Adalet Bakanlığı eski yüksek müşaviri ve AKP Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın rehin olarak tutulduğu İmralı Cezaevi’nin dış güvenliğinin bağlı bulunduğu Bursa İl Jandarma Alay Komutanı Albay Yurdakul Akkuş‘un darbe girişimi nedeniyle tutuklandığını açıkladı. Öcalan’ın avukatları darbe girişimi ardından haber alınamayan müvekkillerinin durumunu öğrenmek için dün Mudanya’ya gitti ancak muhattap bulamadı. Avukatlar, “İmralı’da görüşme gerçekleştirmeden kaygılarımız son bulmayacak” dedi. Can güvenliğinden endişe edilen Öcalan’ın ailesi, hukukçular, HDK ve STÖ’ler hükümete çağrı yaptı. HDP ise hafta sonuna kadar CPT ve Af Örgütü’yle görüşmeyi hedefliyor.

Kendisinden 5 Nisan 2015’ten itibaren haber alınamayan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki durumuna ilişkin kaygılar artıyor. İmralı Cezaevi ve Öcalan ile ilgili AKP medyasında 15 Temmuz askeri darbe girişimi sonrasında çıkan “Öcalan’ın darbecilerin hedefinde olduğu, silahlı bir grubun İmralı’ya saldırı hazırlığı sırasında yakalandığı” gibi haberler ise Kürt halkındaki kaygıları büyüttü. “Darbe gecesi İmralı’da neler yaşandı” sorusuna şimdiye kadar devlet yetkililerinden tatmin edici bir yanıt verilmezken, İmralı Cezaevi güvenliğinden sorumlu askeri komutanın 15 Temmuz’da gerçekleştirilen darbe girişimi nedeniyle tutuklandığı ortaya çıktı. AKP Adıyaman Milletvekili ve eski Adalet Bakanlığı bürokratı Adnan Boynukara, İmralı Cezaevi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan AKP’li Adnan Boynukara, “15 Temmuz gecesi İmralı‘ya yönelik herhangi bir kalkışma olmuş mu ya da olacağına dair bir planlama ortaya çıktı mı?” sorusuna şöyle yanıt verdi: “Bursa İl Jandarma Alay Komutanı (Albay Yurdakul Akkuş) şu anda tutuklu. İmralı Cezaevi’nin dış güvenliği Bursa jandarmasına bağlı. Bildiğim kadarıyla onun üzerinden atamalarla ilgili yüzlerce isim çıktı. Darbe sürecini aydınlatan çok ciddi belgeler çıktı. Bu kişi darbenin bir parçası olmaktan tutuklu.”

Boynukara, “Cougar helikopteriyle adaya gidecek bir timin Öcalan’ı infaz etmeyi planladığı“ yönündeki iddiaya ilişkin ise “Bildiğim kadarıyla İmralı’da herhangi bir problem yok. Saat 04.00 öldürülecekti falan diye bir hazırlık ben duymadım” dedi. 


Öcalan uyarmıştı

Öcalan, HDP ve devlet heyetiyle yapılan tüm görüşmelerde demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü gerçekleşmezse darbe olacağını vurguluyordu. İmralı’da yaşadıklarını, gördüklerini, doğrudan muhatap olduğu kişi ve olaylardan yola çıkarak kendisine yönelik olası tehlikelere de dikkat çekiyordu. Öcalan, 7 Haziran 2013 tarihinde HDP ve İmralı Heyeti’nin hazır bulunduğu görüşmede, “Benim katilim bir buçuk km ötededir diye düşünelim…” demişti. 


İmralı’da yetkili yok!

Can güvenliğinden endişe duyulan Öcalan ile 17 gün önce gerçekleştirilen darbe girişimi ardından tüm başvurulara rağmen tek bir görüşme gerçekleştirilmiş değil. Avukatları, Öcalan’ı ziyaret etmek ve İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi yetkilileri ile görüşmek için dün Mudanya Adliyesi’ne gitti. Avukatlar, Mudanya Adliyesi’ndeki Cezaevi Müdürlüğü’nde hiçbir yetkiliyi bulamadı. Avukatlardan Cengiz Çiçek, tüm girişimlerine rağmen cezaevinden sorumlu müdürler ile görüşemediklerini söyledi. DİHA’ya konuşan Çiçek şunları belirtti: “Burada Cezaevi Müdürlüğü kurumu var ama muhatap yok. Müvekkilimizden bir haber alabilmemiz için birinci elden görüşmemiz gereken resmi sorumlular cezaevi müdürleridir. Fakat onlar da bizlerle görüşmekten kaçındılar. Böylesi kritik bir dönemde bizimle görüşmemeleri müvekkilimize dair kaygılarımızı artırmakta. İstenildiği kadar müvekkilimizin sağlık durumunun iyi olduğu yönünde basına genel geçer demeçler verilsin, bizler karşımızda somut yetkili istiyoruz. Dolayısıyla müvekkilimizle İmralı’da görüşme gerçekleştirmeden kaygılarımız son bulmayacak.”


Bir an önce görüşmeliyiz

Avukat Rezan Sarıca ise hem müvekkilleri Öcalan ile hem de cezaevi yetkilileri ile görüşmek için Mudanya’ya gittiklerini fakat başvuru için dahi görüşme koşullarının yaratılmadığını söyledi. Sarıca, “Bu anlamda bağlı oldukları kanun ve hukuk çerçevesinde aslında suç işliyorlar. Ne OHAL ne de Bursa 1. İnfaz Hakimliği’nin ziyaretçi hakkını kısıtlayan kararı ada hapishanesi idaresinin yaklaşımlarını meşru gösteremez. Sorumlular böylesi bir dönemde dahi bizimle görüşmüyorlarsa müvekkillerimizle görüşmemiz engelleniyorsa ne zaman görüşecekler?” diye sordu.


Tecrit sistemi kanunların üstünde

Bu durumun kaygılarını artırdığının altını çizen Sarıca, “Müvekkilimiz ile görüşmemiz bir an önce sağlanmalıdır. Savcılık üzerinden faks ile başvurular yapıyorduk. Uzun süreden sonra ilk defa direk ada hapishanesinde müvekkilimize görüşmek için doğrudan Mudanya’ya geldik. Ama maalesef İmralı tecrit sistemi kanunların üstünde bir rejim olarak kendini inşa etmiş” diye konuştu.


Baro başkanlarından uyarı

Baro başkanları da CPT başta olmak üzere uluslararası kurumları harekete geçmeyi çağırdı. Van Baro Başkanı Murat Timur, Öcalan’ın Kürt sorununun çözümü konusundaki rolüne işaret ederek Türkiye’de yeni bir başlangıcın olabilmesi için Öcalan ile görüşülmesi gerektiğini vurguladı. Timur, hem Türkiye’deki demokratik kamuoyu hem de uluslararası örgütlerin, özellikle de CPT’nin evrensel hukukun Öcalan için ön gördüğü asgari koşul ve hakların sağlanması yönünden rolünü oynamasını istedi. “Darbe girişiminden sonra Öcalan’a ilişkin herhangi bir açıklama yapılmaması iktidarın siyasete olan yaklaşımını ortaya koymaktadır” değerlendirmesinde bulunan Timur, “Bir an önce Öcalan’ın avukatları ve aileleri ile görüştürülmesi gerekir” diye belirtti. 


Hükümet adım atmalı 

Batman Baro Başkanı Ahmet Sevim, “Öcalan’ın hiç kimse ile görüştürülmemesi, başlı başına bir hak ihlaldir” dedi. Öcalan’ın çözüm noktasında çok ciddi bir fonksiyon icra ettiğini dile getiren Sevim, “Bugün çözüm noktasında onun gösterdiği yol ve çabayı gösterecek bir aktör yoktur. Dolayısıyla Kürt meselesinin böylesi bir dönemde çözmeye kavuşturmaması adım atılmaması bu sorunu gelecek meseleye de taşıyor. Dolayısıyla bir an önce bu tecridin kalkması ailesi ve avukatları ile görüştürülmesi lazım. Aksi takdirde hem siyasal alanda hem hukuksal alanda büyük bir sorun ortaya çıkacaktır. Bu nedenle hükümetin bir an önce gereken adımları atması gerekir” diye konuştu. 


Müzakerelere dönülmeli 

Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, Öcalan’ın çözüm noktasındaki etkisinin ne kadar önemli olduğunun devlet yetkilileri tarafından da kabul gördüğünü ve bizzat kendileri tarafından dillendirildiğini hatırlatarak, “Öcalan’ın çözüm noktasındaki arzusunu herkes bilmekte. Sürecin başarıya ulaşılması isteniyorsa Öcalan ile görüşülüp müzakerelerin başlatılması gerekir. Türkiye’nin demokratikleşmesi için halkların alanlarda çözüm ve barış talebini daha yüksek bir sesle dilendirmesi lazım” dedi. 


 HABER MERKEZİ