Taksici Zafer Ceyhan ve Önder Polat’ın katledilmesinin tanığı konuştu. ”Sarı renkli araç sahibini araçtan indirip yere uzattılar. Polisler, ‘Adın ne, babanın adı ne? Aç gözlerini cevap ver?’ dedi. Kişi cevap vermeden, birkaç silah sesi daha geldi” diyen tanık, Polat’ın ise 200 metre uzakta yakalanarak infaz edildiğini söyledi. 

Türk güçleri, Van’ın Erciş ilçesi Sûlu (Yeşilova) Mahallesi’nde 28 Eylül’de taksici Zafer Ceyhan ve Önder Polat’ı katletti. Yargısız infaza tanıklık eden bir kişi MA’ya konuştu. Akşam saatlerinde Aselsan İlköğretim Okulu civarında bulunduğunu belirten tanık, ”Taksi okulun bulunduğu sokağa girdi. Taksinin ardından askeri araçların geldiğini gördüm. 200-300 metre ileride araç durdu ve içindekiler kaçtı. Araç sahibi polislere doğru gelmeye çalışırken polis aracı durdurdu. Gelen çok sayıda özel harekat timi ve polis, sarı renkli araç sahibini araçtan indirip yere uzattı. Birkaç silah sesi geldikten sonra, araç şoförüne bağıran polisler, ‘Adın ne, babanın adı ne? Aç gözlerini cevap ver?’ dedi. Yerde uzanan kişi cevap vermeden, birkaç silah sesi daha geldi. 2 dakika geçti aradan, hemen ardından yerdeki kişinin bağırma sesini duydum. Araçtan kaç kişinin indiğini görmedim ama biri kaçıyordu. Araçtan 200 metre kadar uzaklaşan kişiyi de tuttular. Tuttukları kişiyi orada öldürdüler. Olaydan bir kaç saat sonra, bir vinç getirip sarı taksiyi çekerek askerlerle birlikte götürdüler” dedi.

Kan ve mermi izleri

Ceyhan’ın taksinin bulunduğu yerde, Polat’ın ise araçtan 200 metre ilerde vurulduğu olay yerinde bulanan kan izleri ve boş mermi kovanları da doğrularken, vinç ile çekilen Ceyhan’a ait taksinin ise nerede olduğu bilgisine henüz ulaşılamadı. Aracın delillerin karartılması için çekildiği ve saklanıyor olabileceği belirtiliyor.

Önder Polat’ın ailesi: Çocuğumuz infaz edildi

Taksici Zafer Ceyhan ile birlikte öldürülen Önder Polat’ın annesi, polislerin kendilerine “Cenaze töreni yaparsanız size vermeyiz, cenazeyi yakarız” dediğini söyledi. Aile, olay günü hiçbir çatışmanın yaşanmadığını ve çocuklarının infaz edildiğini belirtti. 

Oğlunu yaklaşık bir yıldır görmediğini ifade eden anne Pakize Polat, “Oğlumu mahallede tuttular ve öldürdüler. Sonrasında bizi aradılar ‘cenazesini alın’ dediler. Biz de gittik cenazemizi aldık. Morgun önündeki polisler, ‘Cenaze töreni yaparsanız. Taziye çadırı kurarsanız, cenazeyi yakarız size vermeyiz’ dedi. Çatışmaya girdiğini söylüyorlar. Ama orada hiçbir çatışma yaşanmadı” diye konuştu.

Araştırmacı yazar dede Mehmet Polat ise torununun yakalanıp infaz edildiğini ifade ederek, “Eğer çatışma olsaydı oradaki evlere kurşun isabet ederdi. Eğer çatışma olsaydı bir polis ya da asker yaşamını yitirirdi. Nerede çatışmaya girmişler? Biz orada inceleme yapacağız. Takipçisi olacağız. Ben bütün mahalleyi gezip herkese yaşananları soracağım. Çünkü olayın yaşandığı yerde çatışmaya dair bir şey yok. Yanındaki de şofördü. 4 çocuk babasıydı. Çatışmada şoför neden ölsün? Şoförü neden öldürsünler?” diye sordu. VAN


Ailesi, İmen’in cenazesini istedi

Beytüşşebap kırsalında esir alındığına görüntüleri ortaya çıkan ve daha sonra katledilen HPG’li Cuma İmen’in ailesi, çocuklarının cenazesini istedi ve infazı yargıya taşıyacaklarını söyledi. 

HPG’li Cuma İmen’in (Koçer Devrim) ailesi, Batman’da İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvurdu. 24 Temmuz’da yaşanan olayla ilgili bugüne kadar kendilerine hiçbir bilginin verilmediğini söyleyen İmen ailesi, çocuklarının cenazesini istedi. 

Annesi görüntüleri izlemiş

Oğlunun askerlerin elinde sağ olan görüntülerini izlediğini belirten anne Saliha İmen, “Oğlum sağ olarak ellerindeydi. İki asker koluna girmişti. Pişman olduğunu söyletmeye çalışıyorlar ama o bunu kabul etmiyor. Ona işkence ediyorlar. Sağ olarak teslim aldıkları birini işkenceyle öldürüyorlar. Oğlum onların istediğini söylemediği için öldürülüyor. Esir düşen biri infaz edilmez, bu hiçbir hukuk ve inançta olmayan bir şeydir. Cezaevine atsaydılar. Bu vahşeti yaşatmaya hiçbir hakları yok” diye konuştu. 

Bu yapılanı kabul edemem

Oğlunun 4 buçuk yıldır HPG saflarında olduğunu kaydeden baba Süleyman İmen, esir düşen birinin öldürülmeyeceğini vurguladı ve şöyle devam etti: “Tutuklarsın, cezaevine atarsın, cezası neyse çeker. İki cihan bir araya da gelse bu yapılanı kabul etmem ve bunun davacısıyım. Yaptıkları işkence kanun, nizam, kitap hiçbir şeye sığmaz. Olayla ilgili bugüne kadar bize hiçbir şekilde bilgi verilmedi. Cenazemizi de vermediler. Oğlumun cenazesini istiyorum. En azından bir mezarı olduğunda, başına gidip dua edebileceğim bir yeri olsun. Çocuklarım, torunlarım, İzmir’den Mardin’den buraya geldiler. Cenazeyi soruyorlar. Cenaze yok ortada, ne diyeyim ben çocuklarıma. Saklamışlar mı? Çöpe mi atmışlar? Bilmiyorum.” 

 Batman İHD Şubesi’ne başvuruda bulunan İmen ailesi, savcılığa da sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını kaydetti.