihlali, öz bakım ihtiyaçlarının karşılanmaması 526; işkence, darp, kötü muamele, onur kırıcı davranış 459; iletişim hakkı ihlalleri/ tecrit 157; adalete erişim hakkı ihlali 14; adil yargılanma hakkı ve infazda eşitlik ilkesine aykırılıklar 82; açlık grevleri 9 olarak tespit edildiğinin altı çizildi. 

Sorunlar yumağı var

Hak ihlallerin son bulması için toplumsal mücadelenin önemine vurgu yapan raporda, cezaevlerindeki Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının ve hasta tutsaklar için Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) olumsuz tutumunun devam ettiği ifade edildi. Raporda, “İaşe bedelinin yetersizliği, besin, elektrik ve temiz su, radyo, televizyon, ısıtıcı, temizlik malzemesi gibi ihtiyaçların mahpus tarafından para ile satın alınmak zorunda olması, mahpusların dışarıdan maddi olarak desteklenmesini gerektirmekte, ancak gerek ekonomik kriz ve yoksulluk ve mahpuslara maddi destek sunanlara yönelik teröre finansman sağlama suçlaması bu dayanışmayı neredeyse imkansızlaştırmaktadır. Bu sorunlar doğrudan mahpus yakınlarını da ilgilendirmekte, uzak hapishanelere erişim zorlukları ve maddi yetersizlikler nedeniyle yıllarca yakınlarını ziyaret edememe baskısı yanında, onur kırıcı muamelelere ve hak kısıtlamalarına maruz kalan mahpus yakınları, yoğun hak ihlalleri ile cebelleşen mahpuslar için yoğun kaygı duymakta, artan yoksulluk nedeniyle ağır sorunlar yaşamaktadırlar” denildi. 

Acil çözüm bulunmalı

Başvurularda tecrit politikasından vazgeçilmesi, infazda eşitsizliklerin önlenmesi, işkence, kötü muamele, keyfi yasak ve uygulamalara derhal son verilmesi, sağlığa erişimde engellerin kaldırılması, adalete erişimde yaşanan sorunların çözülmesi, şartlı tahliye ve denetimli serbestlik hakkına yönelik ihlallerin önlenmesi yanında, ekonomik kriz ile artan tutsak yoksulluğunun yol açtığı sorunlara “acil çözüm bulunması” yönünde beklentilerin olduğu vurgulanan raporda, şu ifadelere yer verildi: “Yine her raporumuzda dediğimiz gibi; İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu olarak, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini sadece bilgi sunmak için rapor haline getirmiyoruz. Esas olarak meselelere yetkililerin ve kamuoyunun dikkatini çekerek hak ihlallerinin önlenmesini amaçlıyoruz. Biliyoruz ki, sunduğumuz bu üç aylık hak ihlalleri raporu, Marmara bölgesi hapishanelerinden bize ulaşan hak ihlallerini kapsamakla birlikte, genel durumu anlamamıza yarayacak verileri içermektedir.”

* * *

Kuyu tiplerini kapatın

İnsan Hakları Derneği (İHD), Antalya Döşemealtı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde açlık grevinde olan tutsaklar Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen’in durumuna ilişkin birçok kentte açıklama yaptı.

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, dernek binasında basın toplantısı düzenledi. İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Meral Nergis Şahin, Yüksek Güvenlikli cezaevlerinin tutsakları fiziki ve psikolojik olarak “ağır” biçimde etkilediğini vurguladı. Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen’in bu cezaevlerinin kapatılması ve sevk taleplerinin karşılanması için süresiz açlık grevinde olduklarını hatırlatan Meral Nergis Şahin, tutsakların son durumlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:

* Süresiz açlık grevinin 266. gününde olan Tahsin Sağaltıcı 40 kilonun altına düşmüştür. Dilinde yaralar oluşmaya başlayan Sağaltıcı’nın ayaklarında ciddi yanmalar vardır ve açlık grevinde günlerin ilerlemesi nedeniyle ciddi hafıza sorunları yaşamaktadır.

* Süresiz açlık grevinin 266. gününde olan, avukat görüşüne dahi sandalyeyle çıkartılabilen Gürkan Türkoğlu’nun parmak uçlarında yanmalar ve ayaklarında his kaybı bulunmaktadır. Diz kapağında iltihaplanmalar olan Türkoğlu, sürekli biçimde ateşlenmektedir.

* Süresiz açlık grevinin 247. Gününde olan 57 yaşındaki mahpus Hüseyin Özen’in kafasında ve bacaklarında yaralar oluşmuş; avukat görüşüne tekerlekli sandalyeyle çıkabilmekte, burun kanamaları ve denge sorunu yaşamaktadır.

Sağaltıcı, Türkoğlu ve Özen 10 Nisan’da “gözlem altında tutulacakları” gerekçesiyle Antalya Şehir Hastanesi'ne sevk edildiklerini ve halen orada olduklarını söyleyen Meral Nergis Şahin, “Mahpuslar 12 gündür iradeleri dışında tutuldukları hastanede tekli odalarda refakatçisiz şekilde bekletilmekte. Bütün ihtiyaçlarını tek başlarına karşılamak zorunda bırakılmaktadırlar. Bu durum mahpusların sağlık durumlarının daha da ağırlaşmasına neden olmaktadır” diye konuştu. İSTANBUL

Hangi talepleri var?

Yetkililerin tutsakların kabul edilebilir taleplerinin görmezden geldiğini vurgulayan Meral Nergis Şahin, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Antalya Şehir Hastanesi Başhekimliğine çağrıda bulunarak, şu talepleri sıraladı: 

* Gürkan Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı ve Hüseyin Özen’in hastane sürecinde aile üyelerinden bir kişinin refakatçi olarak yanında bulunma talebinin, aile hayatına saygı hakkı ve etkili destek alma ihtiyacı gözetilerek derhal kabul edilmesini, 

* Mahpusların sağlık durumuna ilişkin ailelerinin ve avukatlarının gecikmeksizin bilgilendirilmesini; mahpusların avukatlarıyla gizlilik, mahremiyet ve savunma hakkı ilkelerine uygun koşullarda görüşebilmesinin güvence altına alınmasını,

* Mahpusların bağımsız hekimler ve/veya bağımsız hekim heyetleri tarafından ziyaret edilmesi ve sağlık durumlarının değerlendirilmesinin sağlanmasını, 

* Mahpusların sevk taleplerinin yerine getirilmesini ve tutuldukları tecrit koşullarının sona erdirilmesini; tıbbi süreçlerde kişilerin açık iradesine, insan onuruna ve bedensel bütünlüğüne saygı gösterilmesini, 

* Mahpus hakları konusunda insan hakları temelli çalışmalar yürüten sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapılmasını, hapishanelerde devam ettirilen tecrit uygulamalarından derhal vazgeçilmesini ve tecrit koşullarını protesto etmek amacıyla açlık grevi eylemini sürdüren mahpusların taleplerinin dikkate alınmasını talep ediyoruz.  

İHD Êlih, Riha, Dîlok, Adana, Mersin, Hatay, İskenderun, Antalya, Wan, Ankara ve Mêrdîn şubeleri benzer açıklamalarda bulundu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.