DTK, çözüm ve demokratik mücadele döneminde belirleyici olanın Kürt halkının örgütlülüğü olduğunu belirterek, tüm birleşenlerini sürecin yüklediği görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.

DTK Daimi Meclisi’nin 31 Mart’ta düzenlenen olağan toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, Newroz’da Kürt halkının sergilediği iradenin gücüyle toplanan DTK Daimi Meclisi’nin yoğun tartışmalar yürüterek, yeni döneme dair önemli bir perspektif açığa çıkardığı belirtildi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı ve Newroz’daki mesajı ile yeni bir evreye giren çözüm sürecinin Kürt halkının 30 yıllık mücadelesinin birikimiyle şekillenen bir süreç olduğu belirtilen bildirgede, “Silahların sustuğu ve demokratik siyasettin öne çıktığı bu yeni dönemde Kürt halkının ve demokratik siyaset kurumlarının süreci sahiplenmesi önemli bir olgudur. Newroz’da Kürt halkının sergilediği irade bu sürecin en önemli güvencesidir” denildi.


Örgütlülük belirleyici
Yeni başlayan sürece uygun olarak demokratik siyasetin yeni bir atılım göstermesi ve tüm kurumların sorumluluk yüklenmesi gerektiği kaydedilen bildirgede şu görüşlere yer verildi: “Demokratik mücadele döneminde belirleyici olan Kürt halkının örgütlülüğüdür. Toplantımızda Kürt demokratik hareketini oluşturan her bileşenin bu dönemde ortak söyleme dikkat etmesinin önemi vurgulanmıştır.’’

‘Devlet adım atmalı’



Sürecin ilerlemesi için devletin de adım atması gerektiğine işaret edilen bildirgede, başlıca adımlar şöyle sıralandı: “Anayasal değişiklikler beklenmeden, TMK, seçim barajı, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, sürece bağlayıcılık kazandıracak yasal değişiklikler kafalardaki soru işaretlerini giderici, güven verici ve demokratik zemini güçlendirici adımlar olacaktır. En önemlisi ise barışın, demokrasinin ve çözüm dilinin kullanılması süreci daha da güçlendirecektir.”

Halklar konferansı

Kürdistan’da yaşayan her toplumsal kesimin bu sürece dair ortak bakış açısı olmasının zorunlu olduğu belirtilen DTK bildirgesinde, ‘’Bunun için, etnik, inançsal ideolojik-politik farklılıklar gözetmeksizin bir araya gelinmesi elzemdir’’ ifadesine yer verildi. Ulusal birlik bilinciyle sorunların çözülmesi gerektiğine dikkat çekilen bildirgede, halklar konferansının düzenlenmesi ihtiyacı da vurgulanarak şöyle denildi: ‘’Vakit kaybetmeksizin Türkiye’deki Kürtlerin ve bu bölgede yaşayan tüm toplumsal kesimlerin bir konferansta bir araya gelmesi acil bir ihtiyaç olarak görülmektedir.”

Qazi Muhammed anıldı

DTK, Mahabad Kürt Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Qazi Muhammed’i de İran rejimi tarafından idam edilişinin 66’cı yılında andı. Bildirgede, “31 Mart 1947 tarihinde dönemin İran rejim tarafından idam edilen Kürt liderlerinden Qazi Muhammed Daimi Meclisimizde saygıyla anılmıştır. Kürt halkı bu saygın değerlerine sahip çıkarak unutmayacaktır” denildi.

Amara buluşması

Bildirgede, 8 Mart ile başlayan kitle eylemselliklerinin aynı zamanda bu süreçte halkın muhataplığını açığa çıkardığı belirtilirken, 4 Nisan’daki Amara buluşmasının da Kürt halkının demokratik çözümdeki ısrarını ortaya koyacağı kaydedildi. DTK bildirgesinin sonunda şu ifadeler yer aldı: “Daimi Meclisimiz demokratik siyasetin tüm kurumlarının yeni dönemde üzerine düşen misyona denk bir şekilde, demokrasiye barışa ve özgürlüğe olan inancı ve kararlılığıyla daha güçlü çalışması gerektiği sonucuna varmıştır. Başta ulusal birlik anlayışını hakim kılmak ve halkımızla birlikte yeni dönemi ilerletmek temel görev olarak belirlenmiştir.”

AMED