
Son 2 yılda çatışmalarda şehit düşen 269’dan fazla YPS ve HPG’linin cenazesi ailelerine verilmiyor. MEYA-DER’den Hasan Pençe, cenazelerin bazılarının hastanede tutulduğunu, bazılarının kimsesizler mezarlığına defnedildiğini ve bazılarının da kayıp olduğunu kaydetti.
KHK ile kapatılan Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (MEYA-DER) verilerine göre, farklı tarihlerde şehit düşen en az 269 HPG ve YPS’linin cenazesi ya hastanelerde bekletiliyor ya da ailelere haber verilmeden kimsesizler mezarlığına defnediliyor. Derneğin verilerine göre, Şırnak ve Hakkâri’de çok sayıda HPG’linin cenazesi kayıp.
Kapatılan MEYA-DER’in Başkanı Hasan Pençe, Sur, Cizre, Nusaybin, Yüksekova, Silopi gibi yerlerde cenazelerin ailelerine verilmediğini söyledi. Pençe, kimlikleri bilinmesine ve ailelerinden DNA örneği alınmasına rağmen bir yıldır herhangi bir cevap verilmediğini kaydetti. Pençe, ”Oysa kan örneği alındıktan sonra ailelere izin verilmesi gerekiyor. Ailelere olumlu ya da olumsuz hiçbir şekilde cevap verilmiyor. Aileler halen bir cevap bekliyor. 15 Temmuz’dan sonra da birçok savcı ile hâkimin değişmesiyle de birçok DNA örneği de kayboldu. Bu aileler için büyük bir sorun oluşturuyor” dedi.
Kaybettirmek istiyorlar
Pençe, 1990’lı yıllardaki hak ihlallerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “O yıllarda birçok Kürt genci yaşamını yitirdi. Cenazeleri ve kemikleri halen kayıp. Şimdi ise 21. yüzyılda devletin elinde birçok imkân ve teknoloji ile cenazelere ait bilgi olmasına rağmen cenazelere ne olduğuyla ilgili ailelere bilgi verilmiyor. 90’lı yıllardaki gibi cenazeleri kaybettirmek istiyorlar.”
Cenazeler nerede?
Pençe, bir buçuk yıl içerisinde Şırnak ve Hakkâri’de şehit düşen HPG’lilerin cenazesine ne olduğunu bilemediklerini belirtti. Pençe, şunları söyledi: “Cenazeler olduğu söylenmesine rağmen ortada yok. Her defasında ‘Biz bu kadar kişiyi öldürdük’ diyorlar. Peki, o zaman bu yaşamını yitirenlerin cenazeleri nerde? Hakkâri, Şırnak ve Malatya’ya gidip savcılığa başvuran ailelere ‘Cenazeler yok’ deniliyor. Ya bu cenazeler savaş alanında bırakılıyor ya da 90’lı yıllardaki gibi toplu mezarlara defnediliyor. Cenazeler nerdeyse ailelere bilgi verilsin. Cenazeler kimin elindeyse açıklansın. Cenazelerin yerleri nerede söylensin. 150-200 kişinin isimleri açıklanmasına rağmen cenazeler halen bulunamadı. Bir an önce ailelere cenazeleri verilmelidir.”
Cenazelerle oynanıyor
Devletin cenazeler üzerindeki insanlık dışı uygulamaları dikkat çeken Pençe, şunları paylaştı: “Bedenleri medya üzerinden teşhir ediliyor, görüntüleri paylaşılıyor. Aileler de çocuklarının cenazelerini bu görüntülerden bulmaya çalışıyor. JÖH, PÖH gibi birçok hesap işkence ettikleri cenazelerin fotoğraflarını paylaşıyor. İnsanlık dışı uygulamalar var. Ancak cenazeler ortada yok”
Pençe, hastanelerde bekletilen veya kimsesizler mezarlığına defnedilen cenazelerin durumuna da değinerek, şu bilgileri de verdi: “Diyarbakır’da 18 cenaze kimsesizler mezarlığına defnedildi. Yüksekova’dan 51 cenaze Erzurum’a getirildi. Şırnak’ta 13 cenaze, Cizre’de 16, Habur’da 47, Bitlis’te Şubat ayında 7 cenaze. Bitlis’te 14 cenaze defnedildi. Sivas’ta 3 cenaze defnedildi. Nusaybin’de bir yanda 18 cenaze diğer tarafta da 7 cenaze var. Malatya’da 15 cenaze, Elâzığ’da 1 cenaze, Antep’te 20 cenaze, Mardin’de 12 ve Urfa’da 28 cenaze var.”

AMED