İngiltere Gündemi


İngiltere’nin gündeminde seçime dair herhangi bir emare yok iken Başbakan Theresa May geçtiğimiz hafta ani bir çıkış yaparak erken seçim önerisini meclise sunacağını açıkladı. Geçtiğimiz Salı günü sabah saat 11.15’te yapacağı konuşmayı basına aynı gün sabahında saat 10’da duyurdu. O kadar ani bir karardı ki basın açıklamasına yetişemeyen gazeteciler bile oldu. Öneri ertesi gün meclise sunuldu ve çoğunluğun onaylamasıyla erken seçime gitme kararı alındı. Muhafazakarlar iktidarını güçlendirmek için, İşçi Partisi vekilleri liderleri Jeremy Corbyn’den kurtulmak için, aşırı sağcı parti olan UKIP’li vekiller de sırf Avrupa düşmanı olmalarından ve May’in Avrupa’nın canına okuyacağına inandıkları için onay verdiler ve erken seçim önerisi meclisten geçti. Erken genel seçimler 8 Haziran’da yapılacak. 7 haftadan az bir süre kaldı ve "neden seçime gidiliyor" diye düşünenler çoğunlukta. 

Resmen yangından mal kaçırır gibi erken seçime gidilmesi kafaları karıştırıyor haliyle. Neymiş efendim meclis içerisindeki fikir ayrılıklarına son vermek için tekrar seçim olup Muhafazakarlar daha da güç kazanıp bu fikir ayrılıklarına son verebilirmiş. Mecliste zıt fikirler niye kötü oluyor ki? Bu yüzden yokmudur demokrasi ya da parlamenter sistem. O zaman kapatılsın bütün partiler tek bir parti olsun ülkede. 

İktidar parti Muhafazakar, ana muhalefet partisi olan İşçi Partisi’nin kendi içerisindeki uyuşmazlıklardan ötürü güç kaybetmesini fırsat bilerek seçime gitmek istediğine herkes ikna olmuş durumda. Muhalefet partinin zayıflığını fırsat bilerek erken seçime gitme kararı tam bir köylü kurnazlığı. Haziran 2016’da da AB referandumu sonrası eski Başbakan David Cameron’ın istifa etmesinden sonra Theresa May yeni bir seçim yapılmadan makama gelmesi eleştiri kaynağı olmuştu. O da bu eleştirilere karşılık "boşuna beklemeyin 2020 yılına kadar seçim yok" diye cevap vererek durumu geçiştirmişti. Şimdi aradan 10 ay geçmiş meşru olarak tekrar seçilmeyi öneriyor. Sormazlar mı neden 10 ay bekliyorsun ki? Ya da niye yapıyorsun bu seçimi, ne gereği var?

Başbakan Theresa May liderliğindeki Muhafazakar Parti de kampanya sürecini başlattı. May, Brexit sürecinin sorunsuz ilerlemesi ve istikrar için halkın kendilerinden yana seçim yapması gerektiğini ileri sürüp duruyor. Tam bir korku hezeyanı yaratarak kamuoyunu kendi tarafına çekmeyi hedefliyor. May olmazsa Avrupa’nın İngiltere’yi kandıracağına inanıyor. Başarıyor da. Masum İngiliz halkı yine iktidarın oyununa geliyor. 

Son kamuoyu yoklamalarında ise Muhafazakarların 395, İşçi Partisi’nin 164, Liberaller’in 11 milletvekili çıkaracağı tahmin ediliyor ki bu Muhafazakar Parti’nin çok büyük bir güce sahip olacağı anlamına geliyor. Muhafazakarların 330’luk vekil sayısı 65 kadar artmış olacak. Ana muhalefet İşçi Partisi ise işlevselliğini tamamen yitirmiş olacak. Başbakan May’in verdiği herhangi bir karar çok rahatlıkla meclisten geçecek. 

May’in erken seçim kararı Erdoğan’ın başkanlık referandumu kararından hiçbir farkı yok. İktidarın tamamını elinde tutmaya çalışan benmerkezci ve antidemokratik bir politikana ötesi değil.