İngiltere Gündemi


İngiltere Başbakanı David Cameron’un yeni yıl konuşması, hükümetin önümüzdeki yıl boyunca nasıl bir politika izleyeceği konusunda büyük ipuçları veriyor. Konuşmasında en çok odaklandığı iki konu ise göçmenlik ve İngiltere’nin AB üyeliği oldu. Cameron konuşmasında 2016 yılının İngiltere için ezberlerin bozulacağı bir yıl olacağını ayrıca belirtti. Peki ezber dediği nelerdi? Diğer bir deyişle Cameron ne demek istedi? 

Bazı insanlar megafonlardan bağırıp imza kampanyaları yürütürken ki-İşçi Partisi Jeremy Corbyn’den bahsediyor- zor kararları alıp gerçek güvenliği sağlayanlar ise biziz diyerek yeni yıl mesajında yine siyasete oynadı. Konuşmasında ‘gerçek sosyal yenileme’ sözünü verirken yoksullukla savaşıp konut sorununun çözümü için daha çok konut inşa edeceklerini belirtti. Yoksullukla savaşma sözlerinin öncelikle gerçek dışı olduğunu belirtelim. Kemer sıkma politikalar nezdinde belediyelere ve hastanelere ayrılan ödenekler düşüyor ve sosyal yardımlar da hakeza kesintiye uğrayacak. Peki gerçekten de inşatın artırımıyla halkın konut sorunu çözülecek mi? Çözülmeyecek. En kaba tabiriyle zenginler ev alabilecek, orta halliler bankalardan kredi dilenecek, belediye konutları gittikçe azaldığı için de yoksullar ucuza barınmak için Londra dışına taşınmaya devam edecek. 

Yani kısacası Cameron’un ya da hükümetinin ezber bozduğu ya da bozacağı yok. Zaten merkez sağı yönünde olan Muhafazakar Parti 1834 yılında yani kurulduğundan beri aynı politikaları dillendiriyor. 2010 yılında tekrar hükümete geldiğinden beri yoksullara verilen sosyal yardımları kırpa kırpa tamamen bitireceği düşüncesi yeni değil ki? Partinin 1929 yılında seçim kampanyasında İşçi Partisi'ne karşı kullandığı sloganlardan biri şuydu: ‘Sosyalizm, etrafınızda daha çok denetleyicilerin olması anlamına geliyor. Eğer hiç kimseye hesap vermek istemiyorsan Muhafazakar Partiye oy ver’. Birilerinin gelip evlerini ellerinden (zenginlerin elinden elbette ki) alacağı korkusunu salarak halkı sosyalizmden uzaklaştırmaya çalışan bir parti neyin ezberi bozacak acaba? Yoksuldan keserek savunmaya ayrılan bütçeyi artırma çabasında. Bu Muhafazakar Parti için de yine hiç yeni bir politika değil. İkinci Dünya Savaşında Birleşik Krallığın başında Muhafazakar Partili eski asker Winston Churchill olduğunu hatırlayalım. 

Cameron’ın konuşmasının can alıcı kısmı AB üyeliğiydi. Son bir kaç yıldır AB ülkeleri ile çekişmeli ilişkisinin ardından 2017 yılında bir referandum olacağını duyuran hükümet referandum tarihini bu seneye aldılar. 

İngiltere’yi AB’ye sokan partinin de 1970’lerdeki Muhafazakar Parti olduğunu belirtelim. Kendi iktidarını bastıramadığı içinde AB ülkelerini referandumla tehdit ediyor. İngiltere’de yıllık net göçmen akışı 300 bin dolaylarında ve Cameron bu sayıyı sadece on binlere düşürmek istiyor. AB’nin dayattığı Suriyeli mülteci kotasını tanımak istemiyor bu yüzden ve yine benzeri birçok sebepten ötürü AB’den çıkmak istiyor. Muhafazakar Parti, şahsi çıkarların egemen olduğu serbest piyasa kurallarının partisi oldu hep. Bu yüzden de Başbakan Cameron, bu yılki konuşmasıyla kendisinin dediği gibi değil ezber bozmak, partisinin 181 yıllık politikasının farklı kılıflardaki tekrarını dile getirmiş oldu.