İngiltere Gündemi
Türkiye ve Kürdistan’ın geleceğini belirlemede kritik öneme sahip bir seçimin sonuçlandığı günümüzde AKP’nin gerçek yüzü sadece seçmenlerce ortaya çıkmadı, Batı medyası da en azından İngiliz basınının başını çeken yayın organları, AKP’nin türlü türlü dalaverelerini daha iyi görür hale geldi. Öyle ki İngiliz gazetelerinin Ortadoğu editörleri bas bas AKP’ye oy verilmemesi gerektiğine dair yazılarında günlerce bağırdılar.
Önemli bir İngiliz dergisi olan Economist dergisi bir başyazı yayınlayarak AKP’nin kırdığı tüm cevizleri bir bir sıralamış. PKK’ye karşı başlattığı savaştan tutun da özgür medyaya yönelik saldırılara kadar ülkeyi kaosa sürükleyecek tüm baskıcı, yasakçı ve rantçı politikalarını tek tek okurlarına sunmuş. Hükümetin DAİŞ cihatçılarına gösterdikleri müsamahayı listelerine eklemiş olması da, 2 milyon Suriye mültecisine kapılarını açmış yardımsever müttefik ülke yanılsamasını da bir nevi ortadan kaldırma niteliğinde. Savaşı körükleyen ve destekleyen bir birimin yardımseverliğimi mi tartışılır şeklinde düşündürtmüyor değil okuru. En güzeli de sırf iktidarını sağlamlaştırmak için Erdoğan’ın ikinci bir seçime gidişinin artık görünür kılınması oldu kanımca. Seçimlerde güç kaybetmesi için PKK üzerinden HDP’ye başlattığı savaş, Kürt’ü Kürt’e kırdırma politikaları, Ankara katliamı yasağı ve medya üzerinden HDP’lileri yıldırma çalışmaları da ha keza artık biliniyor.
Guardian gazetesi de Kanaltürk ve Bugün TV’nin yayınlarının kesilmesinin üzerinden medyanın AKP Hükümeti yüzünden maruz kaldıkları baskı ve yasakçı zihniyeti kaleme almış. Demirtaş dahil diğer muhalefet parti liderleriyle yapılan programlardan kaynaklı bir yayın müdahalesi olduğunun düşünüldüğünü de eklemiş Guardian. Öte yandan Independent gazetesi ise Gezi protestoları esnasında polisin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Ethem Sarısülük’ü abisi Mustafa Sarısülük’in görüşlerine hatırı sayılır bir şekilde yer verirken aynı gazetenin bir önceki haberinde AKP’nin Suriye politikasını sert bir dille eleştirdi. Independent gazetesi, Türk ordusunun Rusya ve ABD’ye rağmen YPG’ye hedef alan askeri politikalarının Türkiye’nin savaşı bitirmek bir yana kendi iç hesapları için savaşın daha da büyümesine sebebiyet vermekle suçluyor.
Peki İngiliz basınının AKP’nin gerçek yüzünü öğrenmeleri için 13 yıl beklemeleri mi gerekirdi dememek gerekir. Geç oldu diye kestirip atmamam gerekiyor. Biz baştan beri biliyorduk ki daha ilk gününden bugüne ak falan değildi bu parti. Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük siyasi suç örgütü olduğu biz biliyoruz. İç savaş kışkırtıcılığının, yolsuzluğun, insan hakları ihlallerinin, yeşil alanları yok ederek alışveriş merkezleri ve oteller yapmaların, Erdoğan’a hazır kılınmış uçsuz kamu harcamalarının toplamının adıdır AKP, bunu artık Batı basını da biliyor. Avrupa Komisyonu, Birleşmiş Milletler ve AB ise tüm bu olan bitenlere karşı üç maymunu oynuyor. Oynasınlar bakalım. Gerçeklerin dili, gözü ve kulağı olan bir halk ve basın olduktan sonra, bırakalım bazıları da sessizliklerinin içinde boğulsunlar.