İkinci hilafet başlamadan gömüldü

1 Şubat 2022 Salı - 17:00

  •  QSD Genel Komutanlık Üyesi Newroz Ehmed, Türk devletinin desteğini alarak büyük bir hazırlığın ardından Hesekê merkezli saldırıyla 2. İslam Devleti Hilafeti ilanının hedeflendiğini, ancak 121 şehit vererek engellediklerini söyledi. 

QSD, DAİŞ kalkışmasının bastırıldığını, ancak devam eden Türk devleti desteği, Hol Kampı ve tutuklu DAİŞ’liler meselesi ile Uluslararası Koalisyon sorumluluktan kaçınması gibi sorunların devam ettiğini bildirdi. Kontrolün tamamen sağlandığını, yaygın operasyonların devam ettiğini kaydeden QSD, cezaevi merkezli operasyonda 374 DAİŞ’linin öldürüldüğünü paylaştı.

Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanlık Üyesi Newroz Ehmed tarafından önceki gün Hesekê’de DAİŞ’in eliyle devreye konulan kapsamlı planın akamete uğratılmasıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Ehmed’e, İç Güvenlik Güçleri Genel Komutanlık Üyesi Siyamend Welat ve QSD Genel Komutanlık Üyesi Mehmut Berxwedan eşlik etti. Genel Komutanlık Üyesi, planı, hedefini ve uygulama biçimiyle nasıl müdahele edilip bastırıldığını tüm açıklığıyla anlattı:

Hazırlık ve plan

DAİŞ, 20 Ocak günü saat 19.00’da binlerce elemanının tutuklu bulunduğu Hesekê’deki Sinaî Cezaevi’ne kapsamlı ve planlı bir saldırı düzenledi. Saldırıya dışarıdan çok sayıda DAİŞ canlı bombası da katıldı. Saldırıda öncelikle cezaevinin kapısı önünde bomba yüklü bir araç patlatıldı ve ardından cezaevine 3 koldan saldırı başlatıldı. Aynı zamanda cezaevinin kontrol altına alarak saldırı yerine müdahale eden QSD güçlerine darbe vurmak istediler. Cezaevinin içindeki binlerce DAİŞ’li de içerideki memurlara ve güvenlik güçlerine saldırdı. Tutuklu DAİŞ’lilerin kaçıp hemen silah alması için de cezaevi kapısı yakınlarında silah ve mühimmatla dolu bir kamyon bekletiliyordu. Bu planın başarıya ulaşması durumunda Xiwêran ve Zihûr mahalleleri ile Özerk Yönetim ve bölgedeki askeri kurumlarına saldıracaklardı. Saldırının temeli ve destek için Xiwêran ve Zihûr mahallerindeki bazı evlerde sığınak açıp, planın başarıya ulaşması için zemin hazırladılar. Hazırlık ve plan bu şekildeydi.

Planın hızı engellendi

Başta cezaevini koruyan savaşçılar olmak üzere güçlerimiz büyük bir direniş gösterdi. Cezaevi güvenliği yönetiminden olan Cemal Kobanê ve Akif arkadaşlarımız ilk olarak kahramanca savaşıp şehadet mertebesine ulaştı. Bu arkadaşlarımız DAİŞ’in planının hızlıca yürümemesi için onları engelledi. Ardından bölgedeki QSD ve Asayiş güçlerimiz de hemen olaya müdahale edip örgütlü bir şekilde cezaevini kuşattı. Cezaevinin duvarlarıyla bitişik olan üniversite binasını da hemen kuşatmaya aldı. Bazı DAİŞ elemanları duvarı delip cezaevinden bu binaya geçmişti. 

Kontrolün ardından yönelim

Xiwêrab ve çevredeki diğer mahallelerin kontrolü sağlandıktan sonra güçlerimiz yoğun bir operasyon başlattı.  Halkların Gürzü Hamlesi çerçevesinde DAİŞ‘e karşı hem cezaevi çevresin ve Hesekê hem de Dêrazar, Reqa gibi bölgelerde temizlik operasyonu başlatıldı. QSD ve Asayiş güçleri, büyük bir cesaret ve uzmanlıkla saldırgan çete gruplarının üzerine giderek çoğunu öldürdü. Aynı şekilde cezaevinde silah bulunduran bazı DAİŞ’liler de öldürüldü.

Başka cezaevine nakledildiler

Sonuç olarak bütün tutuklular bir kere daha kontrol altına alındı ve başka bir cezaevine aktarıldı. Hesekê’deki yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğine zarar gelmemesi ve DAİŞ’in cezaevindeki çocukları canlı kalkan olarak kullanmasından dolayı güçlerimiz sabırlı ve büyük bir dikkatle hareket etti. Cemal Kobanê arkadaşın komutanlığındaki cezaevi savunma savaşçılarının kahramanca direnişi, olaya hızlı bir şekilde müdahale edilmesi ve Hesekê’deki temizlik operasyonu hamlesinin başlamasıyla birlikte kontrol tamamlanıp DAİŞ’in planı boşa çıkarıldı.

2. İslam Devleti Hilafeti

Elde edilen belgelere ve saldırgan DAİŞ sorumlularının itiraflarına göre; Sinaî Cezaevi’ne dönük saldırının başarıya ulaşması durumunda hem Hesekê’deki diğer mahallelere hem de Hol, Şedadê ve Dêrazor’a dönük eş zamanlı saldırılar ve kapsamlı planlar devreye sokulacaktı. DAİŞ bununla sözde 2. İslam Devleti Hilafetini ilan edecekti. Lokal, sadece cezaevine dönük veya tutuklu birkaç DAİŞ’linin kaçırılmasıyla sınırlı değildi. QSD bir kez daha cesaret, dikkat ve yetenekle güçlü iradesini ortaya koyarak, bölge halkları için zafer ruhunu yarattı.

Suriye’nin dışında koordinasyon

DAİŞ’lilerin bir kısmı Serêkaniyê ve Girê Spî gibi işgal altındaki bölgelerden gelmiş, bir kısmı ise Irak tarafından takviye edilmiş. Suriye sınırları dışında plan ve koordinasyonu yapılmıştır. DAİŞ şimdiye kadar kendi ayakları üzerinde durabilmişse, hala harekat ve saldırı güçlerini oluşturabiliyorsa bazı yerel güçler ve devletlerden doğrudan veya dolaylı olarak aldığı destek sayesindedir. 

Türk devletinin rolü başattır

Türk devletinin rolü bu konuda en önemlisidir. DAİŞ’in saldırılarının devamından Türk devletinin sorumluluğu büyüktür. Türk devletinin Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları ve sürekli tehditleri, hem DAİŞ’e moral veriyor hem de DAİŞ’in örgütlenmesine, nefes almasına zemin hazırlıyor. Serêkaniyê ve Girê Spî gibi işgal altındaki alanlar DAİŞ’in örgütlenmesi ve kendini eğitmesi için en güvenli alanlara dönüştürüldü. 

Koalisyon’a daha fazla görev

QSD ile Uluslararası Koalisyon arasında DAİŞ’e karşı iyi bir iş birliği var. DAİŞ’e karşı mücadele büyük ölçüde devam ediyor, ancak DAİŞ’in coğrafi olarak tasfiye edilmesi ardından Hol Kampı’ndaki binlerce tutsak ve on binlerce ailesinin yükü, yalnızca QSD’ye ve Özerk Yönetim’e bırakıldı. Bu son saldırı aynı zamanda DAİŞ’in hala büyük bir tehdit oluşturduğunu; sadece bölge güvenliği için değil, tüm dünyanın güvenliği için de büyük bir tehdit olduğunu gösterdi. Bu saldırı, QSD ve Özerk Yönetim için Uluslararası Koalisyon’dan hem askeri hem teknik hem de siyasi olarak destek ve yardım ihtiyacın daha fazla karşılanması gerektiğini gösteriyor. DAİŞ ile mücadelede ve ailelerinin sorunlarının çözümünde bu sorumluluk, QSD, Özerk Yönetim ve Uluslararası Koalisyon arasında ortak bir sorumluluktur. Hol Kampı için kalıcı bir çözüm bulunmalı. Binlerce DAİŞ’linin yargılanması için uluslararası bir mahkeme kurulmasına ihtiyaç var. QSD’ye ve Özerk Yönetim’e verilen siyasi, askeri ve ekonomik destek arttıkça DAİŞ’in örgütlenme zemini zayıflayacaktır.

Operasyonlar devam ediyor

Halkların Gürzü Hamlesi çerçevesinde hücrelere yönelik Dêrazor ve Reqa gibi bölgelerde hem yerel hem nokta hem de bölge genelini kapsayan operasyonlar devam ediyor.

121 şehit verildi

DAİŞ çetesi, cezaevinin güvenliğini sağlayan ve cezaevinde personel olarak çalışan 77 kişiyi vahşice şehit etti. Sinaî Cezaevi dışında 7 gün boyunca sürdürülen operasyonlarda 40 savaşçı ve dört yurttaş şehit düştü. 374 DAİŞ çetesi elemanı öldürüldü.  HESEKÊ

 

Uluslararası sorumluluk alınmalı

Özerk Yönetim Eşbaşkanları, DAİŞ elemanlarının uluslararası bir mahkemede yargılanabilmeleri için daha fazla sorumluluğa davet etti. 

Özerk Yönetim Eşbaşkanları Berivan Xalid ile Ebid Hamid El-Mihbaş tarafından dün Hesekê’de açıklama yapıldı. Bugüne kadar 12 bin şehit verdiklerini ve 25 binden fazla savaşçının da yaralandığı hatırlatılan açıklamada, “Özerk Yönetim’in elinde 12 bine yakın DAİŞ üyesi bulunuyor. Bunun 2 bini Irak, 2 bini 5 farklı ülkeden gelenler, 5 bini ise Suriyeli olmakla birlikte on binlerce kişiden oluşan aileleri de Hol ve Roj kamplarında kalıyor” denildi. 

Uluslararası toplumun ve Uluslararası Koalisyon’un beraber büyük çalışmalar yapması gerektiği vurgulanan açıklamada, şunlar sıralandı:

* DAİŞ saldırılarına karşı QSD ve İç Güvenlik Güçleri’ne daha fazla destek verilmeli.

* Kuzey-Doğu Suriye’de resmi olarak tanınan uluslararası mahkeme kurulmalı. Suçlular yargılanıp adalet yerini bulmalı.

*  Vatandaşları Kuzey-Doğu Suriye’de bulunan devletler sorumluluklarını yerine getirerek, silahlı vatandaşlarını, kadın ve çocuklarını geri götürmeli. O zaman kadar da Özerk Yönetim’e destek vermeliki cezaevi ve kampların durumunu düzeltebilsin. 

*  Eğitim, sağlık ve hizmet çalışmalarının iyileştirilmesi için Kuzey-Doğu Suriye’ye ekonomik destek sağlanmalı, DAİŞ’in ekonomik durumu kötü olanlardan faydalanmaması için bölgenin ‘Sezar Yasası’ndan çıkarılması gerekiyor. DAİŞ’in bunu gizli hücreler ve ideolojik amaçları için bir araç olarak kullanmasının önüne geçilmeli.

*  İnsanı yardımlar artırılmalı, kapalı olan Til Koçer Sınır Kapısı gözden geçirilmeli. Uluslararası toplumun Şam üzerinde yaptığı yardımlar yetersiz kalıyor. Birleşmiş Milletler (BM), Hesekê’de yaşanan olaylar nedeniyle 36 TIR yardım gönderdiğini söylüyor. Gelenler yardımlar Qamişlo denetim merkezine gidiyor. Burası Şam’ın denetimde bu nedenle yardımlar gelmiyor.

* Özerk Yönetim’in siyasi olarak tanınması için destek verilmeli, bölgenin güvenliği için çalışmalar yapılmalı. Türk devleti işgal ettiği bölgelerde teröristlere güvenli bölgeler yaratmış durumda. İşgal ettiği bölgelerden çekilmesi için baskı yapılmalı. 

* Çocuk eğitim merkezi kurulması, cezaevi ve kamplardaki insanların koşullarını iyileştirmesi için Özerk Yönetim desteklenmeli.

 

Kısmi sokağa çıkma yasağı

DAİŞ saldırısı üzerine Kuzey-Doğu Suriye İç İlişkiler Komitesi, genel sokağa çıkma yasağı ilan etmişti. Sokağa çıkma yasağı önceki gün sona erdi ve kısmi sokağa çıkma yasağına dönüştürüldü. Kısmi sokağa çıkma yasağının 18.00-06.00 saatleri arasında uygulanıyor. Genel sokağa çıkma yasağının sona ermesinin ardından, Hesekê’de yaşam normale dönüyor; market, pazar ve lokantalar açıldı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.