
DSİ’nin açıklaması hayata geçtiği takdirde bir yıl içerisinde projenin tamamlanacağı belirtilen açıklamada şu hususlar dile getirildi: “Proje gerçekleşirse, sosyal, kültürel ve ekolojik olarak büyük bir yıkıma neden olabilir. Bununla birlikte bölgemizde mevcut çatışmaları daha da körükleyebilir. 2010 yılında inşaatına tam başlanan Ilısu Projesi, 2014 yılın Ağustos ayında bütün işçilerin istifa etmesi sonucu durdurulmuştu. Bu gelişmelerden kısa bir süre önce iki müteahhit PKK/KCK’nin silahlı güçleri olan HPG (Halk Savunma Güçleri) tarafından alıkonulmuştu. HPG, iki müteahhiti baraj inşaatından dolayı uyarıp bir heyetin araya girmesiyle serbest bırakmıştı. HPG önceki yıllarda birkaç defa Ilısu Projesi’ne karşı açıklamalar yaparak bir dizi uyarılarda bulunmuştu. HPG, Ilısu Baraj Projesi’nin getireceği yıkımların yanında, projenin Kürtlerin kimliğini asimile aracı olarak gördüğünü ilan etmişti.”
‘Projenin yüzde 80’ı tamamlandı’
Resmi makamların açıklamalarına göre projenin yüzde 80’ni tamamlanmış durumda.
Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, önlemler alınmadan tekrar işçi alımlarına başlamanın ise büyük riskler oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada “Yerinde yapılan incelemeler ve görüşmelerde projenin tamamlanmamış boyutları şunlardır: Baraj gövdesinin 15 metre kadar yüksekliği, kısmen taşma oluğu ve büyük oranda hidroelektrik elektrik santralı (HES). DSİ inşaatının durdurulmasına sebep olan olayları gözönünde bulundurmadan, tüm sorun ve riskleri görmezden gelerek Kasım ayının başında yeniden işçi alımı için ilan vermeye başladı. DSİ geçen hafta yaptığı açıklama ile inşaat süresince ‘güvenlik’ tedbirlerin arttırılacağını, bu çerçevede inşaat malzemeleri TIR ve kamyonlarla zırhlı araçlar eşliğinde bölgeye taşınacağını ve inşaat alanını güvenlik şirketleri yerine bu kez asker koruyacaklarını açıklamıştı” denildi.
‘Halka verilen sözler tutulmadı’
Açıklamada Yeni Ilısı Köyü’nde yaşayanların durumuna da dikkat çekildi: “Kötü şartlarda yaşayan 45 hane halkı, buraya zorunlu olarak taşınırken epey borçlandırıldıkları gözlemlerimizin başında yer almıştı. İnşaatta kendilerine verilen işlerde çalışarak geçimini sağlayan köylüler, inşaat sonrası nasıl geçinecekleri de herkesçe bilinen bir başka gerçeğe işaret ediyor. DSİ, bu konuda köylülere hiç bir seçenek sunmazken, işlenecek toprakların olmaması da başka bir acı gerçek. Köyde sosyal altyapı çok kısıtlı. Bir okul ve çocuk parkının dışında verilen çok sayıda söz bugüne kadar yerine getirilmemiş.”
DSİ ve AKP Hükümetini uyaran Girişim’in açıklamasında, “Buradan bir kez daha DSİ ve AKP Hükümetine Ilısu Projesi’nden vazgeçmeleri konusunda çağrıda bulunuyoruz. 80 bin insanın geçim kaynaklarını ellerinden alarak yoksulluğa itmeyin. Olağanüstü zengin doğası olan Dicle Vadisi ve Hasankeyf gibi dünyada yegane kültürel mirasını yok etmeyin. Yine Ilısu Projesini gerçleştirerek 2003 yılın başından beri PKK ve Abdullah Öcalan ile barış amaçlı yürütülen görüşmeleri riske atmayın” ifadesi yer aldı.
‘Avrupa ve Ortadoğu harekete geçmeli’
Açıklamada, Ortadoğu, Türkiye, Kürdistan ve Avrupa’daki sivil toplum örgütlerinin bir an önce harekete geçmesini istendi.
Açıklama şu ifadeyle son buldu: “Biz özellikle Türkiye, Irak, Ortadoğu ve Avrupa’daki sivil toplumu ve diğer siyasi karar temsilcileri Ilısu Barajı ve HES Projesi’ne karşı harekete geçmeye ve DSİ’nin barajın inşaatına devam etmesine karşı kampanya ve protestolar düzenlemeye çağırıyoruz. Bu projenin sadece dar bir şirket çevresi ve merkezi çözümler düşünen hükümet kanadına faydası olduğunu biliyoruz ve bunun dünya mirasi için de büyük bir kayıp olduğunu bir kez daha belirtiyoruz. Bundan dolayı Ilısu Projesi’ni durdurmalıyız.”
HABER MERKEZİ