
TUÐÇE YILMAZ
Yüksel Arslan, Paris’te hayatını kaybetti. 84 yaşındaydı, vefatını arkadaşı Selçuk Demirel haber verdi: “Yaşamıyla ve eserleriyle benzersiz bir sanatçıydı. 27 Temmuz 1993’te İstanbul Eyüp’te doğan Yüksel Arslan, bu sabah 02:40’ta Paris’te tedavi gördüğü Croix Saint-Simon Hastanesi’nde vefat etti.”
Yüksel Arslan, başlangıçta Paul Klee etkisinde ürettiği eserleriyle sanat dünyasında hayli kıymetli bir yer edindi. Sonrasında verdiği eserler değişecekti ve sanatçı toplumsal olaylara duyarlılığıyla sol-sosyalist kesimin takdirini kazanacaktı.
Çalışmalarını devam ettirebildiği sürece eserlerini bir sanatçının üretebileceği en özgün şekillerde üretti. Görüntüye değil tarihe ve zamana, düşünceye, üretime, sömürüye, cinselliğe ve ‘ucube’ olana eğildi. Toprak boyalar, bal, yumurta akı, sabun, ot, çay, tütün, kemik iliği, kan ve idrar gibi malzemeler kullanarak ürettiği boyaları kullandığı bir tekniği vardı ve bu tekniği ilk olarak ‘İnsanlı Günler’ isimli serisinde kullandı.
Arslan, resimlerini adlandırmak için Fransızca ‘art’ (sanat) ve ‘peinture’ (tablo) sözcüklerini birleştirerek ‘arture’ terimini oluşturdu ve eserlerini bu isimle adlandırdı. 1967’de açılan iki sergisi için Türkiye’ye döndü ama bu yolculuk beklediği gibi sürmedi. Basında yer alan, eserlerinin müstehcen ve iğrenç olduğunu öne süren yazıların ardından eserleri savcılık tarafından toplatıldı.
1960-67 yılları arasında Nietzsche etkisinde eserler veren Arslan, 1969 sonrasında ise Marx etkisine girdi ve on dört ‘arture’lük ‘Yabancılaşmalar’ dizisini Marx’ın elyazmalarından hareketle çizdi ve Kapital’i resimlemeye başladı. 1969-75 yılları arasında Kapital dizisine ait 30 ‘arture’ üretti. 1975-79 yılları arasında ‘Kapital’in Güncelleştirilmesi Denemesi’ isimli seriyi tamamladı. Bu eserlerinde yabancılaşma, fabrikadaki iş deneyimleri, işçilerin ne’likleri ve uluslararası politikaların işleyişlerini ele aldı.
Çok üretti, çok sevildi Yüksel Aslan. Devri daim olsun.
kimdir?

Yüksel Arslan, 24 Temmuz 1933’te İstanbul’da, Fatih’in Bahariye Mahallesi’nde doğdu. Her ikisi de fabrika işçisi olan bir çiftin dört çocuğundan biriydi. 1945-48 arasında Eyüp Ortaokulu’nda, 1949-52 arasında İstanbul Erkek Lisesi’nde eğitim gördü. İlk resimlerini lisesinin duvarlarında sergiledi. 1953-54 yıllarında İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde okudu. Bölümün Anadolu’ya düzenlediği gezilere katıldı, geleneksel sanatları ve Anadolu uygarlıklarının eserlerini inceledi. 1980’de, tarihöncesi çağlardan güncel döneme kadar, kendi üzerinde etkisi olan her şeyi resmettiği ‘Etkiler’ dizisine başladı. 126 ‘arture’lük bu seri, 1984’te tamamlandı. 1981’de Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü’nü, heykeltıraş İlhan Koman ile paylaştı. 1982’de ise Fransa’da verilen Humour Noir Grandville Kara Mizah Ödülü’nü aldı. 1984-86 yılları arasında kendi hayatından hareketle ‘Autoarture’ serisini çizdi. 20 Nisan 2017’de ise hayata gözlerini yumdu.