Hatay Valiliği önünde “Çocuklarım aç” diyerek bedenini ateşe veren Adem Yarıcı’nın ağabeyi Şerif Yarıcı, “İşsizdi, ekmek bulamıyordu, çocukları perişandı. ‘İşe alacağız’ dediler, almadılar. İntihar etti” dedi.
İHD Hatay Şube Eşbaşkanı Servet Üstün Akbaba, Adem Yarıcı ve ailesinin durumunu anlatarak, şunların altını çizdi: Devlet yükümlülüklerini yerine getirilmeli. İşsizlik bir insan hakları ihlalidir. İnsanlar aç, işsiz ve sefil.”
Hatay’ta kendini yakan Yarıcı, iki ay önce de intihar girişiminde bulunmuş, ‘işe alacağız’ dedikleri halde sırtlarını dönmüşler.
Hatay’ın Antakya ilçesinde Cuma sabahı valilik önünde “Açım, işsizim, evde çocuklarım zor durumda, çocuklarım aç” diyerek, bedenini ateşe veren Adem Yarıcı’nın cenazesi, Adana Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından Antakya’ya götürüldü. Vücudunda ikinci derece yanıklar bulunan Yarıcı, Antakya Mezarlığı’nda toprağa verildi. Aile, Yarıcı’yı intihara sürükleyen nedenleri Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı.
İşsizlikten bunaldı
Yarıcı’nın ağabeyi Şerif Yarıcı, 15 gün önce eşinden boşanan kardeşinin işsizlikten dolayı bedenini ateşe verdiğini söyledi. Kardeşinin 2 ay önce de Hatay Büyükşehir Belediyesi önünde iş için intihar girişiminde bulunduğunu, belediye yetkililerinin “Ocak ayında işe alacağız” diye söz verdiğini aktaran ağabey Yarıcı, belediyenin sözünü tutmadığını ve kardeşinin bunalıma girip intihar ettiğini vurguladı.
Çocuklarına vereceği kalmadı
Kardeşinin inşaatlarda boyacılık yaptığını söyleyen Şerif Yarıcı, “İş bulamıyordu. Hiçbir yerde iş yoktu. Piyasa ölü. Çalışmıyor, evine ekmek götüremiyordu. Çocuklarına verecek bir şeyi kalmadı” dedi. Ağabey Yarıcı, Ağrı Belediyesi’nin AKP’li Meclis Üyesi Selma Gökçen’in kardeşine dair “Ucuz, siyasi manevra” sözlerine tepki göstererek, “Kardeşim ekonomik sorunlardan dolayı bulanıma girdi. Bu tür yaklaşımlar hiç doğru değil. İşsizdi, ekmek bulamıyordu, çocukları perişandı. ‘İşe alacağız’ dediler, almadılar. Bunun için intihar etti. Bu olayda herkesin suçu var. Bu yüzden bunun üzerini kapatmaya çalışıyorlar” diye kaydetti.
Eşinden de işsizlikten ayrıldı
Ailenin diğer fertleri ise Adem Yarıcı’nın valilikten yardım almadığını belirtti. Yarıcı’nın işsizlikten dolayı intihar ettiğini tekrarlayan aile fertleri, “Biz de inşaatlarda çalışıyoruz. İş varsa gidiyoruz. İnşaatların durumunu biliyorsunuz. Adem sürekli işsizlikten bunaldığını söylüyordu. Zaten eşinden de işsizlikten ötürü ayrıldı” diyerek, durumlarını özetledi.
Çocuğunun doğum günü…
Yarıcı Ailesi’ni ziyaret eden İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay Şube Eşbaşkanı Servet Üstün Akbaba, “Adem Yarıcı, çocuğunun doğum günü olması sebebiyle arkadaşına gidip, ‘Bir kola parası verir misin? Çocuğumun doğum günü’ diyor. Ertesi gün intihara giderken; kardeşine, ‘Hakkını helal et, ben bu işsizlikten bunaldım’ demiş. Kendini yakarken de ‘Çocuklarım aç, artık bunaldım, işsizim’ diyor. Daha önce yerel basına işsiz olduğuna dair demeç vermiş. Ailesi oldukça yoksul. Ağabeyinin engelli çocuğu için verilen 300 TL’lik bakım parasıyla geçiniyor. Oldukça zor durumda olan bir aileden bahsediyoruz” şeklinde konuştu.
İşsizlik insan hakkı ihlalidir
“İşsizlik bir insan hakları ihlalidir. İnsanlar aç, işsiz ve sefil” diyen Akbaba, şöyle devam etti: “Ailenin hepsi bu durumda. Bu ülkede yoksulluk halk sağlığını ciddi anlamda tehdit ediyor. İnsanların ruh sağlıkları bozuk. Devlet yükümlülüklerini yerine getirilmeli. Bu insanlar işsizlik başvurusunda bulunuyor ve aylardır işsizler. Biyolojik yaşamlarını sürdürmek için paraya ihtiyaçları var ama o parayı bulamıyor.”
Açlık sınırı 5 kattan fazla arttı
Geniş tanımlı işsiz sayısı 7 milyonu aştı. Her 4 gençten biri işsiz. Açlık sınırı 17 yılda 5 kattan fazla arttı. İğneden ipliğe gelen zamların ardı arkası kesilmiyor.
Kriz can yakmaya devam ediyor. Türkiye’de açlık sınırı 17 yılda 5 kattan fazla arttı. Her ay işsizler ordusuna yenileri ekleniyor. Nüfusun yüzde 40’tan fazlası asgari ücretle çalışırken yurttaş ayda 2 bin 324 TL ile hem ev kirası ödemek, hem çocuklarını okula göndermek, hem de mutfak masraflarını karşılamak zorunda.
Ekonomik krizle birlikte işsiz ve yoksul sayısında yaşanan artış, bütçeden yapılan sosyal yardım harcamalarını rekor düzeye çıkardı. 2015’te 33.7 milyar lira olan sosyal yardım ödemeleri için 2020 yılı bütçesine tam 69.5 milyar liralık rekor ödenek kondu. 2003’ten bu yana halkın dar gelirli ve yoksul kesimine 374 milyar liralık kaynak aktarılmasına rağmen yardıma muhtaç nüfus azalmadığı gibi daha da arttı.
Cumhurbaşkanlığı 2020 Yıllık Programı’na göre, yoksulluk oranı yüzde 21.2. En zengin yüzde 20’lik grubun yıllık kullanılabilir gelirden aldığı payın en yoksul yüzde 20’lik grubun aldığı paya oranı 7.8.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından açıklanan İnsani Gelişme Endeksi’nde Türkiye, 189 ülke içerisinde 64. sırada yer alıyor. Kamunun yaptığı yardım harcamalarının GSYH’ye oranı yüzde 1.15 oldu. Toplam 16 milyon 831 bin 210 kişi, aldığı sosyal yardımlarla ayakta durabiliyor.
Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama 2 bin 250 TL’yi aşıyor. Bu harcama sadece gıda için yapılması gereken minimum tutarı ifade ediyor.
Ocak 2003’te 4 kişilik bir aile, günlük minimum 14.6 TL’ye sağlıklı beslenebilirken, bugün ancak 74.99 TL’ye sağlıklı beslenebilmekte.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı yüzde 23.7 ile konut ve kira harcamaları alıyor. Toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan harcama grupları ise yüzde 2.2 ile sağlık ve yüzde 2.3 ile eğitim hizmetleri.
Resmi verilere göre ise işsiz sayısı 4 milyon 396 bine yükseldi, ancak DİSK bu rakamın iki katına işaret ediyor.
Yurttaşların banka ve finansman şirketlerine olan tüketici kredisi ve kredi kartı borcu 2019 sonu itibarıyla 583 milyar lirayı aştı.
7.5 MİLYON KEYFE KEDER Yağmur duasına 6 bin TL
Devlet kasasından 2018’de yağmur duası, kemençenin telleri, çıra, keşkek, ve tarhana gibi etkinlikler için belediye, vakıf ve derneklere toplam 7.5 milyon lira destek sağlandı.
Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre, belediye, vakıf ve derneklerin 554 etkinliği için, 7 milyon 554 bin lira maddi destek verildi. Bakanlık aralarında yağmur duası, kemençenin telleri, çıra, keşkek ve tarhana etkinliklerine de destek verdi. Bakanlık, Ankara’nın Delice İlçesi Yaylayurt Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin düzenlediği, ‘yağmur duası‘ için de 6 bin lira gönderdi. Köylüler kuraklığın sona ermesi ve yağmur yağması için dua ettiler. 6 bin lirayı da dua töreni ile sonrasında yenen yemek için harcadılar.
Tarhana şölenine 64 bin
Zonguldak Gökçebey Belediyesi’ne ise ‘Tavuk Festivali’ için 20 bin lira verildi. Rize Muhtarlar Derneği’ne de ‘Pepeçura Tatlısı Tanıtım Festivali’ için 20 bin lira gönderildi. Destek listesinde, ‘Tarhana Şöleni’ için Kozaağaç-Der’e 64 bin lira, ‘Islık Günleri’ için toplamda 40 bin lira, ‘Çaya Güfte Yarışması‘ için 18 bin 700 liralık ve 12 bin liralık ‘Buzda değil tuzda balık’ etkinliği de bulunuyor. Rize ve Karadeniz Kültür Sanat Derneği ‘Kemençenin Telleri’ etkinliği için 2 bin lira destek alırken, Buharkent Belediyesi’ne ise ‘Taze İncir Festivali’ için 15 bin lira gönderildi. İvrindi Belediyesi’ne ‘Kızılcık Festivali’ için 35 bin lira ödenek ayrılırken, Kocakovacık köyüne çıra gecesi için 2 bin lira ödendi.
Nohuttan yapılan keşkek için Çardaklı Belediyesi’ne 8 bin lira, Akkışla Belediyesi yoğurt festivali için 10 bin lira, İkizdere Belediyesi’ne dağ horozu festivali için 10 bin lira ödendi. Üstelik bütün ödemeler 2018 yılında gerçekleştirildi.