
“Mezopotamya’nın en verimi mezrası” olarak tanımlanan Bilmad köyünde yaşayan yurttaşlar, ilk olarak 1992 yılında göç ile tanıştı. O dönem 100’ün üzerinde hanenin bulunduğu köy sakinleri, köylerinin yakılmasıyla evsiz kaldı. Kent merkezinde bulunan Bahçelievler Mahallesi’ne taşınan köylüler, kentlerinin de kuşatılması sonucu yeniden Bılmad’a dönüp topraklarını ekmeye ve hayvancılık yapmaya başladı.
Gümüştepe Jandarma Karakolu ile görüştükten sonra aileleri köye yerleştirdiklerini aktaran köy muhtarı Muhammed Sipki, komutanın kendilerine ‘Köyün şu bölgesine yerleşin. Biz orayı bombalamayız’ dediğini, ancak 14 Mayıs gecesi bölgenin bombalanması sonucunda Ali Sümbül isimli gencin yaşamını yitirdiğini ve 2 kişinin de yaralandığını anlattı.
‘Cama çıkmayın’ denildi
Saldırılar başladığı sırada karakolları arayan köylüler, çadırda kaldıklarının bilinmesine rağmen kendilerine ‘Cama çıkmayın!’ uyarısında bulunulduğunu da söyledi. Ali Sümbül’ün yaşamını yitirdiği bombardıman ardından aileler, yeniden göç yoluna düşerek, Deştabale (Konutlar) mezrasına çadırlarını kurdu.
Bılmad köyü halkının da Deştabale Mezrası’na yerleşmesiyle birlikte hane sayısı 120’ye ulaşılırken, 30 aile çadırsız bir şekilde yaşamlarını sürdürme çabası içerisinde. Yaşadıkları tüm zorluklara rağmen yurttaşlar kendi imkânları ve el birliği ile kurdukları çadırlarda kendilerine dayatılan kaderleri gibi yaşamlarını da ortaklaştırmış durumda.
Bir çadırda 3 aile yaşıyor
Kurulan her çadırda akraba ya da yabanca fark etmeksizin iki üç aile yaşıyor. İki ayda üç göç yaşayan yurttaşlar, kendilerine yük olabilecek tüm eşyalarını yanlarına almadıkları gibi, geçim kaynakları olan hayvanlarının da çoğunu da ellerinden çıkarmak zorunda kaldı. Çadır kurulan yerlerde su ihtiyacı, belediyenin getirdiği tankerlerle sağlanabiliyor, elektrikleri ise yok.
Şırnex merkeze 10 km uzaklıkta bulunan köylüler, evlerinin bulunduğu bombalandırma altındaki Şırnex’i ise dürbünlerle izliyor.
İki ayda 3 kez göç etmek zorunda kalan bu yurttaşlardan Hanım İstek (70), “Suçumuz Kürt olmak mı?” diye soruyor. İstek, “2 gün önce geceden başlayıp, sabaha kadar köyümüzü bombaladılar. Ahırlar da dizlerimizin üstüne çökerek ölümden korunmaya çalıştık. 70 yaşındayım bir gelinim ve 7 torunumla yaşama tutunuyorum, benim için her şey iki kat daha zor” ifadelerini kullandı.
Gabar’ı, Herekol’u görmeden asla nefes almayacağına vurgu yapan İstek, bin kez yıksalar da köyleri Bılmad’ı yeniden inşa edeceklerini söyledi.
Şırnex’i yeniden yapacağız
Yaşananları herkesin görmesini istediklerini dile getiren Rabia Sıpki (60) de, 90’lı yıllardaki gibi kendilerine yaşam alanı bırakılmadığını ifade etti. Sıpki, yaşadıklarını ve taleplerini şu sözlerle dile getirdi: “Bu sıcakta elektrik, su olmadan yaşamaya çalışıyoruz. Bir çocuğumuz hastalansa gidecek doktor, hastane yok. Kent merkezindeyken defalarca ölümle burun buruna geldik, çıkmamak için çok direndik. Bu savaş dursun. Yıkılan evlerimizi yarın gidip yeniden yaparız. Barış tek dileğimizdir.”
Devletin yaptığı katliamlara hiç şaşırmadığını dile getiren Süleyman İstek (75) ise aşiret reisleri ve koruculara seslenerek, herkesin halkından yana tavır almasını istedi. İçecek su bile bulmakta zorlandıklarını söyleyen İstek, “Bundan sonrası için verebileceğim tek mesaj Kürdistan, Kürdistan, Kürdistan’dır. Siyasetçilerimiz, Kürdistan’ın dört parçasında yaşayan halkımız Şırnex’e sahip çıksın” dedi.
Yeni gasp kararları
Amed’in (Diyarbakır) Sûr ilçesi ile Şirnex’in (Şırnak) Cizîr ve Silopiya ilçelerinin işgalini ön gören “acele kamulaştırma” kararlarına yenileri eklendi. Bakanlar Kurulu kararıyla “polis güvenlik noktası” adı altında Amed’in Rêzan (Bağlar) ve Sûr ilçeleri ile Şirnex’in Cizîr ve Elkê (Beytüşşebap) ilçeleri için “acele kamulaştırma” kararı çıkarıldı.
Karar kapsamında Rêzan’ın Kaynarpete Mahallesi’nde 131 ve 22 numaraları iki farklı parselde toplam 4 bin 270 metrekarelik alanın işgal edilmesi kararı alındı. Sûr ilçesine bağlı İskenderpaşa Mahallesi’nde ise 84, 85, 98, 99 ve 127 nolu parsellerde 380 metrekarelik alanın kamulaştırılması kararlaştırıldı.
Kamulaştırma adı altında işgal kararının alındığı Şirnex’ın Elkê ilçesinde de Elkê Mahallesi’nde 101, 102, 106, 106, 107 ve 108 numaraları parsellerde 2 bin 659 metrekarelik alana ilişkin karar çıkarıldı.
Daha önce de kamulaştırma kararı alınan Cizîr’in Nur Mahallesi’nde bu kez de 2, 4 ve 3 nolu parsellerde 30 bin 290 metrekarelik bir alana ilişkin kamulaştırma kararı alındı.
Davutoğlu’nun son marifeti
Karar, Bakanlar Kurulu tarafından 25 Nisan tarihinde alındı ama dün Resmi Gazete’de yayınlandı. 4 Nisan tarihinde Erdoğan tarafından görevden alınan Ahmet Davutoğlu hükümetinin son icraatı da “yine acele işgal” kararı oldu. Ayrıca kararın dün yayınlanmış olması “geriye dönük karar alınmış olabileceği” ihtimalini de gündeme getirdi. Davutoğlu hükümeti daha önce de Kürdistan’da devlet tarafından yıkılan birçok yerleşim yerine ilişkin benzer kararlar almıştı.