Anlaşmaya uy, tüm esirleri bırak
Dünya Haberleri —

Esirler için eylem
- Mihemed Cemîl Remo Halep’te, Hasan Osman Maci Reqa-Hesekê yolunda ve Siyamend Îsmaîl ise Dêrazor’da HTŞ tarafından esir alındı. Aileleri, 2 buçuk ayı aşkın süredir uluslararası hukuk kurumlarının devreye girmesini ve çocuklarının serbest bırakılmasını istiyor.
Şam’daki Geçici Hükümet, Rojava’ya yönelik saldırı sürecinde esir aldığı kişileri 29 Ocak Anlaşması’na rağmen serbest bırakmıyor, süreci ağırdan alıyor. Aileler, endişe ve umut arasında çocuklarının yolunu gözlüyor.
QSD savaşçısı Mihemed Cemîl Remo, 17 Ocak’ta esir alındı. 27 yaşındaki Mihemed Remo, 13 yıldır halkı için mücadele ediyordu. QSD’nin anlaşma çerçevesinde Dêr Hafir’dan çekildiği süreçte Şam’ın saldırıya geçmesiyle Mihemed Remo ile irtibat kesildi. Annesi Lîna Silêman, “Oğlum, askeri güçlerin yeniden konuşlandığı gün esir alındı. 10 gün sonra gönderdiği ses kaydında Halep’te esir alındığını ve durumunun iyi olduğunu söyledi. Ramazan Bayramı’ndan iki gün önce telefonla aradı, bu içimizi biraz rahatlattı. Ancak o günden sonra bir daha haber alamadık” diyor.
Dêr Hafir’da 3 kardeş
3 oğlunun Dêr Hafir’da birlikte savaştığını birinin yaralandığını, birinin durumunun iyi olduğunu ve Mihemed Remo’nun ise esir alındığını söyleyen Lîna Silêman şu çağrıyı yapıyor: “Esir alınanların hepsi bizim çocuklarımız. Eğer oğlum dönmezse, kendim gidip isteyeceğim.”
Hiçbir haber yok
QSD’nin eski savaşçısı Siyamend Îsmaîl, Qamişlo’nun Girbawî köyünden. En son Dêrazor’daydı ve 18 Ocak’tan bu yana kendisinden haber alınamıyor. Annesi Şêxa Cidan Seyîd Elî, ANHA’ya endişelerini şu sözlerle dile getiriyor: “İlgili taraflar çocuklarımızı derhal bırakmalı. Esirler arasında yaralılar da var. Bu zamana kadar birçok kez çocuklarımızı bırakacaklarını söylediler ama süreci ağırdan alıyorlar. Çocuklarımızı bekliyoruz.”
Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdî, Şam’ın bin 70 kişiyi esir aldığını açıklamıştı. Mart ayının ilk haftasında, Şam yönetimi tarafından 33’ü sivil olmak üzere 59 kişi serbest bırakıldı. 10 Mart’ta karşılıklı 100’er kişi takas edilirken, 19 Mart’ta 300 kişi ve 26 Mart’ta ise Dêr Hafir’da esir alınan 10 savaşçı serbest bırakıldı. Böylece Mart ayında Şam, 469 kişiyi serbest bırakmış oldu; 601 kişi ise hala esir durumda.
Nisan ayının ilk haftasında Mazlum Ebdî ve Şam’daki Geçici Hükümet başkanlığı temsilcisi Ziyad El Ayîş, Hesekê’de bir görüşme yaparak bir grup tutuklunun daha serbest bırakılması konusunda anlaştı. Bu kapsamda 10 Nisan Cuma günü 200 kişinin daha bırakılması bekleniyor. Ancak tüm bu rakamların ardında, haber bekleyen yüzlerce aile var.
‘Hasan yaşıyor ama hala esir’
Amûdê’nin Karakop Tehtani köyünde yaşayan bir aile, bu bekleyişin en çarpıcı örneklerinden biri. Yaklaşık 60 yıldır aynı köyde yaşayan aile için zaman ve mesafe artık tek bir noktada kilitlenmiş durumda: 19 yaşındaki Hasan Osman Maci’den gelecek haber.
Hasan, Reqa-Hesekê yolu üzerinde çatışmaların yoğunlaştığı dönemde esir alındı. O günden bu yana ailesi, onun akıbetini öğrenmek için çalmadık kapı bırakmadı.
Hasan’ın annesi Leyla Abbas Mihyedin, yaşadıklarını şöyle aktarıyor: “Bir kişi telefonla arayarak Arapça konuştu. Hasan’ı öldürüp ve ‘etini köpeklere vereceğiz’ sözleriyle bizi tehdit etti.” Bu tehdit, ailenin endişelerini daha da arttırmış.
Bir süre sonra Suriye’nin farklı cezaevlerinden paylaşılan videolarda Hasan’ın görüntüsü ortaya çıktı. Aile, günlerdir aynı videoyu tekrar tekrar izliyor. Onlara göre bu görüntü hem umut hem de acı veriyor. Hasan yaşıyor ama hala esir.
Baba
Hasan Maci, ANF aracılığıyla sesini tüm yetkililere duyurmaya çalışıyor: “Suriye'de çatışmaların yaşandığı günden bu yana gözlerime uyku girmiyor. Bir an önce bu durumun değişmesini istiyorum. Tek isteğim, oğlumun ve Suriye’deki bütün hapishanelerde tutulan yüzlerce insanın bir an önce serbest bırakılması. Umarım yarın bırakılacak esir grubunun içinde oğlum da olur. Oğlumun evine dönmesini istiyorum.”
Her gün eylemdeler
Aileler, hemen hemen her gün farklı kentlerde sokağa çıkarak esirler için uluslararası hukuk komisyonlarının devreye girmesini ve derhal serbest bırakılmaları gerektiğini belirtiyor. Girkê Legê’de “Esir ağabeyimi istiyorum”, “Esir babamı istiyorum, “Esirler özgürlüğün sesidir” ve “Esirler serbest bırakılana kadar mücadele edeceğiz” yazılı pankartlarla sokağa çıkan yüzlerce kişi Şam’daki hükümete çağrı yaptı. Kobanê’de Özgür Kadın Meydanı eylemlerin adresi. Aileler, Özerk Yönetim’e güvendiklerini vurgulayarak, esirlere sonuna kadar sahip çıkacaklarının mesajını veriyor.
BM binası önünden çağrı
Qamişlo’da ise aileler Siyahi Mahallesi’nde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği önüne yürüyerek sesini duyurmaya çalışıyor. “Adalet nerede?” ve “Özgürlük haktır, talep değildir” yazılı pankartlarla BM binası önünde bir araya geliyor, talepleri karşılanana ve çocukları serbest bırakılana kadar eylemlerine devam edeceklerini vurguluyor. Aileler ayrıca şu ana kadar durumları hakkında net bir bilgi olmayan gazeteciler Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polat’ın akıbetinin açıklanmasını da istiyor.
Öte yandan, önceki gün (8 Nisan) Qamişlo Halk İnisiyatifi’nin “Esirlerin özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür, gençlerimizi bırakın” sloganıyla düzenlediği eyleme aileler, sivil toplum kurumları, siyasi partiler ve bölge halkından yüzlerce kişi katıldı.
12 Mart Şehitleri Stadyumu’nun önünde yürüyüşe geçen kitle, BM binasına kadar yürüdü. Aileler ve kurumlar, esirlerin fotoğraflarını ve “Esirleri bırakın”, “Annelerimiz bekliyor”, “Adalet nerede?”, “Esirlere özgürlük”, “Esirler kırmızı çizgidir” ve “Esirleri bırakma sözünüz nerede?” yazılı pankartlar taşıdı.
Qamişlo Halk İnisiyatifi, esirlerin 2 aydan fazla süredir tutuklu kalmasının ailelerinin acısını derinleştirdiğini ve ülkedeki güvenliği riske attığını belirtti. İnsani yardım ve hukuk örgütlerine bu dosyayı takip etmeleri ve esirlerin serbest bırakılması için baskı yapmaları çağrısında bulundu. HABER MERKEZİ















