Notabene Yayınları, kız çocuklarına yönelik cinsiyetçi eğitime karşı başlattığı “Anti-Prenses” serisinde ikinci kitabı yayımladı. İlk bölümünde Frida Kahlo’nun hikayesi yer alan serinin şimdiki konuğu, Violeta Parra.

Kitap, tanıtım bülteninde şu cümlelerle anlatılıyor: “İşte bir anti prenses daha… O bir göçebe prenses çünkü hiçbir zaman olduğu yerde durmadı. Şili’nin uçsuz bucaksız yollarında, omzunda gitarıyla yürüyen Parra’nın bıraktığı izleri takip ediyoruz. Şarkılarını söylemek için perdeden yapılan eteğini savuruyor ve yüzümüze rüzgarı vuruyor. Bu kitapta dünyaya ve şarkılara hükmeden Parra var. Kalıplara sığmıyor ve tüm insanlığın çığlığı oluyor bir anda. ‘O, yoksulların, çamaşırcıların, meyve toplayıcılarının, madencilerin, sokak sanatçılarının sesiydi…’ diyor yazar. Ancak sözcüklere sığmıyor Violeta Parra. İlk anti prenses Frida Kahlo gibi umut oluyor yaşamı şehirlere sıkışmış insanlara. Yorulmayan gezgin, zamanın göçebesi sıradışı yaşamında sizleri bekliyor.” 

Anti-Prenses Serisi nedir?

Kadınlara yakıştırılan sıfatlar öyle çok ki… Üstelik daha çocukluktan itibaren kadınlar, üretimin dışında, güçsüzlüğe mahkum, erkeğin korumasına muhtaç olduklarını anımsatır rol tarifleriyle yetiştirilmiyor mu?

Oysa bazı kadınlar var, hiç umursamıyorlar bunları. Egemen estetik normlarına boşverip, “güzelliklerini” kendileri olarak, elleriyle inşa ediyorlar. Vücut ölçüleri, davranış kalıpları, kahkahaya bile engel koyan “ayıp” mekanizması… Umurlarında değil. Kadın evinde oturmalı, erkeğini beklemeli, yemek yapmalı, yuva kurmalıymış! Oysa bu güzel kadınlar, evlerinde bir an için durmuyor, özgürlüğün peşine düşüyor, üstelik bunun için kimseye ricacı olmuyorlar.

Kim daha güzel? Özgürlüğüne el konulması karşısında çaresizlik hissiyle köşesine çekilen, ona verilen görevleri sessiz ve şikayetsiz yerine getiren mi; toplumsal cinsiyet rollerine boşverip kendi rolünü kendisi belirleyen mi? NotaBene Yayınları, bu soruya ikinci yanıtı verdi ve Arjantin’deki Chirimbote Yayınları’nın başladığı çocuk kitapları serisi “Anti-Prenses”i Türkçe’ye çevirmeye başlayarak yanıtın gereğini yerine getirmeye başladı. 



KÜLTÜR SERVİSİ