İkinci yasak kararını da tanımayan ve direnişiyle boşa çıkaran Cizreliler, devletin kenti boşaltma girişiminin de sonuçsuz kalacağını söylüyor:  “Devlet, Cizre halkının korkmasını ve evlerini terk etmesini istiyor. Ne yaparlarsa yapsınlar biz evimizi ve topraklarımızı terk etmeyeceğiz. Memleketimizde bize bunları yapanlar başka yerde neler yapmaz ki?Sonuna kadar direneceğiz.” 
4-12 Eylül tarihleri arasında sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ve devlet güçlerinin 21 sivilin ölümüne yol açtığı Cizre’de onbinlerin katıldığı cenaze töreni ardından ikinci kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Şırnak Valiliği, 13 Eylül Pazar saat 19.00’dan geçerli olmak üzere ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan etti. 12 saat süren yasak dün sabah 07.00’de sona erdi. 


‘Daha yeni başlıyor’ tehdidi

Şırnak Valiliği, yasağı sadece yarım saat öncesinde duyurdu. Cizreliler yarım saat içerisinde market ve bakkallardan temel ihtiyaç malzemelerini temin etmeye çalıştı. Market ve bakkallara yönelen ve ihtiyaçlarını gidermeye çalışan bir yurttaşla sivil polis arasında geçen diyalog dikkat çekti. Yurttaşın “Yetmedi mi bu savaşınız” sözleriyle sivil bir polise tepki göstermesi üzerine polis “Hayır, daha yeni başlıyor” cevabı verdi.


Sabaha kadar nöbet 



Yasak kararı ardından daha önce olduğu gibi mobil telefon şebekelerinin kesilmesi saldırı ihtimalini güçlendirdi. Saldırıların merkezi olan Cudi, Nur ve Yafes mahallelerinde saldırı ihtimaline karşı hazırlık yapan halk, yasağa rağmen terk etmedikleri sokaklarda sabaha kadar barikat başlarında nöbet tuttu. Sokağa çıkma yasağına “Bijî berxwedana Cizîrê” ve “Katil Erdoğan” sloganlarıyla tepki gösterilirken, kadınlar da aralıklarla yükselen silah seslerinin dışında geceyi saran sessizliği zılgıtlarıyla böldü. 


Taziye kuramadılar



Sıkıyönetim nedeniyle toprağa verilemeyen 16 kişinin cenazelerinin defin edilmesi ardından Cudi Mahallesi’nde kurulan taziye çadırları da sokağa çıkma yasağının alınması üzerine kaldırılmak zorunda kaldı. Yakınlarını defneden aileler, yasak nedeniyle yaslarını dahi tutamadı.



Silah sesleri yükseldi



Mobil telefon şebekelerinin dün de kesik olduğu ilçenin Arin Mirkan ve Yafes Caddesi üzerinde konuşlanan zırhlı araçlardan yer yer mahalle içlerine rastgele kurşunlar sıkıldı. Sokak başlarında nöbet tutan halk, saldırılara direnişle karşılık verirken, yer yer çatışmalar yaşandı. 




Yasak bitti abluka kaldı


Sabahın ilk ışıklarına kadar aralıklı devam eden saldırılara karşı Nur Mahallesi’nde sokakları boş bırakmayan halk, sabahın erken saatlerinde yine sokak ortasında kurdukları sofrada kahvaltı yaptı. 
Yasağın kaldırılması ardından da mahalledeki polis ablukası devam ederken, İdil Caddesi’nden zaman zaman silah sesleri duyuldu. 




Cizreliler: Göçe zorlanıyoruz


Cizre halkı ise ikinci kez ilan edilen yasak kararı ile devletin kendilerini korkutup ilçeden kaçırtmaya çalıştığını belirtiyor. 
Yasağa rağmen sokaklardan ayrılmadıklarını, direnişlerini sürdüreceklerini kaydeden Nezir Şah (53), “Devlet, Cizre halkının korkmasını ve evlerini terk etmesini istiyor. Ne yaparlarsa yapsınlar biz evimizi ve topraklarımızı terk etmeyeceğiz. Mücadelemize devam edeceğiz” dedi. 




Evlerimizi terk etmeyeceğiz

“Bu kadar bizi katlettiler, nereye kadar sürecek?” diye soran Rahmete Oruç (34) ise şöyle konuştu: “Oy için bu katliamı yapanlar bilsinler ki onlara tek bir oy bile çıkmayacak. Tek damla kanımız kalsa da evimizi terk etmeyeceğiz. Memleketimizde bize bunları yapanlar başka yerde neler yapmaz ki? Yerimizi terk etmeyerek, sonuna kadar direneceğiz.”


DİHA/ŞIRNAK 




Cizre geri adım atmayacak


HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, “Devlet, polis, özel hareket timleri ne yaparsa yapsın Cizre halkına geri adım attırmayacak” dedi. 

Cizre’deki devlet katliamının tanığı ve mağduru olan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, halkın büyük bir direnişle AKP’nin savaş politikalarını boşa çıkardığını söyledi.

Saldırılar altındaki Cizre’de halkı yalnız bırakmayan Milletvekili Sarıyıldız, “Cizre halkına cehennem yaşatılmak istendi. Devlet terörü sokağa çıkma yasağı ile başladı” dedi. Yaşanan ölçüsüz devlet terörüne karşı halkın kendini korumak için günlerce direndiğini kaydeden Sarıyıldız, “Hiçbir dönemle kıyaslanmayacak şekilde öfkelenen halk, azim ve direnişi ile ayakta kalmaya çalıştı. Zaten saldırılar karşısında halkın direnmekten başka bir seçeneği de yoktu” dedi.




21 sivilin hepsi Cizreli

“Cizre’de bu ülkenin Başbakanı ve İçişleri Bakanı’nın söylediklerinin tam aksine bir tablo var” diyen Sarıyıldız, şöyle konuştu: “Gerçek şudur: Yaşamını yitiren 21 insanın hepsi de Cizreliydi. Bunlar arasında 35 günlük Muhammed Tahir Yaramış adlı bebek de, 80 yaşındaki dede de, 10 yaşındaki Cemile de, 65 yaşındaki Eşref de vardı. Tüm bu insanlar sivildi.” 




Cizre onurunu çiğnetmedi



Kürtlerin artık kendi kendilerini yönetmek istediklerini belirten Sarıyıldız, “Bırakın artık bu halkın yaşamına, değerlerine müdahale etmeyin. Bu halk, kendini yönetmek istiyor. Özerklik demek, merkezi hegemonik çalışmalardan uzak halkın kendisi karar vererek yaşamı inşa ettiği toplumsal sistem demektir. Cizre halkı aslında bu konudaki ısrarını da sürdürdü. Şu an Cizre halkı yaralı ama başı diktir. Onurunu çiğnetmedi” dedi.


Önce yardım değil destek

Cizre ile dayanışma çağrısında da bulunan Sarıyıldız, Kürdistan illerindeki belediyelerden gönderilen yardımlara işaret ederek, Cizre halkının yardımdan çok manevi dayanışmaya ihtiyacının olduğunu dile getirdi. “Cizre’deki direniş sahiplenmelidir” diyen Sarıyıldız şöyle konuştu: “Cizre halkı diğer tüm demokratik kamuoyunun, diğer tüm Kürt halkının Türkiye’deki demokratik çevrelerinin yanında olduğu hissettirmesi gerektiğini düşünüyor. Bu çok daha anlamlı olacaktır. Cizre’nin yaralarını sarması için herkesin Cizre ile birlikte olması gerekir.”




Halk geri adım atmayacak



9 günlük abluka ardından verilen ikinci sokağa çıkma yasağının Cizre halkının hala katliam tehlikesi altında olduğunun habercisi olduğunu vurgulayan Sarıyıldız, yasak ve baskılarla halkın sindirilmek ve göçe zorlanmak istendiğini kaydetti. Sarıyıldız, “Devlet, polis, özel hareket timleri ne yaparsa yapsın Cizre halkı Cizre’yi terk etmeyecek. Bundan sonra da yasaklar olabilir ama bu Cizre halkına geri adım attırmayacak” diye konuştu. 





Memur Selami'ye sorular


Cizre direnişi sırasında ilçede bulunan HDP Şırnak milletvekilleri İçişleri Bakanı'na ilçede kaç sivilin nasıl öldüğünü sordu.

HDP Şırnak Milletvekilleri Aycan İrmez, Faysal Sarıyıldız, Ferhat Encü ve Leyla Birlik, Cizre'de yaşananlar ile ilgili İçişleri Bakanı Selami Altınok'un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. İlçede 4 Eylül'de başlayan sokağa çıkma yasağıyla birlikte "halkın düşman hukukuna dahi rahmet okutacak gayri ahlaki bir politika ile esir alındığı"na dikkat çeken milletvekilleri, bakan ve milletvekillerinden oluşan heyetlerin bile ilçeye girişine izin verilmediğini belirtti.

4-12 Eylül günlerinde Cizre'de kaç sivilin nasıl öldüğünü soran milletvekilleri, cenazelerin gömülmesine neden günlerce izin verilmediğini sordu. HDP Milletvekilleri, Bakan Altınok'a, "Gömülemeyen cenazeler, nerede nasıl ve hangi koşullarda tutulmuştur?" sorusunu da yöneltti.

Heyetlerin ilçeye girişinin neden engellendiğini de öğrenmek isteyen HDP'li vekiller, milletvekillerine saldıran görevliler hakkında herhangi bir soruşturma açılıp açılmadığını sordu.

Sokağa çıkma yasağının ne tür sağlık sorunları ortaya çıkardığının da açıklanmasını isteyen HDP Milletvekilleri, şu soruları da yöneltti: 

* Yasak boyunca kaç ev zarar görmüştür? 

* Yasak boyunca herhangi bir şekilde evleri ve malları zarar gören yurttaşlarımızın zararları karşılanacak mıdır? Karşılanacaksa nasıl karşılanacaktır? 

* Uygulanan yasak ile yaşanan tüm hak ihlallerinin, yaralanmaların ve can kayıplarının siyasi, idari sorumluları kimlerdir? 

Bakanlığınıza bağlı kolluk kuvvetlerinin insanlık ve hukuk dışı uygulamaları nedeniyle istifa etmeyi düşünüyor musunuz? 

İçişleri Bakanı Altınok, Cizre'yle ilgili yaptığı açıklamada sadece bir sivilin hayatını kaybettiğini savunmuştu. 


ANKARA