
Karbon salımını azaltma yollarının görüşüleceği Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Sözleşmesi Taraflar Konferansı öncesi dünyanın birçok yerinde bir araya gelen ekolojistler seslerini duyurmaya çalışırken, Türkiye’de ise “İklim için ben de varım!” sloganıyla kampanya başlatıldı.
Fransa’nın başkenti Paris’te dünya hükümetlerinin katılımıyla karbon salımını azaltma yollarının görüşüleceği Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP21 Zirvesi) 30 Kasım- 11 Aralık tarihleri arasında yapılacak. Dünya ikliminin geleceğini alınacak kararlarla belirleneceği konferans öncesi, dünyanın birçok yerinde bir araya gelen ekolojistler, yapılacak eylem ve örgütlenmelerle sesini konferansa duyurmaya çalışırken, Türkiye’de ise “İklim için bende varım!” sloganıyla kampanya başlatıldı.
2014 yılının Eylül ayında Olağanüstü İklim Zirvesi’nin New York’ta, dindar, LGBTİ, sosyalist gibi farklı etnik grupların da aralarında bulunduğu 400 bin insanla gerçekleştirdiği eylemden esinlenerek Şubat ayında İstanbul’da bir araya gelen az sayıda ekolojistin www.iklimicin.org sitesi üzerinden başlattığı kampanya, şu ana kadar binlerce kişiye ulaştı. Paris’te yapılacak konferansta bağlayıcı ve iklim adaletini sağlayacak bir sözleşmenin çıkması için başlatılan kampanyada, iklim değişikliğinin gezegenin geleceğini belirlemeye başladığını ve bu durumun herkesi etkilediği belirtilerek, her renk ve ideolojiden insanın küresel iklim değişikliğine karşı kampanya çerçevesinde örgütlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
G20 öncesi büyük yürüyüş
Kampanya çerçevesinde Türkiye’nin dört bir yanında bir araya gelen üyeler, ilk olarak “İklim krizinden en çok kadınlar etkileniyor” sloganıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yapılan yürüyüşlerde etkin olarak yer aldı. Kampanya çerçevesinde birçok ilde forum ve paneller düzenlenirken, 15 Kasım’da Antalya’da yapılacak G20 Zirvesi’nin bir önceki gününde ise İstanbul’da büyük bir iklim adaleti yürüyüşü yapılması planlanılıyor.
Konferansta alınacak kararların gezegenin geleceğini belirleyeceğini vurgulayan kampanya yürütücülerinden Özgecan Kara, “Bugüne kadar daha fazla kar, daha fazla sermaye elde etmek isteyen şirketler ve şirketlerin hükmündeki devletler, bütün yeraltı doğal kaynakları sömürerek küresel iklimi değiştirdi. İklim adaleti meselesi sadece, ekolojist kişi, kurum ya da yapılanmaların meselesi değil, tüm insanları etkileyen bir adalet meselesidir” dedi.
Başlatılan kampanya ile bir araya gelen LGBTİ, kadın, çiftçi, sosyalist ve dindar kesimlerin kampanya sonrası da iklim için beraber hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kara, “Nasıl bir gelecek hayal ediyoruz? Bunu liderlere duyuralım. Sözümüzü söyleyelim, hep beraber tartışalım. Sadece basın açıklamalarıyla bitecek bir mücadele olmasın. El ele verip daha da mücadeleyi büyütelim. Bu bir davettir, söyleyeceği bir sözü olan herkes gelip derdini, söyleyeceklerini, fikrini, çözüm önerilerini söylesin” diye konuştu. Liderlerin menfaatlerinden ödün verip harekete geçmediğini söyleyen Kara, ancak halkların çağrısı ve örgütlülüğüyle bir şeylerin yapılabildiğini dile getirdi. Kara, “Ekoloji anlamında herkesi bir araya getiren bir mücadeleye ihtiyaç var. Umarım bu kampanyada buna vesile olur” dedi.
DİHA/AMED