Lezgo Parkı'nda bir araya gelen çoğunluğu kadın binlerce yurttaş, "Susmadık susmayacağız, tecavüze sesiz kalmayacağız" ve "Tecavüze, fuhuşa, hırsızlığa, uyuşturucuya hayır" pankartları eşliğinde Kanlıkuyu Meydanı'na kadar yürüdü. "Her türlü yozlaşmaya hayır", "Tecavüze sessiz kalma ortak olma" ve "Erkek vuruyor devlet koruyor" dövizleri açıp, "Jin jiyan azadî", "Siverek uyuma, çocuğuna sahip çık" sloganlarını atan yurttaşlar, güzergah boyunca Siverek esnafları tarafından alkışlar ile desteklendi. Meydanda açıklama yapan DÖKH Aktivisti Sevinç İzol Özipek, kadına yönelik şiddetin ardı arkasının kesilmediğini belirtti.


Kafelerin gençlere katkısı ne?

Wêranşar'da amcasının çocukları tarafından katledilen 19 yaşındaki 8.5 aylık hamile Hacer G. isimli genç kadını hatırlatan Özipek, "Genç kadının 'namus' bahanesiyle öldürüldüğü iddia edilmişti. Siverek'te 6 Mayıs tarihinde insanı insanlığından utandıran bu vahim ve yüzkarası olayda 14 yaşındaki küçük korumasız ve kendini savunamayacak durumda olan Z.İ. şehrin göbeğindeki Kültür Cafe'de tecavüze uğruyor. Soruyorum size; namus adına cinayet işleyen egemen erkek aklı, hangi namustan bahsediyor? Siverek gibi işsizliğin diz boyu olduğu bir yerde kontrolsüz bir şekilde internet kafelerinin açılması gençlere nasıl bir katkı sunuyor? Toplumun en mahrem hallerini izleyebilen hükümet, bu tür vahim vakaları önleyebilecek tedbirleri almamaktan sorumludur" dedi.

Kültürel soykırım uygulanıyor

18 yaşın altındaki herkesin yasalarda çocuk sayıldığını, bedensel ve ruhsal bütünlüklerini koruyacak her türlü tedbiri almanın devletin sorumluğunda olduğunun altını çizen Özipek, şöyle devam etti: "Türkiye'de çocuk katliamları, tecavüz, taciz, cinsel istismar uyuşturucu ve fuhuş dikkat çekici boyutlarda hızla artmaktadır. Toplum, uyuşturucu, fuhuş, bahis, kumar gibi kötü alışkanlıklarla yok edilmektedir. Bu kültürel bir soykırım olarak uygulanmaktadır. Hangi soruna el atılsa, hangi sorunun kökenine bakılsa karşımıza iktidarcı, mülkiyetçi ve devletçi erkek aklı çıkmaktadır. İktidar ve sermaye güçleri amaçlarını gerçekleştirmek için düşünceden, politikadan dışlamayı ve ahlaksızlaştırmayı esas almıştır."

Herkes sorumluluk almalı

Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye de kadın cinayetlerinin sayısının yedi yılda yüzde bin 400 arttığını, 2014 Ocak Şubat ayına dair verilere göre son iki ay içersinde 27 kadın öldürüldüğünü hatırlatan Özipek, aynı sürede 21 kadının tecavüze uğradığını belirtti. Bölgede yaşanan sorunlar karşısında herkesin sorumluk alması, çözüm gücü olması gerektiğini dile getiren Özipek, "Sen ben ayrımı gözetmeksizin sorunlara cevap olabilmek, insani bir sorumluktur. Kadına yönelik şiddet ve çocuklara uygulanan cinsel istismar bir insanlık suçudur. Hükümet bu suçu işleyen failleri en ağır şekilde cezalandırmalıdır. Bilinsin ki, Kürdistan'da uyuşturucuya, fuhuşa, bahis, kumar, yozlaştırma ve doğa tahribatlarına geçit vermeyeceğiz" dedi.

DİHA/RİHA