Almanya'nın Hamburg ve Frankfurt kentlerinde, Berlin'de polisin saldırısına maruz kalan mültecilerle dayanışma için eylemler düzenlendi. Birçok antifaşist örgütün birlikte düzenlediği eylemlere, yüzlerce kişi katıldı.

Frankfurt'ta, "Irkçılık öldürür" sloganıyla gerçekleştirilen eyleme, yüzlerce kişi katıldı. Karawane, AntiFa, Refugees 4 Change, NoBorder, Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK), Yeni Demokratik Gençlik ve başka birçok antifaşist örgütün düzenlediği eylem kapsamında ilk olarak, Bockenheimer Warte'den merkez tren istasyonuna kadar kilometrelerce süren coşkulu bir yürüyüş gerçekleştirildi.
Yürüyüşte, "Mülteciler hoşgeldiniz", "Frontex yerine özgürlük", "Irkçılığa karşı mücadele et" pankartları açıldı; "Hiçbir insan illegal değildir; her yerde yaşama hakkı vardır", "Sınırdışıları durdurun", "Dayanışma enternasyonal olmalı" sloganları atıldı.


'Daha fazla ev işgali'
Eylemde yapılan basın açıklamasında, 8 Haziran'da sınırdışı edilmek istenen bir mültecinin kendini yakmak istediği fakat bunun dahi sınırdışı edilmesini engelleyemediği anlatıldı.
Berlin'de, Oranienplatz ve Gerhart-Hauptmann Okulu'nda devam eden mülteci eylemlerinin hatırlatıldığı basın açıklamasında, şu ifadelere yer verildi: "Şu anda işgal ettikleri okulu terk etmeleri isteniyor. Fakat daha önce bulundukları depolar yaşanamaz durumda. Bunu kabul etmiyoruz. Çok daha fazla ev işgal etmek için mültecilerle dayanışma içinde olacağız."

'Yeniden düzenlenmeli'

Alman devletine mülteci politikalarını değiştirmesi için bir rapor sunulduğu bilgisi verilen açıklamada, "Ancak devlet, hiçbir adım atmamakta ısrar ediyor. Mültecilerin durumunun düzelmesi için 23. maddenin düzenlenmesi gerekiyor. Eğer polis şiddetiyle bu sorunun düzeleceğini sanıyorlarsa, yanılıyorlar" denildi. Basın açıklaması ardından Berlin'deki eylemde okunan bildiri de okundu.
Eylem, Frankfurt Merkez Tren İstasyonu önünde sona ererken, polisin iki eylemciyi gözaltına aldığı iddiası, kısa süreli gerginliğe yol açtı. Eylemciler, gözaltına alınan arkadaşlarını polisin elinden alabilmek için direndiyse de, başarılı olamadı. Gazetemize konuya ilişkin bilgi veren polis yetkilisi ise, "Kimseyi gözaltına almadık. Sadece iki kişinin kimliklerini, polise küfrettikleri için kontrol ediyoruz" dedi.

Yürüyüşte Afrika dansı

Almanya'nın Hamburg kentinde ise, "Lampedusa" adıyla anılan Libyalı mültecilerin eylemi vardı. Hamburg Merkez Tren İstasyonu'nda buluşan mülteciler ve antifaşistler, oturum hakkı için yürüyüş gerçekleştirdi.
Yürüyüş öncesinde Libyalı mülteciler, Afrika kıtasının geleneksel danslarını içeren bir gösteri ile göç yollarında yaşamını yitiren mültecilerin anlatıldığı bir skeç sundu. Yürüyüş sonrasında yapılan basın açıklamasında ise "Göçmenler de herkes gibi insanca ve korkusuzca yaşamak istiyor" ifadelerine yer verildi.


‘Kamplar yarı açık cezaevi’

Yürüyüşe, Hamburg Eyalet Parlamentosu Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir de katılarak destek verdi. Yürüyüş sonrası gazetemize açıklamalarda bulunan Özdemir, Hamburg Eyalet Hükümeti'nin mültecilerin sorunlarına duyarsız kaldığını belirtti. Geçen hafta bir mülteci kampını ziyaret ettiğini anlatan Özdemir, şunları söyledi: "İlticacıların kaldığı yer adeta yarı açık bir cezaevini andırıyor. Kampların güvenliğinden sorumlu memurlar, terör estiriyor. Afrikalı mültecilerin yanı sıra Rojava'dan gelen Kürt aileler de adeta bir izolasyona tabii tutuluyor. Her şeyleri karneye bağlanmış bu insanlar, günlerini büyük bir umutsuzluk içinde geçiriyor. Belirsizlik ve her an ülkelerine gönderilme korkusu, çoğu insanda psikolojik hastalıklar ortaya çıkarmış. İltica kampları şehrin ücra köşelerinde olduğu için insanlar, ulaşım sorunu da yaşıyor. Biz Sol Parti olarak her zaman mültecilerden yana bir politikayı benimsiyoruz ve ilticanın bir hak olduğunu düşünüyoruz."


OSMAN OÐUZ/HABER MERKEZİ/M. ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG




Papa'dan duyarlılık çağrısı


Katolik Kilise'nin ruhani lideri Papa François, Akdeniz'de yaşanan mülteci dramlarına karşı duyarlılık çağrısı yaptı. Papa, dramların önlenmesi için daha fazla misafirperver olunmasını isterken, son bir yılda özellikle İtalya açıklarında yaşanan ölümlerin üzüntü verici olduğunu söyledi.
Geçtiğimiz yılın Temmuz ayı başında İtalya'nın Lampedusa Adası açıklarında yüz kadar Afrikalı göçmenin boğulması ardından, Ekim ayında da 370 kadar göçmen bindikleri teknenin batması sonucu yaşamını yitirmişti. Lampedusa ile Akdeniz'in diğer Avrupa şehirleri açıklarındaki mülteci dramları ise her geçen gün manşetlerden düşmüyor.
Mülteci dramının birinci yılı vesilesiyle Lampedusa Adası'ndaki kilise temsilcisine bir mektup yazan Papa François, göçmen dramlarının artmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Papa mesajında, "Kalbimiz, çoğunlukla uluslararası politikadan kaynaklı savaşlardan, çatışmalardan ve yoksulluktan kaçarak, zorlu yolculuklar yaşayan kardeşlerimizin ölümlerini kalbimiz kaldırmıyor" dedi. Göçmen dramlarının devam ettiğini hatırlatan Papa, mülteci dramlarının önlenmesi için daha fazla duyarlılık ve misafirperverlik çağrısı da yaptı.
Papa, Temmuz 2013'te 100 kadar mültecinin yaşamının yitirmesi ardından Lampedusa Adası'na giderek, burada yapılan cenaze törenine katılmıştı. Lampedusa'da Ekim ayında yaşanan benzer bir dramda 370 göçmen boğularak can vermişti. Olayda İtalyan güvenlik güçlerinin de sorumluluğu olduğu uzunca süre tartışılmasına rağmen, Avrupa Birliği Sınır Polisi (Frontex) mülteci akınını engellemeye yönelik uygulamalarına devam etmişti. Son bir yılda neredeyse her ay onlarca mültecinin yaşamını yitirdiği dramlar yaşanıyor.
İtalyan polisi geçtiğimiz hafta içerisinde 45 kişinin cesedinin bulunduğu bir tekne ele geçirmişti. Yine İtalya açıklarında gözaltına alınan bazı mülteciler, kendileriyle beraber yola çıkan 80 kişinin kaybolduğunu duyurmuşlardı. 

ANF/HABER MERKEZİ