Hedef Ortadoğu, odak Kürdistan! Ortadoğu kirli ittifakın çemberine, Kürdistan kirli özel savaşın odağına alınmış durumda. Bu barbarlığın, canilikte sınır tanımaz tutumun sebebi nedir? Dünya devletleri, Birleşmiş Milletler, ABD, Avrupa/AB bu kirli özel savaşın farkında değil mi? Körpecik cesedi Bodrum sahiline vuran Alan Kurdî için "Çok üzülen" devlet efendileri bir anlık merhamet seremonisiyle insan olduklarını hatırlar gibi olsalar da hakikat böyle değil! Cumhurbaşkanı, Başbakan Avrupa’yı mülteci sorunu karşısında "İnsanlığa davet" ederken Ortadoğu’daki kirli kuşatmada kendi kirli rolleri görülmüyor sanıyorlar. "Biz büyük bir devletiz. Sınırlarımızı 2 milyon mülteciye açtık" diye övünen AKP/Devlet bu mazlum insanların yerinden yurdundan edilmesinin, mülteci olarak aç susuz yollara düşmesinin sorumlusudur. 2 milyon mültecinin asgari yaşamsal ihtiyaçlarını karşılama konusunda umursamaz davranan AKP/Devlet hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da Osmanlı taklidi yapmaktan geri durmuyor.
Alan Kurdî’yi Bodrum sahillerinde, Cizre, Gever, Silopi, Lice, Varto, Suriçi’deki çocukları sokakta, evde ölüme mahkum eden barbar zihniyet Dağlıca’daki (Oramar) askerlere acıyorsa bunda bir tuhaflık var demektir. Kirli özel savaş zihniyeti "Şehit" askerlere acıdığından değil, acıyormuş gibi yapmayı görev bildiğinden bu sahte rolü oynuyor!
Varto meydanında kadın gerillanın vücudunu teşhir eden edepsizler, Hakkari halkı size edep, haya, saygı ve insanlık dersi verdi. Hakkari halkı, sizlerin güya çok acıdığınız ama hiç umursamadığınız askerlerin cenazesini özenerek, saygı duyarak, merhamet ederek aldı ve getirdi. Siz neyden ders alırsınız? Kürdistan’ın illerini, ilçelerini kurşun yağmuruna tutup evlerin içinde katlettiğiniz çocukların cesedi kokmasın diye cenazenin etrafına buz koyan anayı görmediniz mi? IŞİD ittifakıyla Suruç’ta katlettiğiniz 33 can için Kürt ananın "Şimdi bu çocukların anasına, babasına ne diyeceğiz? Keşke biz ölseydik. Biz bu duruma alışığız!" diyen merhamet, adalet ve keramet abidesi anayı duymadınızsa sizde ar namus yok demektir. Üstüne kurşun yağdırdığınız Gever halkının ellerini kaldırarak, silahsız olduğunu, orada sivillerin olduğunu, o kurşun yağmuru altında bile barış istediğini görmezden geliyor ve hala kurşun yağdırmaya devam ediyorsanız sizin ar damarınız çatlamış demektir. Her yere, herkese, hepimize tehdit yağdırıp duruyorsunuz! Ama biz hala sizin canice saldırılarınızdan fırsat buldukça meydanda, sokakta, yolda, yolakta barış istiyoruz diye çığlık atıyoruz. Kürdistan’da yürüttüğünüz kirli özel savaşın yarattığı travma havasına sığınarak bizi suçlu göstermeye çalışmanız siyasi namussuzluktur.
"Çözüm süreci" sizin lütuflarınızla olmadı. Şimdi tecrit içinde tecride aldığınız erdemli barışın mimarı Öcalan bir barış projesi yaptı. Siz bu projeden toplumsal barışı sağlayacağınız yerde Osmanlı/Muaviye oyununa başvurdunuz. Askerler, yarbaylar, asker ana babaları kirli oyununuzu anladı, hiç kaçarı yok Türkiye halklarından hak ettiğiniz demokrasi dersini alacaksınız. Sakın ha provoke edip sokaklara saldığınız HDP bürolarını yakıp yıkma görevi verdiğiniz vandal sürüsüne güvenmeyin. Devşirme barbarlığıya Türk Halk kimliğini kirleten canilere hiç güvenmeyin. Zorba yöntemlerle esaret altına aldığınız Türk Halk kimliği, İslam Dininin kutsal değerleri de dönüp dolaşıp size yönelecek!
7 Haziran seçimlerinde aldığınız ders az gelmiş olmalı ki 1 Kasım'da tekrar sandık dediniz! 7 Haziran seçimleri AKP/Devletin Osmanlı/Muaviye oyunlarına "Dur" dedi! 1 Kasım seçimleri Osmanlı/Muaviye oyunu "Bitti" diyecek! Haa buna rağmen diyelikm ki hile hurda ile seçim kazandınız ya da gece gündüz hayalini kurduğunuz "Başkan" oldunuz. O vakit de başkanlık yapacağınız, hükümet edeceğiniz bir halk, bir ülke, bir toplum kalmamış olacak. Zira kendi ateşli yandaşlarınızı bile kendinize düşman ettiniz. Ama ihalede, yolsuzlukta, hırsızlıkta, para pul işinde sizinle birlikte olan kişilerle mutlu mesut bit hükümetciğiniz, başkanlığınız olabilir. Ona bir şey diyemem.
Saraylarda "Güvenlik zirvesi" yaparak sorun çözülseydi, bu yöntemi sizden önce binlerce kere deneyen sizden daha akıllılar çözerdi. Akıl, izan, erdem, demokrasi, çözüm barışla olur. Barış bir tarafın "Kökünü kazımaya çalışarak" olmaz. Kabul edip saygı duyarak olur. Kabul eder, saygı duyarsanız, kabul ve saygı görürsünüz. Hadi bırakın şu sahte mahalle kabadayılığı yöntemini de devlet yöneten, siyaset yapan, toplumsal sorumluluğu olan kişiler olduğunuzu anımsayın. İnanın bunu yapabilirsiniz…!