Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen "6551 Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onanarak Resmi Gazete'de yayımlandı. Kanuna göre; Bakanlar Kurulu, çözüm sürecine ilişkin gerekli kararları almaya yetkili olacak. Süreç kapsamında yapılan çalışmaların koordinasyonu ve sekretarya hizmetleri Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı tarafından yürütülecek. Süreçte görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmayacak. Yasanın yürürlüğe girmesi ardından hükümetin ne tür adımlar atacağı, Kürt tarafının sürecin ilerlemesi için talep ettiği komisyonları kurup kurmayacağı merak konusu.

Süleyman Şah Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Maya Arakon, sürecin devamı için hükümete düşen rolü DİHA'ya değerlendirdi. Hükümetin çıkardığı yasaya ilişkin "yetmez ama evet" değerlendirmesinde bulunan Arakon, süreç başladığı 1,5 yıldan bu yana hükümetin somut hiçbir adım atmadığının göz önünde bulundurulması durumunda eksikliklerine rağmen yasanın ciddi bir ilerleme olduğunu belirtti. Bundan sonraki süreçte sorunun temeline inecek ve toplumsal barışı sağlayacak alt komisyonların kurulmasının yararlı olacağını vurgulayan Arakon, söz konusu komisyonları şöyle sıraladı:
* Hakikatleri Araştırma Komisyonu,
* İzleme Komisyonu,
* Yüzleşme Komisyonu,
* Siyasete Entegrasyon Komisyonu,
* Toplumsal Barış Komisyonu,
* Acıları Ortaklaştırma Komisyonu.
Arakon, bu komisyonlarda komisyonun ilgilendiği konu hakkında çalışan akademisyenlerin yanı sıra kanaat önderleri ve inanç temsilcilerinin de bulunması gerektiğini söyledi.
Arakon, ayrıca Türkiye'nin 1993 yılında onayladığı Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın beş maddesine getirilen çekincelerin de acilen kaldırılmasının önemli olduğunu vurguladı. Bunun sadece süreç açısından değil aynı zamanda Türkiye'nin her yerinde demokrasinin ilerlemesi açısından da gerekli olduğunu söyledi.
Hükümetin gerekli yasal düzenlemeleri acilen yapması gerektiğini belirten Arakon, sonraki adımın ise Anayasa yapım süreci olduğunu ifade etti.


EVRİM KEPENEK/DİHA/İSTANBUL