Cizîrê Kantonu'ndan birçok temsilcinin de aralarında bulunduğu 180 kişinin katılımıyla gerçekleşen 1. Şengal Êzîdî Kadın Konferansı'nın sonuç bildirgesi açıklandı. 

Sonuç bildirgesinde, konferansın Şengal Soykırımı'nın yıldönümüne denk gelen bir süreçte gerçekleştirilmesinin Êzîdî halkının, kadınlarının, düşmanlarına karşı iddia ve mücadeledeki kararlılık düzeyini belirttiğine dikkat çekildi.


Katliam onulması güç sonuçlara yol açtı

'Êzîdî kadını örgütlenerek tüm fermanlara cevap olacak' şiarı ile düzenlenen konferansta, Êzîdî kadınlarının kendi öz örgütlenmesine kavuştuğu vurgusunun yapıldığı sonuç bildirgesinde, "Êzidî toplumu ve kadınları olarak tarihte çok fermanlar, katliamlarla yerimizden yurdumuzdan edilerek her türlü mağduriyeti yaşamış bir toplumuz. DAİŞ faşizminin geliştirdiği insanlık dışı, vahşi 73. ferman tüm bu yaşananların en trajedili, acılı fermanlarındandı. Binlerce Êzidî kadını faşist DAİŞ çetelerin ellerinde tecavüz ve her türlü insanlık dışı uygulamalara tabi tutuldu. Köle pazarlarında satıldı. Çocukları, eşleri, babaları ve kardeşleri gözlerinin önünde hunharca katledildi. Êzidî toplumu ve kadınları üzerindeki tüm bu uygulamalar 21. yüzyıl gibi özgürlük, demokrasi değerlerinin yükseldiğini sandığımız bir dönemde gerçekleşti. Tüm bu yaşananların özellikle biz kadınlarda onarılması güç sonuçlara yol açtığı bilinmektedir" ifadelerine yer verildi. 

Bildirgede, konferansta fermanın yarattığı sonuçlar kadar ders çıkarılacak boyutların yoğunluklu tartışıldığı belirtildi. 


Örgütlenmeyle mücadele

73. fermanın öğrettiği en önemli dersin, hiçbir güçten medet ummadan, kendi kendine yetmek, kendi ayakları üzerinde durabilmek için yaşamın tüm alanlarında örgütlenebilecek bir sistemin oluşturmak olduğuna dikkat çekilen bildirgede, "Bu gerçekliğe en fazla da yaşanan bu vahşetin acısını yaşayan, mağduru olan biz Êzidî kadınların ihtiyacı olduğu açıktır. Bu anlamda 73. Fermana cevabımız ve intikamımız örgütlenmek, örgütlenerek mücadele gücüne kavuşmak; ölümün değil, yaşamın öznesi haline gelmek istiyoruz" denildi.


27 kişilik meclis

Êzîdî kadınların öz örgütlenmesinde önemli bir adım olarak nitelendirilen konferansta 27 kişilik bir meclisin seçildiğinin kaydedildiği sonuç bildirgesinde, meclisin kendi içinde bir koordinasyonu oluşturarak, Êzîdî halkının, kadınlarının ihtiyacı olan bazı komitelere giderek çalışmalarını yürüteceği de vurgulandı.

Konferansın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın düşünce ve perspektiflerinin esas alınarak gerçekleştirildiği kaydedilen bildirgede, "Bu anlamda kendi öz savunmamız başta olmak üzere yaşamın tüm alanlarında örgütlenmek, kadınlar olarak örgütlü katılmak konferansımızda açığa çıkan önemli bir kararlaşma olmuştur" ifadeleri yer aldı.


'Köklerimizden koparmakla destek olamazsınız'


Bildirgede, konferansta ulaşılan kararlarşmaya ilişkin şunlar belirtildi:

*  "Şengal'den göç etmek zorunda bırakılan insanlarımızın kendi topraklarında kurtarılmış alanlara dönmeleri, insanlarımızın yönünü Şengal'e çevirme, topraklarına geri dönmeyi sağlamak için Êzîdî kadınların öncülük yapmaları. Êzîdî kadınların "yaralarını sarma" adına kendi toplumundan, topraklarından koparıp Avrupa ülkelerine götürme, yönlendirme politikalarına karşı durup mücadele içinde olacağız.

* Bu politikalar iyi niyetli de görünse DAİŞ çetelerinin yapamadığını beyaz katliam olarak sürdüren yaklaşımlardır. Avrupa devletlerine, uluslararası insani kurumlara çağrımız şudur: Bizi kültürümüzden, köklerimizden koparıp Avrupalara götürerek maddi-manevi destek sunamazsınız. Destek ve yardımlarınız ancak kendi zeminimizde, topraklarımızda yapılırsa karşılığını bulacaktır.

*  Konferansımız, YPJ Şengal kadın savunma gücünü kendi savunma gücü olarak görür ve YPJ Şengal'in büyütülmesinden kendini sorumlu görür.

*  Tüm kadınların öz savunma bilinci temelinde askeri, siyasi tüm boyutlarda eğitimini esas alır.

* Êzîdîlerin kendi içindeki suni çelişkilerin ve karşıtlıkların karşısında tavır sahibi olup, Êzîdîlerin kendi birliği ve barışını sağlamak için kadınların öncülük yapıp rollerini oynamaları.

* DAİŞ başta olmak üzere erkek egemen sistemin her türlü şiddetine karşı durur, mücadele gücüne ulaşır.

* Konferansımız analar başta olmak üzere ailelerinin çocuklarını, özellikle kız çocuklarının direniş ve mücadele saflarına katılmalarını engelleyen yaklaşımları eleştirerek, eğitim ve ikna başta olmak üzere gençliği geriye çeken; edilgen ve kaderci kılan yaklaşımlarla mücadele içinde olacaktır.

* Ayrıca konferansımız ruhani meclisimize de çağrı da bulunarak gençlerimizi ve kadınlarımızı kültüründen, inanç ve değerinden uzaklaştıran, koparan politikalara karşı durup; gençleri, kadınları inanç ve değerlerini sahiplenmeye, korumak için mücadele saflarına çağırmasını bekliyor, temenni ediyoruz.”


MAZLUM ÖZDEMİR/DİHA/ŞENGAL