ILO’yu imzalamayan tecavüzcüdür!

19 Aralık 2021 Pazar - 17:30

.

.

  • DİSK Kadın Komisyonu ILO 190 Sözleşmesi’nin kabul edilmesi için başlattığı kampanya sürüyor. Kampanyanın içeriğine ilişkin bilgi veren Nebile Irmak, sözleşmeyi kabul etmeyen, imzalamayan devletlerin kadına yönelik tecavüzü onayladığını ifade etti.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Kadın Komisyonu, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 190 Sayılı İşyerinde Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi'nin onaylanması talebiyle 22 Kasım’dan bu yana bir kampanya başlattı. Kampanya kapsamında kent kent kampanyanın duyurusu yapılırken, işyerlerinde de farkındalık yaratmak adına bilgilendirme yapılıyor.

158 milyon kadın işsiz kaldı

Başlattıkları kampanyanın kapsamına ilişkin konuşan Disk Genel İş İstanbul Konut İşçileri Şube Başkanı Nebile Irmak Çetin, ILO 190 Sözleşmesi’nin 2019 yılında bütün ülkelerin katıldığı konferansta imzalandığını belirtti. Irmak, 9 ülkenin uygulamaya koyduğunu, 20 Avrupa ülkesinin de sözleşmeyi uygulamaya koymak için hazırlık yaptığını söyleyerek şunları kaydetti: “Kadınlar olarak şiddetin, tacizin her türlüsünü yaşıyoruz ama paylaşamıyoruz. Paylaştığımızda KOD-29 ile işimize tazminatsız son veriliyor. Ülkelerin ekonomik kriz yaşadığı dönemlerde kadınlar iş yaşamından çeşitli nedenlerle uzaklaştırılıyor. Pandemiyle birlikte 158 milyon kadın çalışma hayatından uzaklaştırıldı. Türkiye’de yüzde 30’un üzerinde kadın işini kaybetti. Krizler ve savaşlar olduğu zaman ilk işini kaybeden kadın oluyor çünkü ‘evin reisi’ değil işsiz kalabilir mantığı var. Bunun çözülmesi gerekiyor.” Çözüm için sorunların görünür kılınması, mücadele edilmesi gerektiğini belirten Irmak, Türkiye’nin ILO Sözleşmesi’ni uygulaması gerektiğini düşünerek kampanyayı başlattıklarını söyledi.

.
Nebile Irmak Çetin

Kampanya bizimle sınırlı kalmamalı

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) yaptığı açıklamada, ILO 190 Sayılı Sözleşme’nin tüm ülkelerde uygulamaya geçirilmesi için sendika ve sivil toplum örgütlerine çağrı yaptığını hatırlatan Irmak, “Biz iş yerinde iş hayatında kendimizi korumak istiyoruz. Bunun yolu Türkiye’nin üyesi olduğu uluslararası sözleşmeleri etkin bir biçimde uygulaması. Bu kampanyanın bizimle sınırlı kalmaması gerekiyor. Gönül isterdi ki Türkiye’nin en büyük konfederasyonu (TÜRK-İŞ) bu kampanyanın parçası olsun” diye ifade etti.

Sözleşme tüm çalışanları koruyor

ILO 190 sayılı Sözleşmenin hükümet tarafından imzalanmasının zor olacağını aynı zamanda imzaladıktan sonra uygulama noktasında da sorunlar yaşanabileceğini ifade eden Irmak, Türkiye’nin imzaladığı daha sonra çekildiği İstanbul Sözleşmesi’ni de Avrupa’daki fonları almak için imzaladığını ama uygulamadığını dile getirdi. Irmak şöyle devam etti: “ILO 190 Sözleşmesi sadece hükümetin sorumluluğunda değil, işverenlerin, sendikaların sorumluluğundadır. Çünkü iş yerindeki şiddeti, tacizi önlemesi bizzat işverenin görevidir. Bu durumdan üç sorumlu var; sendika, işveren ve hükümettir. Sözleşme sadece kadınları değil tüm çalışanları, günü birlik çalışanı, seyyar satıcılık yapanı ya da sadece iş görüşmesine gittiği iş görüşmesinde tacize maruz kalan kişileri de kapsıyor. Yani çok kapsamlı. Çalışma hayatında antidemokratik uygulamalara, ayrımcılığın her türlüsüne karşı çıkacak bir sözleşmedir. Bunun için bu sözleşme hükümet tarafından uygulamaya koyulduğu zaman kadınların, işçilerin hakları korunacaktır.” 

KOD-29 ile kadınlar işten çıkarıldı

ILO 190 Sözleşmesi’nin kadınları işten çıkmayı zorlaştırdığını kaydeden Irmak, “Kadınlar savaşlardan ya da ekonomik krizlerden dolayı yine işten atılabilir ama tacize, şiddete uğradığını söylediği için işten atılmayacak. Bu sözleşme biraz bunu sağlıyor. Mesela pandemi dönemde işten çıkarma yasağı geldi ama aynı zamanda iş verenlere KOD-29 ile işten çıkarma rahatlığı verdi. KOD-29 en çok kadınları işten çıkarmak için kullanıldı.”  

“Bu sözleşmeye imza atmadığınız zaman tacizi, tecavüzü, şiddeti koruduğunuz anlamına geliyor. ILO 190 Sözleşmesi’ne imza atmayan hangi ülke olursa olsun bilin ki tecavüzü onaylıyordur” diyen Irmak, Türkiye’de kadın haklarında bir gerilem olduğunu kaydetti.

Kadınların birleşik mücadeleye ihtiyacı var

Nebile Irmak devamla şöyle dedi: “Bize hiçbir şey altın tepside sunulmayacak biz bunu mücadele ederek kazanacağız. Tarihte bunu gösteriyor, kadınlar mücadele ile kazanımlar elde etmiştir. Ama kadınların birleşik mücadeleye ihtiyacı var. Bunun için kampanyamızı 22 Kasım’da başlattık ve sözleşme imzalanana kadar kampanyamıza devam edeceğiz. Bu konuyu siyasi partilerinde gündemine koyacağız. Çünkü bu ülkenin yüzde 90’ı emeğiyle geçinen insanlar, bunların emeği tehlike altındadır. Sokağı kullanacağız, iş yerlerinde başta kadın işçiler olmak üzere herkesi bilinçlendireceğiz. Güvenceli iş istiyoruz, kadınlara tam zamanlı iş değil yarı zamanlı evden yapılan işler veriliyor biz bunları istemiyoruz. Eşit işe eşit ücret istiyoruz. Ebeveyn izni erkeğe de verilsin, sadece kadın çocuğa bakmak zorunda bırakılmasın. Kreşler açılsın ki kadın iş hayatından kopmasın. İstihdam artırılsın çünkü kadınlar güvencesiz işlerde çalışıyorlar. Taleplerimiz çok fazla bu taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz.”

JINNEWS / İSTANBUL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.