Almanya Gündemi

Küresel ısınma ve beraberinde getirdiği tehlikeler sanayi ülkelerinde enerji politikalarının yeniden gözden geçirilmesine neden oldu. Özellikle 2011 yılında Fukuşima’da meydana gelen nükleer patlamanın ardından yaşanan felaket, batılı ülkelerin enerji politikalarını ters yüz etti. Bu ülkelerin en başında Almanya geliyor. Söz konusu tehlike karşısında yeşil enerji politikalarını hızlandıran Federal Alman Hükümeti yenilenebilir enerjiye ağırlık verdi. 

Almanya’da 2000 yılında çıkarılan EEG (Erneuerbare-Energien-Gesetz) olarak adlandırılan Yenilenebilir Enerji Yasası, enerji kaynaklarının kullanımı açısından fosil ve nükleer kaynaklardan üretilen enerji yerine, yenilenebilir enerjiye geçişi sağladı. Fakat istenilen hızda ilerlemedi. Merkel, Fukişima felaketinin ardından oy oranlarında ciddi düşüş getiren enerji politikalarında değişiklik yaparak, yenilenebilir enerji hedeflerine ağırlık vermek durumunda kaldı. Böylece yenilenebilir enerjiye geçiş hızlandırıldı. Bu çerçevede Almanya’da 8 nükleer santral kapatıldı, 2022 yılına kadar 9 santralin daha kapatılması ve nükleer enerjiye tümüyle veda edilmesi planlanıyor. Zira 2011 yılana kadar 17 nükleer santral elektrik üretiyordu. Yine, 2018 yılından sonra Almanya'da taşkömürü çıkarılmaması da gelecek enerji planları arasında, ki kömür Almanya’nın önemli enerji kaynakları arasında yer alıyor.

Enerji dönüşümü kapsamında Almanya 2020’ye kadar elektriğin yüzde 35’ini, 2050’ye kadar ise yüzde 95’ini yenilebilir enerjiden sağlamayı hedefliyor. Aynı şekilde sera gazı emisyonunu da 2030’da yarı yarıya azaltmayı planlıyor. (Azaltma oranlarında 1990 yılı temel alınıyor). Bazı uzmanlar tarafından çok gerçekçi bulunmasa da otomotiv sanayide dünyada hatırı sayılır bir yeri olan Almanya, 2030 yılından itibaren dizel ve benzinli araçların üretiminin durdurulmasını da hedefleri arasına koyuyor.  

Doğa dostu enerji kaynaklarına geçmek elbette maddi külfetleri artırıyor. Bunun halka yansıması ise fatura fiyatlarındaki kabarmalar. Yenilenebilir Enerji Yasası'na göre, faturalara, ek vergiler ekleniyor. Fakat elektrik gideri fazla olan şirketler bu paydan muaf tutuluyor. Dolayısıyla şirketlerin muafiyeti, tüketici faturalarının artmasını sağlıyor. Fiyatlardaki artış konusunda hala bir çözüm geliştirilmiş değil. 

Bu tartışmalar ışığında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf olan ülkelerin katılacağı İklim Zirvesi’nin 22’incisi (COP22), 7-18 Kasım tarihleri arasında Fas’ın Marakeş kentinde düzenlenecek. Paris’te Aralık 2015’te düzenlenen Birleşmiş Milletler 21. İklim Zirvesi’nde küresel ortalama sıcaklık artış limitinin 1,5 ila 2 derece arasında sınırlandırılması konusunda anlaşma sağlanmıştı. Avrupa Parlamentosu’nda onaylanan antlaşma 4 Kasım Cuma günü yürürlüğe giriyor. 

Paris Antlaşması’nın da masaya yatırılması beklenen Marakeş’te düzenlenecek zirveye Almanya ikinci haftasında katılım sağlayacak. Fakat Federal Hükümet zirveye sunulacak 2050 iklim koruma taslağını yetiştiremiyor. Bu hafta parlamentoda oylanması beklenen tasarı ileri bir sürece ertelendi. SPD’li Çevre Bakanı Barbara Hendricks öncülüğünde hazırlanan gaz ve karbondioksit emisyonunu azaltmayı hedefleyen 2050 İklim Koruma Planı, eğer planlandığı gibi gerçekleşirse endüstri, tarım, ticaret, ulaştırma, inşaat gibi sektörlerde önemli değişimleri beraberinde getirecek.

Heyecan yaratan bu değişime karşı olan kesimler de mevcut. Parlamentoda tartışma yaratan planın ekonomi ve refahı etkileyeceği tartışması yürütülüyor. İklim Koruma Planı aşırı sağcı parti AfD’nin de hedefinde. Çevre örgütleri ise hükümetin İklim Zirvesi öncesi 2050 iklim koruma planlarının karar altına alınmamasını eleştiriyor. Zira iklim zirvesine etkili bir planla katılmayan Almanya’nın çevre politikasında inandırıcılığının kalmayacağı belirtiliyor.

Almanya yeşil enerji kaynaklarını kullanma açısında önemli çıkışlar sergiledi. Fakat sanayi sektöründe dünyada önemli bir yerde duran Almanya’nın örnek bir ülke olması için daha cesur çıkışlara ihtiyacı var. Kararlı adımlarla devam etmesinin yolu da hedeflenen elle tutulur bir plandan geçiyor. Almanya bu yolda en zorlu virajda. Zira 7-18 Kasım tarihleri arasında Fas’ın Marakeş kentinde düzenlenecek zirvede önemli bir sınav verecek.