İki oğlu tutsak olan Resmiye Baybars, ”İkisi de farklı cezaevlerinde. Osmaniye’de kalan oğlum hukuksuz bir şekilde iki yıldır tek kişilik hücrede tutuluyor. Gördüğü işkenceden dolayı ağrıları olmasına rağmen tedavi edilmiyor” dedi.

EMRULLAH ACAR / JINNEWS/MARDİN

Türk cezaevlerindeki baskı, keyfi uygulama ve hak ihlallerinin sonu gelmiyor.  Farklı cezaevinde iki oğlu bulunan Resmiye Baybars, Osmaniye Cezaevi’ndekin oğlu Abdulkadir Baybars’ın duruşmada yaptığı savunma nedeniyle iki yılla yakındır tek kişilik hücrede tutulduğunu söyledi.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde 2015-2016 yılları arasında ilan edilen sokağa çıkma yasaklarında tutuklanan iki oğlunun ayrı ayrı ceza aldığını söyleyen Baybars, ”Abdulrahim, Silivri Cezaevi’nde kalıyor. ‘Örgüt üyeliği’nden ona 20 yıl ceza verildi. Diğer oğlum Abdulkadir, Osmaniye Cezaevi’nde ve iki kez ağırlaştırılmış müebbet verildi. Ocak 2018’de Nusaybin davasında yaptığı savunma nedeniyle cezaevine götürüldüğünde ondan uzun bir süre haber alamadık. Daha sonra da tek kişilik hücreye konulduğunu öğrendik. Daha kendisine ceza verilmeden hücreye konuldu. Kimseyle görüşmesine izin verilmiyor. Kitaplarını ve gönderdiğimiz elbiseleri de ona vermiyorlar. Oğlum iki yıla yakındır tek başına hücrede tutuluyor. Daha cezası onaylanmadı bile” dedi.

Hücrede işkence yaptılar

 Oğlunun kimseyle görüştürülmediği için tek başına kalması nedeniyle sesinin kısıldığını belirten Baybars, ”Telefonla konuştuğunda sesini çok az duyuyoruz artık. Sesi kısılmış. Orada bir şey olduğunda bize anlatmıyor. Açık görüşlerine gittiğimizde eğer darp edilmişse kendimiz anlıyoruz kendisi bize söylemiyor. İki ay önce görüşüne gittiğimizde gardiyanlar hücrede onu darp etmişlerdi. Yanımıza geldiğinde burnu morarmıştı” şeklinde konuştu.

İşkence izleri duruyor

 Osmaniye Cezaevi’nde tutulan Abdulkadir’in gözaltına alınırken gördüğü işkence nedeniyle hala ağrılarının olduğunu söyleyen Baybars, oğlunun cezaevinde tedavi edilmediğini dile getirdi. Baybars, şunları ekledi: ”Onlara her türlü işkenceyi yapıyorlar. Sonra gelip ‘biz onlara bakıyoruz. Siz de onların elektrik faturalarını ödeyin’ diyorlar. Oğlum dört senedir cezaevinde işkence gördüğü zamandan kalma yaraları ağrıları var hala. Onu hastaneye götürüp tedavi bile etmiyorlar. Tek hücrede şu an ne durumda onu bile bilmiyoruz. Çocuklarımızdan ellerini çeksinler artık.”