İnsan Hakları Derneği(İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı(TİHV) ve Avrupa Akdeniz İnsan Hakları Ağı(EMHRN), İnsan Hakları Haftası vesilesiyle dün İHD Genel Merkezi'nde ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı ve EMHRN Örgütlenme Özgürlüğü ve Çalışma Grubu Kordinatörü Berenice Michard katıldı. Ortak açıklamayı yapan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 10 Aralık tarihinin İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilişinin 64. yıldönümü olduğunu hatırlatarak, Evrensel Bildirge'de yer alan hak ve özgürlüklere dayalı uluslararası bir düzenin kurulmadığını söyledi. 2012 yılında Türkiye açısından bakıldığında Kürt sorununun, insan hakları ve demokrasi sorununun temel halkası olduğunu söyleyen Türkdoğan, "Siyasal iktidarın Kürt sorununda izlediği güvenlik politikası çözümsüzlüğü derinleştirmiş, KCK adıyla anılan polis operasyonlarıyla Kürtlere, toplumsal muhalefete ve tabi ki BDP’ye uygulanan yargı yoluyla baskı politikası halklar arasında duygusal kopuşa giden süreci hızlandırmıştır" dedi.


Roboskî 1 yıldır adalet bekliyor

Türkdoğan, 28 Aralık 2011'de Roboskî'de 34 kişinin savaş uçakları ile katledildiğini hatırlatarak, "Roboskî için adalet arayışlarımız sürekli engellendi. Olayın üzerinden bir yıl geçmesine karşın hala sorumluları ortaya çıkarılamadığı ve adalet tesis edilemediği için bu olayın yüreklerdeki acısı bütün yakıcılığı ile sürmekte, vicdanları rahatsız etmektedir" dedi. 


Devlet terörü sürüyor
Türkdoğan, polis şiddetinin 2012 yılında da devam ettiğini belirterek, "Yargısız infaz, dur ihtarı ve rastgele ateş açma sonucu 35 kişi yaşamını yitirmiştir. Aynı dönemde 19 faili meçhul cinayet işlenmiş, cezaevlerinde 13'ü Şanlıurfa Cezaevinde yanarak olmak üzere 69 kişi, gözaltı merkezlerinde ise 9 kişi şüpheli bir biçimde yaşamını yitirmiştir" diye kaydettti. 2012 yılında “İşkenceye sıfır tolerans” söyleminin lafta kaldığını söyleyen Türkdoğan, Kasım ayı sonuna kadar TİHV’e yapılan işkence ve kötü muamele başvuru sayısının 506 olduğunu söyledi. "Vicdani retçilerin 2012'de AİHM’in 'sivil ölüm' olarak nitelediği ağır muamelelere maruz kalmalarına yol açan uygulamalar devam etmiştir" diye konuşan Türkdoğan, Türkiye'nin AİHM kararlarını yerine getirmediğini ifade etti.
2012 yılında Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü hakkına yönelik ciddi müdahaleler olduğunu söyleyen Türkdoğan, müdahaleler sonucu 4 kişinin yaşamını yitirdiğini 555 kişinin de yaralandığını söyledi. Türkdoğan, yaşanan ölümlerde kimyasal gazlarınını etkisinin fazla olduğuna dikkat çekerek, kimyasal gazların kullanımından vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.

Şüpheli ölüm değil cinayet

Kışlalarda yaşanan asker ölümlerinin vahim boyutlara ulaştığını belirten Türkdoğan, "Asker ölümleri bize göre cinayettir. 2002-2012 yılları arasında 93 asker intihar etmiştir. İşkence ve kötü muamelenin yoğunluğu, şikayet mekanizmalarına ulaşma konusunda yaşanan sıkıntılar ve denetim eksikleri ve baskılar zorunlu askerlik hizmeti yapan kişilerde çaresizlik duygusunun artırarak intihara yol açmaktadır" dedi

125 bin 100 kişi tutuklu

Türkdoğan, 2012 yılında cezaevlerinde tutulan tutsakların sayısında artış olduğana dikkat çekerek 31 Mayıs 2012 itibariyle cezaevlerindeki tutuklu sayısının 125 bin 100 olduğunu kaydetti. Türkdoğan, "Mahpusların 35 bin 432'si tutuklu, 89 bin 668 hükmen tutuklu ve hükümlüdür. 16 Haziran 2012 tarihinde Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde çıkan yangın sonucu 13 mahpusun ölmesi ve 5’nin de yaralanması aşırı doluluğun bir sonucudur. Her ne kadar 5 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 3. Yargı Paketinden sonra mahpus sayısında bir azalma olduysa da o tarihten bu yana yine eski seviyesine ulaştığını düşünmekteyiz" dedi.

253 tutsak ağır hasta

Türkdoğan, cezaevlerinde 253 tutsağın ağır hastalıklar nedeniyle tahliye edilmeyi beklediğini dile getirerek bu ağır hastaların tahliye edilmediğini belirtti.
Açıklama ardından İHD temsilcileri, 10 Aralık İnsan Hakları gününe ilişkin Yüksel Caddesi'nde "İnsan hakkına saygı istiyoruz" başlıklı broşürü dağıttı. 




46 bin 529 gözaltı

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 2012 yılının ilk 11 ayında, 46 bin 529 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Tanrıkulu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısıyla 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’nin son 11 aylık karnesini açıkladı. Türkiye'de son 11 ayda, 46 bin 529 kişi gözaltına alındı, 1.816 kişi tutuklandı. Cezaevlerinde 1.688 tutuklu, 403 hükümlü çocuk var. Cezaevlerinde 60 kişi hayatını kaybederken, 321 tutuklu ve hükümlü işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. 895 kişi de iş kazasında öldü. 148 kadın öldürülürken, 129 kadın da tecavüze uğradı.
Tanrıkulu'na göre 2012 yılında Türkiye’nin cezaevlerinde, sokaklarında, karakollarında, iş yerlerinde ve kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet bakımından hayatın her alanında insan hakları ihlal edilmeye devam etti. Yaşam hakkı bakımından ortaya çıkan tablo, geçtiğimiz 11 ay içinde yaşanan silahlı çatışmalarda asker, polis, gerilla, korucu ve sivil 771 kişi hayatını kaybetti, 642 kişi de yaralandı.
 
19 'faili meçhul'

 Yine 11 aylık bu dönemde 35 kişi yargısız infazlarda, 14 kişi kara mayınları patlamalarında, 19 kişi faili meçhul cinayetlerde ve 14 kişi de bombalı saldırılar sonucu olmak üzere toplam 82 kişi hayatını kaybetti. Yaralanan kişi sayısı ise 183.
 
895 kişi iş kazasında

 İş kazaları olarak nitelenen ama iş cinayetleri olan olaylarda ise 11 ayda 895  kişi hayatını kaybetti.
 
Kadın sayısı 148

 Kadın cinayetleri ve kadının insan haklarına yönelik ihlaller de vahim boyutlara ulaşmış durumda. 11 ay içinde tam 148 kadın öldürüldü, 209 kadın yaralandı, 129 kadın tecavüze uğradı, 124 kadın da cinsel tacize maruz kaldı.

Cezaevlerinde 60

 Geçtiğimiz 11 ay içinde cezaevlerinde 60 kişi hayatını kaybetti, 321 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kaldı ve 11 kişi cinsel taciz ve tecavüz iddiasında bulundu.
İşkence ve kötü muamele sadece cezaevlerinde değil, hayatın her alanında devam ediyor. Zira “dışarıda” bu muameleye maruz kalanların sayısı 319’dur.
 
Gözaltı rekoru

 Bir başka vahamet de, toplantı ve gösteri özgürlüğü hakkı ihlaline ilişkin rakamlarda karşımıza çıkmakta. 11 aylık dönemde, demokrasinin sunduğu en temel haklardan biri olan toplantı ve gösteri özgürlüğü hakkını kullanan 46 bin 529 kişi gözaltına alındı, bin 816 kişi tutuklandı, 555 kişi yaralandı ve 4 kişi de yaşamını yitirdi.
 
Bin 688 tutuklu çocuk

 Demokratik her ülkede, en azından çocuklar için tutukluluk istisna olarak uygulanırken, Türkiye’de tutuklu çocuk sayısı, hükümlü çocuk sayısından kat be kat fazladır. Bin 688 çocuk tutukluyken, hükümlü çocuk sayısı 403’tür.